Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/12658 E. 2023/1391 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/12658
Karar No
2023/1391
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/112 Esas, 2020/315 Karar sayılı kararı ile sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 78.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.03.2021 tarihli ve 2021/331 Esas, 2021/541 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve resen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın temyiz sebepleri özetle; 1. Her türlü şüpheden uzak, yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. 5271 sayılı Kanun'un 148 inci maddesi uyarınca tanık Bahaddin'in beyanının hükme esas alınamayacağına, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir B. Sanık müdafii Av. ...'ın temyiz sebepleri özetle; 1. 5271 sayılı Kanun'un 135 inci ve 140 ıncı maddeleri uyarınca alınan tedbirlerin kuşku boyutunu aşan delil bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğuna, 2. Varsayımsal değerlendirmelerle mahkûmiyet hükmü verildiğine, 3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı davranıldığına, 4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Tanık anlatımlarının bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğine, 6. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadığına, İlişkindir C. Sanık müdafii Av. ...'nin ayrıca belirttiği temyiz sebepleri özetle; 1. Suç soruşturması altında ifade veren ve ifadesinin niteliğine göre etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma ihtimali bulunan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Bursa Cezaevinde bulunan sanığın duruşmalarda hazır edilmeden, SEGBİS üzerinden savunmasının alınmasının hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İstihbari bilgi üzerine hakkında iletişimin tespiti tedbiri uygulanan ve fiziki takibe alınan sanığın, 22.01.2020 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan Tuğçe ile 03.03.2020 tarihinde ise hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan Bahaddin ile buluşup görüştüğü, Tuğçe ve Bahaddin'in sanığın yanından ayrılmalarını müteakip kokain ile yakalandıkları olaylarda; İstihbari bilgi, fiziki takip tutanakları, suça konu uyuşturucu maddelerin, kullanıcıların sanığın yanından ayrılmalarından hemen sonra ele geçirilmesi, kullanıcı Bahaddin'in beyan ve teşhisi, her iki kullanıcıda ele geçen uyuşturucu maddenin miktar ve nitelik olarak benzer olması, savunmanın suçtan kurtulmaya yönelik olduğu dikkate alınarak sanığın aynı suç işleme kararı ile değişik zamanlarda iki farklı kişiye uyuşturucu madde verdiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın salgın hastalık nedeniyle SEGBİS yoluyla savunma yapacağına dair beyanda bulunduğu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı tanındığı anlaşılmakla; sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, 03.03.2020 tarihli olayda sanığın kullanıcı Bahaddin'e uyuşturucu madde sattığı sabit ise de; 22.01.2020 tarihli olayda kullanıcı Tuğçe'de ele geçirilen uyuşturucu maddenin sanık tarafından temin edilip verildiğine dair savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu nedenle eyleminin tek suç oluşturduğu ve zincirleme suçun söz konusu olmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanarak cezasında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, C. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bentlerde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.03.2021 tarihli ve 2021/331 Esas, 2021/541 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/12658, K. 2023/1391, T. 22.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-12658-e-2023-1391-k-5f83404873f7