Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/4241 E. 2023/9365 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2018/4241
- Karar No
- 2023/9365
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/46 E., 2015/38 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 14.01.2010 (tüm sanıklar yönünden), 05.04.2010 (sanıklar İzzet ve Bülent yönünden) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet (14.01.2010 tarihli eylemde tüm sanıklar yönünden ve 05.04.2010 tarihli eylemde sanık ... yönünden), beraat (05.04.2010 tarihli eylemde sanık ... yönünden) TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı (sanık ... aleyhine), sanıklar Erkan, İzzet ve Bülent ile tüm sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafii ile sanık ...'ın duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2012 tarihli ve 2010/186 Esas, 2012/21 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar Erkan, Taner, İzzet ile Bülent'in 14.01.2010 tarihli eylem ve sanıklar İzzet ile Bülent'in 05.04.2010 tarihli eylem yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. B. Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2012 tarihli ve 2010/186 Esas, 2012/21 Karar sayılı kararının, Cumhuriyet savcısı tarafından tüm sanıklar aleyhine temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.01.2013 tarihli ve 2012/19276 Esas, 2013/442 Karar sayılı kararı ile; "...C) Sanık ... hakkında 14.01.2010 tarihli eyleme ilişkin kurulan beraat hükmünün incelenmesi: Sanık ...'a mahkemenin 11.01.2011 tarihli oturumunda iletişim kayıtlarının okunduğu ve sanığında, sanık ... ile görüştüğünü hatırlamadığını, dosyanın diğer sanığı Süleyman Sarıhan ile bir dönem antika niyetine köylerden gaz lambaları topladıklarını ve görüşmelerinin buna ilişkin olduğunu beyan ederek iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmelerin kendisine ait olduğunu kabul etmesi karşısında tebliğnamedeki bu husustaki görüş benimsenmemiştir. İletişim tutanakları içeriğinden 14.01.2010 tarihinde ele geçirilen suç konusu esrarın sanığa ait olduğunun, suç tarihleri dikkate alınarak bir suç işleme kararının icrası kapsamında değerlendirilemeyeceğinin ve sanığın 14.01.2010 tarihli eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA, oybirliğiyle;... E) Sanık ... hakkında 14.01.2010 tarihli eyleme ilişkin kurulan beraat hükmünün incelenmesi: Sanık ...'ın 01.02.2010 tarihli duruşmada sanığın bu görüşmelerin inci ve çorap ticaretine ilişkin olduğunu beyan ederek iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmelerin kendisine ait olduğunu kabul etmesi karşısında tebliğnamedeki bu husustaki görüş benimsenmemiştir. İletişim tutanaklarının içeriğinden 14.01.2010 tarihinde ele geçirilen suç konusu esrarın sahibi olan diğer sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna iştirak ettiği anlaşılan sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA, oybirliğiyle;... H) Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan beraat hükümlerinin incelenmesi: 1- Sanıkların alt sınır 5 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, istinabe suretiyle sorguya çekilerek CMK'nın 196/2 maddesine aykırı davranılması, 2- Kabule göre a- Telefon dinlemelerine ilişkin çözüm tutanaklarının sanıklara okunması, itiraz etmeleri halinde ses kayıtları getirtilip dinletilerek sanıklardan diyeceklerinin sorulması, görüşmelerin kendilerine ait olmadığını belirtmeleri durumunda ses örneklerinin alınması ve ses kayıtlarının sanıklara ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, b- Hükmün gerekçe bölümünde, Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 5271 sayılı CMK’nın 34/1 ve 230. maddeleri uyarınca; aa) Telefon görüşmelerinin sanıklara ait olduğunun belirlenmesi halinde, her sanığın hangi tarihte, kimle ve ne şekilde telefon konuşması yaptığı ve bu konuşmaların nasıl yorumlandığı açıklanarak gerçekleşen somut olay ve olgularla bağlantısının gösterilmesi, bb) Sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin, bunlardan hükme esas alınanlar ile reddedilenlerin gösterilmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, cc) Daha sonra tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının saptanması, Gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yetersiz ve soyut gerekçe ile hüküm kurulması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA, sanık ... hakkındaki (2) numaralı bozma yönünden Üye Mustafa İsmet Yörük'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla, diğer yönlerden oy birliği ile 16.01.2013 tarihinde..." karar verilmiştir. C. Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2013/46 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararı ile sanıklar Erkan, Taner, Bülent ve İzzet'in 14.01.2010 tarihli eylemlerine yönelik uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis ve 18.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ...'in 05.04.2010 tarihli eylemine yönelik uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesi ile 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis ve 18.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ...'in 05.04.2010 tarihli eylemine yönelik uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz itirazlarının yerinde görülmemesi nedeniyle hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanık ...'in 05.04.2010 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmış ise de, sanığın söz konusu eylemini hakkında mahkûmiyet kararı verilen diğer sanık ... ile birlikte işlediğine, sanık ...'in üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmasına rağmen beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, yargılanmasına neden olan tek unsurun suçu işleyenlerle yaptığı görüşme olduğuna ve bu görüşmenin suç unsuru içermeyip, yasadışı dinleme yapıldığına; beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ilişkindir. C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Suç unsuru oluşturabilecek hiçbir telefon görüşmesinin bulunmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Telefonunun yasadışı şekilde dinlendiğine, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 5. Re'sen nazara alınacak diğer nedenlere ilişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanık aleyhine değerlendirilen yegane delilin telefon görüşmeleri olduğuna ve bu görüşme içeriklerini destekleyen somut, yeterli delil bulunmadığına, görüşmelerin çorap, inci ve araç alımına ilişkin olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Dosya kapsamında sanık olarak yargılananlarla kovuşturmaya konu olaylar arasında nasıl bir bağlantı kurulduğu hususunun net olmadığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Telefon görüşmelerinin dosyanın diğer sanıkları olan sanığın kardeşi Erkan ve babası Kıyasettin ile gerçekleştirildiğine, birbirlerine karşı tanıklıktan çekilme hakları olup, dinlenmelerinin yasaya aykırı olduğuna; delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 6. Re'sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir. E. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Tek başına TAPE kayıtlarına dayalı hüküm kurulamayacağına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğuna, 4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 5. Re'sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 14.01.2010 tarihinde meydana gelen olaya ilişkin değerlendirmede; olay günü Doğubayazıt-Iğdır yolunda seyreden 04 M 3208 plakalı minibüsün bagaj kısmındaki şofben içerisinde 8,990 gram esrar maddesinin ele geçirildiği, bu olayda Erkan, Taner, Kıyasettin, Bülent ve İzzet hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan davada sanıkların beraatlerine karar verildiği, hükmün temyizi üzerine Yargıtay'ca Erkan ve Taner'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna iştirak etmeleri nedeniyle mahkûmiyetlerine; diğer sanıklar İzzet ve Bülent yönünden verilen kararların ise 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması ve telefon dinlemelerine ilişkin çözüm tutanaklarının sanıklara okunmaması gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği; Mahkemede tanık olarak dinlenen aracın şoförü M.S.K. suça konu şofbeni Maruf Ş. isimli şahsın getirerek Iğdır'a götürmek üzere kendisine verdiğini, Iğdır'daki garajdan alınacağını söylediğini beyan ettiği, seyyar arabacılık yapan tanık Maruf da tanımadığı bir şahsın 10,00 TL karşılığında şofbeni Iğdır minibüslerinin kalktığı durağa götürmesini söyleyerek şofbeni verdiğini ifade ettiği, tutanak tanıkları S.B. ve K.