Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/5608 E. 2026/7381 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5608
- Karar No
- 2026/7381
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/221 E., 2026/318 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 28.06.2024, 08.10.2024 HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği hükmolunan hapis cezasının süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eksik inceleme üzerine karar verildiğine, 4. Arama işleminin usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 /1-e maddesinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişikliklerde gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 Esas ve 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda ''...28.06.2024 tarihli eylemle ilgili olarak Adana 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 2024/3252 sayılı değişik iş arama önleme kararının dosya arasında bulunmadığı anlaşılmakla, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 20.03.2025 tarih ve 2022/113 65... /3303 Karar sayılı ilamı ve dairemiz uygulamaları dikkate alındığında bahse konu değişik iş arama önleme kararı evrakının denetime elverişli şekilde aslı ya da onaylı örneği getirtilmeden ve CMK'nun 217/1. maddesi uyarınca duruşmada okunup tarafların bu delile karşı diyecekleri sorulup, huzurda tartışılmadan karar verilmesi suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 28/06/2024 tarihinde Asayiş Şube Müdürlüğü Motosikletli Polis timlerinin devriye görevlerini ifa ettikleri sırada stop etmiş vaziyette olan 0l ... 607 plakalı ... marka aracın yanına gittikleri araçta ön tarafta iki kişi ve sol arka yolcu koltuğunda sanık olmak üzere üç kişi olduğu, kolluk görevlilerince aracın içerisinde herhangi bir suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda sanığın sol arka kapının gözünde kendisine ait uyuşturucu madde olduğunu beyan ederek kendi rızası ile görevlilere teslim ettiği olayda araca ilişkin herhangi bir arama kararı bulunmamasına rağmen bahse konu uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim etmek suretiyle aleyhine mahkumiyeti için yeterli bir delil bulunmadığı aşamada kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmette bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, sanığın cezalandırılmasının talep edildiği 5237 sayılı TCK'nın 188/3 maddesinde suça konu eylem nedeniyle on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adli para cezasının öngörüldüğü nazara alındığında sanığın 08/10/2024 tarihli eylemi nedeniyle hakkında temel cezanın belirlenmesinde hapis cezası yönünden alt sınırdan uzaklaşılma oranı dikkate alındığında maddedeki hapis ve para cezalarının miktarları dikkate alındığında adli para cezası yönünden alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerekirken oranlılık ilkesi gözetilmeden adli para cezası yönünden hapis cezasına oranla alt sınırdan yeterince uzaklaşılmamış olması, 08/10/2024 tarihli eylem nedeniyle hüküm kurulurken sanık hakkında 188/4-a maddesi uyarınca artırım yapılırken ele geçirilen uyuşturucu maddeler arasında yer alan sentetik kannobinoid maddesinin de gösterilmesi gerekirken gösterilmemesi, 28.06.2024 tarihli eylem nedeniyle hüküm kurulurken ise sanık hakkında 188/4-a maddesi uyarınca artırım yapılırken ele geçirilen uyuşturucu maddenin niteliğinin sentetik kannobinoid maddesi olduğunun belirtilmemesi,...'' ilişkin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 17.09.2025 tarihli, 2025/2606 Esas ve 2025/1863 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2025 tarihli ve 2025/447 Esas, 2025/517 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa CMK'nın 280. maddesinin 2. fıkrası hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 06.02.2026 tarihli ve 2026/221 Esas, 2026/318 Karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutuklu kalınan süre ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.