Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3106 E. 2025/4000 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3106
- Karar No
- 2025/4000
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacılar vekili ve davalı ... ... A.Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... ... A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ün davalı şirkette 8 sene kalıpçı ustası olarak çalıştığını, 21.08.2015 günü saat 20:00 sıralarında ... Organize Sanayi Bölgesindeki fabrika inşaatında çalışmakta iken beton pompasının hortumu ile çarpması sonucunda bulunduğu yerden aşağıya düşdüğünü ve ağır biçimde sakatlandığını, kaza sonrasında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/101544 sayısıyla soruşturma başlatıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 8.200.00 TL (5.000,00 TL'si beden tamlığının ihlalinden doğan, 2.500,00 TL'si bakıcı gideri, 200,00 TL'si ulaşım gideri, 500.00 TL'si tekerlekli sandalye bedeli) maddi tazminatın, davacılardan, ... için 350.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere; toplamda, 533.200.00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davalı ... ... A.Ş ile diğer davalı ... Ltd. Şti. arasında bir asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunduğunu, ... ... A.Ş'nin diğer davalı şirkete hazır beton tedariki yaptığını, kazanın meydana geldiği yerde ... ... A.Ş'nin herhangi bir tedbir alma zorunluluğu ve yetkisinin bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının 04.04.2014 tarihinde şirketlerinde asgari ücretli işçi olarak işe başladığını, şirketin üstlenmiş olduğu ... Matbaa ve Yayancılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin işyeri inşaatı yapımı esnasında davacının 21.08.2015 tarihinde kaza geçirdiğini, kazaya sebep davalı ... ... A.Ş'nin çalışanı ...'nün kusuru nedeniyle meydana geldiğini, aracın pompasının hava yapması şeklinde arızalandığını, ancak pompa operatörü ... tarafından buna rağmen çalıştırmaya devam ettiğini, bunun sonucunda pompa hortumu şiddetle sallanmaya başladığını ve davacıya çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..açılan davanın kısmen kabulüne, 969.445,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatın; olay tarihinden (21.08.2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ..."e verilmesine, 637.646,688 TL bakıcı giderinin (%30 hakkaniyet indirimi uygulanarak belirlenen); olay tarihinden (21.08.2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ..."e verilmesine, 4.001,40 TL tedavi amaçlı ulaşım giderinin; olay tarihinden (21.08.2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ..."e verilmesine, Tekerlekli sandalye bedeline ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine, 200.000,00 TL manevi tazminatın; olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ..."e verilmesine, 75.000,00 TL manevi tazminatın; olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ..."e verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın; olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ..."e verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın; olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ..."e verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın; olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ..."e verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,.." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..A)Davalı ... ... A.Ş vekilinin, İzmir 3. İş Mahkemesinin 28.09.2021 tarih, 2016/224 Esas - 2021/498 Karar sayılı kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine, B)Davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen kabulü ile İzmir 3. İş Mahkemesinin 28.09.2021 tarih, 2016/224 Esas - 2021/498 Karar sayılı kararının, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına; Davanın kısmen kabulü ile Maddi tazminat için 1-969.445,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden (21.08.2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ..."e verilmesine, 2-637.646,688 TL bakıcı giderinin (%30 hakkaniyet indirimi uygulanarak belirlenen) olay tarihinden (21.08.2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ..."e verilmesine, 3-4.001,40 TL tedavi amaçlı ulaşım giderinin olay tarihinden (21.08.2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ..."e verilmesine, Tekerlekli sandalye bedeline ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine, Manevi Tazminat için 4-315.000,00 TL manevi tazminatın; olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 5-90.000,00 TL manevi tazminatın; olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 6-25.000,00 TL manevi tazminatın; olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 7-25.000,00 TL manevi tazminatın; olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 8-25.000,00 TL manevi tazminatın; olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ... lehine kurulmuş maddi tazminata ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporundan sonra asgari ücrette değişiklik olmuş olup buna göre yeniden rapor alınmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... ... A.Ş vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, talep edilen tüm alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, olayın oluş şeklinin hatalı değerlendirildiğini, bu nedenle kusur dağılımında da hataya düşüldüğünü, davalı şirketin diğer davalıya yalnızca hazır beton satışı yaptığını, aralarında beton satışını konu alan bir satış sözleşmesi olduğunu, davalı ...'in sorumluluğunun yalnızca betonun teslimi olduğunu, davalılar arasında alt - üst işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının davalı ...'in çalışanı olmadığını, iş güvenliğine ilişkin önlem alma yükümlüsü olmadığını, davalı ...'e ait araçta ve beton pompasında var olduğu iddia edilen arızaya yönelik somut, denetime elverişli ve teknik bir değerlendirme yapılmadığını, atfedilen %40 nispetindeki kusurun hatalı olduğunu, diğer davalının mesuliyeti açısından sigorta şirketi yönünden değerlendirme yapılmadığını, talep etmelerine rağmen İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/216 E. sayılı dosyasının celp edilmediğini, incelenmediğini, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda davalı ...'in kusurlu olmadığının tespit edildiğini, söz konusu bu kararın kesinleştiğini ve bilirkişi raporunun da bu bağlamda kesin nitelikte olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, aktüerya hesaplamasının hatalı olduğunu, davacının ücret düzeyinin hatalı belirlendiğini, bakıcı giderlerinin fahiş, soyut, afaki ve dayanaktan yoksun olarak hesaplandığını ve SGK tarafından yapılmış olan ödemelerin mahsup edilmediğini, mükerrer tahsilata sebebiyet verdiğini, hükmedilen manevi tazminatların fahiş olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. 1-Davalı ... ... A.Ş vekilinin, davacılar ..., ..., ... ve ... için hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı ... vekili ve davalı vekilinin, Davacı ... yönünden hükmedilen maddi ve manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Davalı ... ... A.Ş vekilinin, davacılar ..., ..., ... ve ... için hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davacı ... ve davalı ... ... A.Ş vekillerinin, davacı ... yönünden hükmedilen maddi ve manevi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.