Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9647 E. 2025/7127 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9647
Karar No
2025/7127
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1172 E., 2024/1048 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/419 E., 2024/136 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının davalıya ait fabrikada işçi olarak çalıştığı sırada 07.11.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde yaralandığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sürekli iş göremezlik oranının %20,2 olarak belirlendiğini, davalının gerekli iş güvenliği önlemlerini almadığını, koruyucu ekipmanların verilmediğini meydana gelen kazada davalının tam kusurlu olduğunu belirterek HMK' nın 107/1 maddesi uyarınca şimdilik 10 TL maddi tazminat; 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacıya işgüvenliği eğitimlerinin verildiğini, davalı şirketin işçi sağlığı ve güvenliği konusunda üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, meydana gelen kazada davalı şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, dikkatsiz, tedbirsiz, emniyetsiz ve özensiz hareket eden davacının kusurlu olduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..davacının %18,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde; davalı işverenin %70 oranında, davacının ise %30 oranında kusurlu olduğu açıklanarak alınan bilirkişi raporları doğrultusunda; 1-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, a-Dava konusu iş kazası neticesinde davacının uğradığı maddi zararın karşılığı olarak 526.414,32 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 07.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Dava konusu iş kazası neticesinde davacının uğradığı elem ve ıstırap sonucu ... manevi zararı nedeniyle takdiren 30.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 07.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,.." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvuru taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hüküm altına alınan 30.000,00 TL manevi tazminatın az olduğunu, dosyada mevcut maddi tazminatın hesaplanmasına yönelik bilirkişi raporu ilk karar yılı verilerini esas alarak yapılan hesaplama ile belirlenmiş olup; son karar tarihi itibariyle güncel ücret parametrelerinin esas alınarak yeniden alınacak rapor ile maddi tazminat tutarının belirlenmesi gerektiğini, raporda esas alınan ücretin düşük olduğunu, davacının sürekli 12 saatlik vardiya düzeninde çalıştığı için 12 saat üzerinden aldığı ücretin ve işveren tarafından sağlanan yol ve yemek ücretlerinin, çocuk yardımı, giyim yardımı, yakacak yardımı, erzak yardımı, bayram yardımı, sorumluluk ücreti, diğer ikramiyelerin eklenerek belirlenecek olan ücretin dikkate alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; talep konusu alacakların zamanaşımına / hak düşürücü süreye uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava öncesinde müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğunu, davacının, plastik paletin üzerinde durarak ayağının kayması sonucu kendi dikkatsizliği sebebiyle düşerek iş kazası geçirdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkiline fahiş oranda kusur atfedildiğini, müvekkili şirkete izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş ve zenginleşmeye sebep olacağını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1- Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Taraf vekilllerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da beyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE 2. Taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9647, K. 2025/7127, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9647-e-2025-7127-k-c8205feebff5