Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15839 E. 2023/11354 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15839
- Karar No
- 2023/11354
- Karar Tarihi
TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/378 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis ve 18.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/2741 Esas, 2022/3937 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.02.2023 tarihli ve 2022/15436 Esas, 2023/826 Karar sayılı kararı ile; "...UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında, İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/254 Esas sayılı dosyasında, suç tarihi 16.03.2022 ve iddianame tarihi 20.05.2022 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamanın yapıldığı belirlenmekle, temyize konu dosyada ise sanığın 17.05.2022 tarihli eylemi nedeniyle 28.06.2022 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti oluşmadığı anlaşılmakla, aralarındaki bağlantı nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesi, tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması..." gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2023 tarihli ve 2022/254 Esas, 2023/337 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis ve 18.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Aramanın hukuka aykırı yapıldığına, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik şüpheden uzak, somut ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dairemizin 08.02.2023 tarihli ve 2022/15436 Esas, 2023/826 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Sanığın 16.03.2022 tarihli eylem neticesinde uyuşturucu madde ticaretini yapma suçunu işlediğine dair mahkûmiyetlerine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, uyuşturucu maddeyi kullanmak için aldığını beyan eden sanığın değişen suç vasfına göre üzerlerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği anlaşılmakla, eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 17.05.2022 tarihli olay tutanağı, uyuşturucu maddenin önleme araması kararı sebebiyle usulüne uygun durdurulan araçta camdan bakıldığında görünür vaziyette vites ön tarafında açık bardaklık olarak tabir edilen kısımda alenen görülüp ele geçirildiği, bu haliyle ele geçen maddenin sanık aleyhine hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçiriliş şekli, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, ele geçen uyuşturucu miktarı gözetilerek ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşılmasına, cezasında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına ve adli sicil kaydında tekerrüre esas oluşturan sabıkası bulunduğundan sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, aramanın hukuka uygun olduğuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık hakkında bozma öncesi kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmamış olması ve hükme yönelik aleyhe temyiz olmaması nedeniyle, bu hususun 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiğinin ve tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş ve bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2023 tarihli ve 2022/254 Esas, 2023/337 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.