Ü.G.'nin de olay günü Iğdır yolunda sabah saatlerinde uygulama yaptıkları sırada mahkeme kararına istinaden aracı aradıklarını, şofbenin sıfır olmasına rağmen vidalarının gevşek olduğunu, bu durumdan şüphelenerek açtıklarında içinde esrar maddesini bulduklarını beyan ettikleri, olay günü uyuşturucu madde yakalandıktan sonra mahkeme kararına istinaden telefon görüşmeleri dinlenilen Erkan'ın Taner ile 14.01.2010 günü saat 12:39'da yaptığı görüşmede "O kaymış düşmüş belini kırmış" dediği, olaydan bir gün sonra yaptıkları telefon görüşmesinde Erkan'ın "Meseleden haberin var mı nasıl olmuş hele bir öğren öyle bir şey var mı yok mu" dediği, Taner'in "İbo mu sana yanlış yaptı" dediği, bu iki sanık arasında 13.01.2010 günü saat 12:02'de yapılan görüşmede paradan ve Çakır isminden bahsedildiği, yine Erkan'ın Avdo isimli şahıs ile 14.01.2010 günü saat 12:37'de yaptığı görüşmede, kendisinin aldığı arabanın kaza yaptığı şeklindeki şifreli görüşmelerinin tespit edildiği, yine Çakır lakaplı İzzet ile Şerafettin olarak tanınan (görüşme kaydında da sanık ...'in Şero olarak hitap ettiği) Erkan arasında suç tarihinden bir gün önce 13.01.2010 günü saat 12:32'de yapılan görüşmede paradan bahsedildiği, Erkan'ın diğer sanık ...'i isim kullanmaması konusunda uyardığı, görüşmelerinde Bülent isimli bir kişiden de (sanık ... olduğu değerlendirilmiştir.) bahsettikleri, yine bu iki sanık arasında 13.01.2010 günü saat 14:28'de yapılan görüşmede isim kullanmama konusunda birbirlerini uyardıkları, İzzet'in diğer sanıktan Bülent'i aramasını istediği, yine suç tarihinden sonra da bu iki sanık arasında 16.02.2010, 17.02.2010 ve 18.02.2010 tarihlerinde telefon görüşmelerinin olduğu, 16.02.2010 günü saat 22:35'de yapılan görüşmede İzzet'in Erkan'a "Evet yakalamamız var çıkmış", "Biz burda polislerle öldürdük birbirimizi", "Bilo'yu aldılar biz şer yaptık şimdi ben ile bilonun yakalaması çıkmış biz semte gitmiyoruz" şeklinde konuştuğu, yine suç tarihinden bir gün önce 13.01.2010 günü saat 17:38'de sanıklar Bülent ile Erkan arasında geçen görüşmede; Erkan'ın "hani şey vardı da o tahta olan o büyük olan", "o 3 tane şeyimiz vardı da orada" şeklinde, Bülent'in de "ben sana iki tane gönderim 1 tanesini de birine gönderim" şeklinde şifreli konuşmalarının olduğu, Erkan'a 11.01.2011 tarihli celsede iletişim kayıtları okunup sorulduğunda Erkan'ın, Bülent ile görüştüğünü hatırlamadığını, hakkında verilen hüküm kesinleşen diğer sanık Süleyman ile bir dönem antika niyetine köylerden gaz lambaları topladıklarını ve görüşmelerinin buna ilişkin olduğunu beyan ederek iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmelerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği, tüm dosya kapsamı ve iletişim tutanakları içeriğinden 14.01.2010 tarihinde ele geçirilen suç konusu esrarın Erkan'a ait olduğu, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu, yine Taner'in 01.02.2010 tarihli celsede telefon görüşmelerinin inci ve çorap ticaretine ilişkin olduğunu beyan ederek iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmelerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği, tüm dosya kapsamı ve iletişim tutanakları içeriğinden sanığın 14.01.2010 tarihinde ele geçirilen suç konusu esrarın sahibi olan diğer sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna iştirak ettiği anlaşılmıştır. Yine bozma ilamı sonrası Mahkemede bizzat dinlenen Bülent ve İzzet'in iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmelerin kendilerine ait olduğunu kabul ettikleri, tüm dosya kapsamı ve iletişim tutanakları içeriğinden sanıkların 14.01.2010 tarihinde ele geçirilen suç konusu esrarın sahibi olan diğer sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna iştirak ettikleri kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması suretiyle kurulacak hükmün sanıklar lehine olacağı değerlendirilerek sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. 