Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/14359 E. 2023/11543 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14359
- Karar No
- 2023/11543
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1142 E., 2021/1008 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/618 E., 2020/259 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... İnşaat ve İnşaat Malzemeleri San ve Tic. Ltd. Şti vekili ve davalı ... Alçı Dekorasyon Mimarlık Yapı Malzemeleri İnşaat San ve Tic. Ltd Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayr esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... İnşaat ve İnşaat Malzemeleri San ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ...'ın davalı ... İnşaat Şirketinin inşaat şantiyesinde diğer davalı ... Beton şirketinin beton dökme işi sırasında 14.06.2013 tarihinde gerçekleşen iş kazası sonucu vefat ettiğini ileri sürerek destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İnşaat...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı muris ...'ın ... Şirketi inşaatında kalıp ve beton işlerinin taşeronluğunu yaptığını, aynı işi murisin eşi ...'ın halen devam ettirdiğini, ...'ın davalı şirketten şikayetçi ve davacı olmayacağını, davalı şirketin murisin eşi ve çocuklarının mağdur olmaması için bunu kabul ettiklerini, kazada müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını, murisin iş güvenliği ve taahhütnamesini 04.06.2013 tarihinde imzaladığını, inşaatın hazır betonunun diğer davalı .... Şirketinden alındığını, beton pompasının da bu şirkete ait olduğunu, operatörünün ise ... ile Zeki Çetinkaya olduğunu, kaza sonrası ... 10. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/576 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, davalı şirketin tüm tedbirleri aldığını beyanla davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasının talep etmiştir 2.Davalı .....Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının mülkiyetinde bulunan iş makinesinin diğer davalı ... İnşaat... Şirketi hazır beton ikmali gerçekleştirirken kazanın meydana geldiğini, dolayısı ile inşaat alanında meydana gelen kazadan davalının sorumlu olmadığını, inşaat alanında gerekli ve yeterli güvenlik önlemleri ile tedbirleri almanın inşaat sahibinin yükümlülüğünde olduğunu, murisin ..... Şirketinin çalışanı olduğunu, ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/576 Esas 2014/525 Karar sayılı dosyasından bilirkişi raporu alındığını, raporda davalı şirketin kusurlu bulunmadığını, ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/576 Esas 2014/525 Karar sayılı dosyasının kesinleşmediğini beyanla davanın reddini, ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/576 Esas 2014/525 Karar sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesini, ... plakalı aracın sigortacısı bulunan ... Sigortanın ihbarını, yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dayanak ceza dosyasında bilirkişi raporunda davalı şirketin kusurlu bulunmadığını, davalının söz konusu iş makinesinin ayaklarının dört ayağının da asfalta gelecek şekilde sabitlediğini, zeminin sağlam olup olmadığına baktığını beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. 4.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazanın kendisi ile bir ilgisinin bulunmadığını, o tarihte kendisinin izinli olduğunu, davaya konu ceza dosyasında kendisi hakkında bir mahkumiyetin söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın maddi tazminat isteğinin kabulü ile destekten yoksun kalmasından kaynaklanan 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, en fazla 263.275,25 TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, davacı ...'ın manevi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın maddi tazminat isteğinin kabulü ile destekten yoksun kalmasından kaynaklanan 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, en fazla 78.530,78 TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, davacı ...'ın manevi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... Fatma Yıldırım'ın maddi tazminat isteğinin kabulü ile destekten yoksun kalmasından kaynaklanan 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, en fazla 48.392,91 TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, davacı ... 'ın manevi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın maddi tazminat isteğinin kabulü ile destekten yoksun kalmasından kaynaklanan 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, en fazla 32.380,76 TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, davacı ...'ın manevi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... İnşaat.. Ltd. Şti vekili ve davalı ... Alçı ... Ltd Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... Alçı ... Ltd Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hazır beton satışı yaptığını, mülkiyetlerinde bulunan iş makinasının diğer davalı .... Şirketinin hazır beton ikmali gerçekleştirirken kazanın meydana geldiğini, meydana gelen kazadan sorumlu olmadıklarını beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın günümüz ekonomik şartları, paranın alım gücü düşünüldüğünde çok yüksek olduğunu beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince sigortalı işçinin iş kazası geçirmesine yönelik kayıt ve belgelerin, müfettiş raporlarının ve eki olan belgeler inceleme tutanaklarının, ödeme belgelerinin celp edilip iş güvenliği uzmanı bilirkişiden rapor aldırılması cihetine gidildiği, bilirkişi heyeti raporunda özetle “ gerekli iş güvenliği eğitimini vermeyip alt iş veren ile koordinasyonu sağlayacak görevli atamayan, beton pompasını yanlış yere kurduran asıl iş veren .... Şirketinin %50 oranında kusurlu olduğu, böyle bir tehlikeli faaliyette gözetim ve denetim eksikliği gösteren şantiye şefi ...'nun bu kusurun %1'inden sorumlu olduğu, gerekli iş güvenliği eğitimini vermeyip sağlık ve güvenlik planı hazırlamayan, pompanın kurulumu sırasında teknik bir eleman bulundurmayan ve pompa ayakları altına destek koydurmayan alt ve gerçek iş veren davalı .... Şirketinin %50 oranında kusurlu olduğu, pompanın ayaklarını altına destek plakaları koymadan çalışmaya başlayan operatör ...'ın bu kusurun %1'inden sorumlu olduğu, maktulün herhangi bir kusurunun bulunmadığının ” bildirildiği, bilirkişi heyet raporunun ayrıntılı ve gerekçeli oluşu, usul ve yasaya uygun bulunması Dairece denetime elverişli olacak şekilde hazırlanması, kusurun dağıtım ve aidiyeti konusundaki mütalaanın olayın meydana geliş biçimine uygun olması sebebiyle İlk Derece Mahkemesince itibar edilmesinin yerinde olduğu, mahkemece davacıların uğramış olduğu maddi zararın belirlenmesini teminen bilirkişi raporu alınmış olup söz konusu raporda davacıların maddi zararlarının belirlendiği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince ...-... Yapı Denetim Ltd.Şti davalı olarak gösterilmiş ise de; maddi hata yapıldığının açık olduğu, hükmedilen manevi tazminatın takdirinin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1. Davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti vekilinin davacı çocuklar için hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beş bin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beş bin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. HMK.'nın 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir” HMK.'nın 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir. Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL, 01.01.2023 tarihi sonrası için 238.735,737 TL’dir. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti vekilinin eş için hükmedilen maddi tazminata ve hükmedilen tüm manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması ve davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti . vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti vekilinin davacı çocuklar için hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2. Davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti vekilinin eş için hükmedilen maddi tazminata ve hükmedilen tüm manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.