Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/1460 E. 2024/16787 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1460
- Karar No
- 2024/16787
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2438 E., 2021/2191 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2021/346 Esas, 2021/381 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu ve 140 ıncı maddelerinde belirtilen şartlara aykırı olacak şekilde verilen tedbir kararlarının hukuka aykırı olduğuna ve elde edilen delillerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 3. İkamet aramasının 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı yapıldığına, elde edilen delilin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan rolünde suç işlemeye teşvik ettiklerine, 6. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 7. 5271 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uygulamasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir. III. GEREKÇE 1. Suça konu olaya ilişkin 31.12.2019 tarihli rapor altında NGS218 kod numaralı gizli soruşturmacının imzası bulunduğu halde, dosyada bu gizli soruşturmacının görevlendirilmesine ilişkin kararın bulunmadığı, bir başka gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ait İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.07.2019 tarihli ve 2019/5075 değişik iş sayılı kararının olduğu anlaşılmakla; suça konu olayda görev alan NGS218 kod numaralı gizli soruşturmacının görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslının ya da onaylı suretinin dosya arasına alınması, 2. İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.07.2019 tarihli ve 2019/5075 değişik iş sayılı gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararı uyarınca görevlendirilen, uyuşturucu madde alışverişi yaptığı kabul edilen ve tutanak altında imzası bulunan NGS213 kod numaralı gizli soruşturmacı kolluk görevlisinin tanık olarak dinlenmesi, 3. Dosya içerisinde 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir karar bulunmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında anılan Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılarak, bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek bu dosya içine konulması, Tüm bu eksiklikler giderildikten sonra 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığı durumda, bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği ve gizli soruşturmacıların aktif hareketleri ile sanığı suça teşvik etmeden veya yönlendirmeden elde ettikleri delillerin hukuka uygun olacağı gözetilerek ve sanığın hâkim huzurundaki beyanları da dikkate alınarak, dosya içeriğine göre uyuşturucu madde alışverişine ilişkin ilk aktif hareketin gizli soruşturmacıdan mı sanıktan mı geldiği hususu tartışılmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, bu hususlar gözetilmeden hüküm kurulması, D. 25.02.2020 tarihli ikamet aramasında sanığa ait odada eroin ele geçirilmesi eylemi yönünden de kamu davası açıldığı halde, söz konusu eyleme ilişkin herhangi bir karar verilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde karar verildi.