05.04.2010 tarihinde meydana gelen olaya ilişkin değerlendirmede; Olay günü temyiz dışı sanık Tayfur'un ikametinin bahçesinde yapılan aramada 6410 gram esrar maddesinin ele geçirildiği, yine temyiz dışı sanık Sedat'ın kabanının cebinden 2 gram esrar maddesi ve Simbo ibareli hassas terazinin ele geçirildiği, bu olayda Süleyman, Sedat, Tayfur, Erkan, Taner, Bülent ve İzzet hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan davada Süleyman, Erkan, Taner, Bülent ve İzzet'in beraatlerine, sanıklar Sedat ve Tayfur'un cezalandırılmalarına karar verildiği, hükmün temyizi üzerine Yargıtay'ca sanıklar Erkan, Süleyman ve Taner hakkında verilen beraat hükümlerinin, sanıklar Tayfur ve Sedat hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onandığı, diğer sanıklar İzzet ve Bülent yönünden verilen kararların ise 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması ve telefon dinlemelerine ilişkin çözüm tutanaklarının sanıklara okunmaması gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği; Sedat'ın savunmasında, söz konusu uyuşturucu maddenin İran'lı Mehmet isimli bir şahsa ait olduğunu, kendisine emaneten bıraktığını, kabanın cebinde bulunan 2 gram esrar maddesinin de bu şahsa ait olduğunu beyan ettiği, Sedat'ın 03.02.2010 tarihinde Avdo isimli şahısla yaptığı görüşmede Avdo'nun Sedat'a kendisini beklediğini, almayacaksa başka bir adama vereceğini söylediği, Sedat'ın ise Kalegeçit'te adamı beklediğini, geldiğinde otobüse binip alacağını söylediği, yine aynı tarihli başka bir görüşmede Sedat'ın karte kendisinde olup olmadığını sorduğu, Avdo'nun Tayfur'da olduğunu, evde olduğunu, geldiğinde getireceğini söylediği, olay günü Tayfur'un Avdo ile yaptığı görüşmede olay dolayısıyla gözaltına alınan Sedat ve Ferhat'ı kastederek her iki çocukları yakalamışlar, o senin emanetleri götürmüşler dediği, söz konusu görüşmeler nazara alındığında uyuşturucu maddeleri Sedat'ın kurduğu bağlantı sonucunda Avdo isimli şahıstan Tayfur'un alarak getirdiği, her iki sanığın da uyuşturucu madde ticareti yapma kastı ile hareket ettikleri, uyuşturucu maddenin bizzat sanıklar tarafından İran'dan temin edildiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı, bu nedenle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki suçu oluşturduğu kanaatine varıldığı, Erkan'ın Bülent ile görüşmesinde Sedat ve kardeşi Ferhat'ın yakalanması hususunun konuşulduğu, Erkan'ın senin adamlar birer birer traş oluyor dediği, Bülent her ne kadar görüşme içeriğinin uyuşturucu ticaretine ilişkin olmadığını savunmuş ise de, bozma ilamı sonrası mahkemede alınan ifadesinde söz konusu görüşmelerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği, bu tarihli eylemle ilişkili olarak hakkında uyuşturucu madde ticaretinden verilen mahkumiyet hükmü Yargıtay'ca onanan Sedat ile Bülent arasında 26.03.2010, 28.03.2010, 31.03.2010 ve 04.04.2010 tarihlerinde ve bu görüşmelerle bağlantılı olarak 06.04.2010 ve 07.04.2010 tarihlerinde Erkan ile Bülent arasında çok sayıda şifreli telefon görüşmelerinin olduğu, Sedat ile Bülent arasında 28.03.2010 günü saat 17:27'de yapılan telefon görüşmesinde paradan bahsedildiği ve bir görüşme ayarlanmaya çalışıldığı, yine ikisi arasında 31.03.2010 günü saat 23:40'da yapılan görüşmede Sedat'ın Bülent'ten araba ayarlamasını istediği, önceki getirdiğinden şu anda elinde bulunduğunu ve çok olduğunu, diğerini de ayarladığı takdirde geleceğini, Bülent'in ise adam bulursa hemen göndermesini istediği, yine 04.04.2010 günü saat 17:35'de yapılan görüşmede paradan bahsedildiği ve Bülent'in uyuşturucu olduğu değerlendirilen şeylerin gönderilmesini istediği, 05.04.2010 tarihli eylemle ilişkili olarak suç tarihinden sonra 06.04.2010 günü saat 14:36'da Erkan ile Bülent arasında yapılan telefon görüşmesinde; Erkan'ın Sedat ile Ferhat'ın 7 kilo yakalandığını, bu sefer gelirken kendisine bir şeyler getirip getirmediğini Bülent'e sorduğu, Bülent'in ise bu sefer getirmediğini söylediği, yine 07.04.2010 günü saat 18:22'de yapılan görüşmede; Erkan'ın kimin kendisiyle iş yaparsa başına bir şeyler geldiğini, Ferhat'ı serbest bıraktıklarını, her şeyi Sedat'ın üstlendiğini ve bu işte ihbar olduğunu söylediği, tüm dosya kapsamı ve iletişim tutanakları içeriğinden sanık ...'in 05.04.2010 tarihinde ele geçirilen suç konusu esrar maddesi ile ilgili olarak haklarındaki mahkûmiyet hükmü Yargıtay'ca onanan diğer sanıklar Tayfur ve Sedat'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna iştirak ettiği hususunda tam bir vicdani kanaate varılarak iletişim tespiti içerikleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş; 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması suretiyle kurulacak hükmün sanık lehine olacağı değerlendirilerek sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. 