Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15344 E. 2023/11762 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15344
Karar No
2023/11762
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 06.06.2013 tarihli ve 2013/13598 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Adana 1. Sulh Ceza Mahkemesi, 17.09.2013 tarihli ve 2013/722 Esas, 2013/975 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir. C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2014/149 Esas, 2014/865 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir. D. Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2014/149 Esas, 2014/865 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.10.2021 tarihli ve 2019/6756 Esas, 2021/9527 Karar sayılı kararı ile; "1- Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK'nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "...basit yargılama usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2- Adana Kriminal Polis Laboratuvarınca suç konusu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunelerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. E. Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2021/914 Esas, 2022/399 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir. F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; "... yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI," yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde, "Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 5271 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş olup, temyize konu dosya üzerinden, Bölge Adliye Mahkemeleri göreve başlamadan önce kurulan hükmün, temyiz incelemesinden geçtiği ve halihazırda kesinleşmediği dikkate alındığında, 05.08.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz süresinin, "yedi" günden, "on beş" güne çıkarılmasına ilişkin düzenlemenin somut olaya uygulanamayacağı, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca karar kesinleşinceye kadar uygulanacak temyiz süresinin, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "tefhim veya tebliğden itibaren işleyecek olan bir haftalık süre" olduğu gözetilmeden, hüküm fıkrasında temyiz süresinin, "bir hafta" yerine, Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırılık oluşturacak şekilde, "15 gün" şeklinde gösterilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı ve kararın, 18.04.2022 tarihinde sanığa tebliğ edilmesinden itibaren, hüküm verildikten sonra sanık tarafından, 15 günlük süre içerisinde 26.04.2022 tarihinde temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, temyiz isteminin "öğrenme" üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Bozma üzerine yapılan yargılamada, Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/914 Esas sayılı tensip zaptı ile duruşmanın 23.12.2021 günü saat:11:45'a bırakılmasına karar verildiği, bozma ilamı ekli duruşma davetiyesi ile duruşmanın 23.12.2021 günü saat:11:45'a bırakıldığının bildirildiği ve usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak duruşmanın 24.12.2021 günü yapılarak sanığın yanıltıldığı ve 24.12.2021 günlü duruşmaya gelen olmadığı, sonraki duruşmanın 05.04.2022 günü saat 11:45 bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla, yeni duruşma gününe ilişkin davetiye sanığa tebliğ edilmeden veya sanık dinlenmeden sanığın yokluğunda savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması, V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2021/914 Esas, 2022/399 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönlerden incelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15344, K. 2023/11762, T. 28.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-15344-e-2023-11762-k-57c8ce2761f7