Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/619 E. 2026/4962 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/619
- Karar No
- 2026/4962
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/564 E., 2024/39 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Gaziosmanpaşa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62/1. maddesi uyarınca uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 27.11.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 24.12.2025 tarihli ve 2025/10313 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155167 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155167 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin anılan Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 27.01.2010 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 17.09.2024 tarihine kadar geçen 14... ay 20 günlük süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.05.2019 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 30.01.2020 tarihi arasında geçen 8 aylık günlük durma süresi ile sanık hakkındaki tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleştiği 17.06.2010 tarihi ile sanığın tedavi denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi nedeniyle denetimli serbestlik müdürlüğünce dosyasının kapatıldığı 03.01.2011 tarihleri arasındaki 5 ay 16 günlük durma süresi mahsup edildiğinde, geriye kalan 13... ay 9 günlük süre boyunca zamanaşımı süresi işlemek suretiyle olağan ve olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 20.04.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2009 tarihli ve 2009/10982 Soruşturma, 2009/5730 Esas, 2009/1532 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Sanık savunmasının 27.01.2010 tarihinde alındığı ve Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.04.2010 tarihli ve 2009/849 Esas, 2010/348 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 28.05.2010 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, C. Kars Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 03.01.2011 tarihli yazısı ile, sanığın müdürlüğe başvurmadığının bildirilmesi üzerine, 14.03.2011 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.07.2012 tarihli ve 2011/38 Esas, 2012/2023 Karar sayılı kararı ile, sanığın mazereti haklı görülerek tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin aynen infazına karar verildiği, kararın 10.09.2012 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmadığının bildirilmesi üzerine, 19.11.2013 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.06.2014 tarihli ve 2013/2089 Esas, 2014/1232 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 09.09.2014 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, E. Uyarlama talebi üzerine; Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2019 tarihli ve 2019/118 Esas, 2019/173 Karar sayılı kararı ile, önceki mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 30.05.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, F. Sanığın denetim süresi içerisinde 30.01.2020 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, Gaziosmanpaşa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.09.2024 tarihli ve 2024/564 Esas, 2024/39 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. G. Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli, TCK’nın 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında;
Sanığın atılı suçu 20.04.2009 tarihinde işlediği, zamanaşımı süresinin, sanık hakkında Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair kararın kesinleştiği 28.05.2010 tarihi ile mahkemece sanığın tedbire uymaması üzerine yeniden yargılamaya başladığı 14.03.2011 tarihi arasında durduğu, yargılamanın başladığı tarihte yeniden işlemeye başladığı, yine, Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin devamına dair kararın kesinleştiği 10.09.2012 tarihi ile mahkemece sanığın tedbire uymaması üzerine yeniden yargılamaya başladığı 19.11.2013 tarihi arasında durduğu, aynı şekilde sanık hakkında uyarlama yargılaması sonucunda verilen 29.04.2019 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.05.2019 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlediği suç tarihi olan 30.01.2020 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 30.01.2020 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı, zamanaşımını kesen ve durduran sürelerin hesaplanması sonucunda, suç tarihi olan 20.04.2009 tarihi ile hükmün açıklanarak mahkûmiyet kararının verildiği 17.09.2024 tarihleri arasında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Gaziosmanpaşa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2024 tarihli ve 2024/564 Esas, 2024/39 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.