05.04.2010 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin olarak her ne kadar sanık ...'in cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, İzzet'in bu tarihli eylemle ilgili olarak diğer sanıklarla yapmış olduğu herhangi bir telefon görüşmesinin bulunmadığı, sanığın 05.04.2010 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğini kabule yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın suçlamaları kabul etmediği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında, 05.04.2010 tarihli eylem bakımından verilen beraat hükmü yönünden yapılan incelemede; Bozmaya uyulduğu, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, mahkemenin sanığın atılı suçu işlediğini kabule yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle beraatine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanıklar Erkan ve Taner hakkında 14.01.2010 tarihli eylem bakımından verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'ın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre; sanıklar hakkında, temel hapis cezasının alt sınırından uzaklaşılarak tayini yerinde ise de, alt sınırdan fazla uzaklaşılarak 9 yıl olarak belirlenmesi, 2. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinde yapılan değişikliklerin gözetilmesi zorunluluğu, Hukuka aykırı görülmüştür. C. Sanık ... hakkında, 14.01.2010 ve 05.04.2010 tarihli eylemler ile sanık ... hakkında 14.01.2010 tarihli eylem bakımından verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşıldığından, sanıklar İzzet ve Bülent ile müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanıklar Bülent ve İzzet'in adli sicil kayıtlarının incelenmesinde, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/216 Esas ve 2012/197 Karar sayılı kararı ile suç tarihleri 28.02.2010 ve 06.03.2010, iddianame tarihi 10.06.2010 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, mahkûmiyet hükümlerinin kesinleştiği, temyize konu dosyada ise sanık ... hakkında 14.01.2010 tarihli ve sanık ... hakkında 14.01.2010 ve 05.04.2010 tarihli eylemleri nedeniyle 20.08.2010 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla; Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/216 Esas sayılı dosyasının aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınarak her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç yada zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezaların, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezaların, kesinleşen hükümlerdeki sonuç cezalardan "fazla olması" halinde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümlerde "kesinleşen cezaların sonuç cezalardan mahsup edilerek ek cezaların infazına karar verilmesi", aksi halde "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2. Suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre; sanıklar hakkında, temel hapis cezasının alt sınırından uzaklaşılarak tayini yerinde ise de, alt sınırından fazla uzaklaşılarak 9 yıl olarak belirlenmesi, 3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinde yapılan değişikliklerin gözetilmesi zorunluluğu, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanık ... hakkında, 05.04.2010 tarihli eylem bakımından verilen beraat hükmü yönünden yapılan incelemede; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2013/46 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar Erkan, Taner, Bülent ve İzzet hakkında 14.01.2010 tarihli eylem ile sanık ... hakkında 05.04.2010 tarihli eylem bakımından verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2013/46 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar Erkan, İzzet ve Bülent ile tüm sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.