Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/2557 E. 2023/9235 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2018/2557
Karar No
2023/9235
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi ..., Nurcan Denli, ... ve ...Tebliğnamede sanık olarak gösterilmiş iseler de; adı geçen sanıklar hakkındaki beraat hükümlerine yönelik temyiz talebi bulunmadığından inceleme dışında tutulmuşlardır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2014 tarihli ve 2014/149 Esas, 2014/399 Karar sayılı kararı ile; Sanık ... için uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 ncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Sanık ... için uyuşturucu madde ticareti yapma ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından beraatine, Sanık ... için 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Sanık ... için 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 191 inci maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, Karar verilmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanıklar Yahya ve Dursun hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Uyuşturucu maddeleri başkasına vermek konusunda somut delil bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ...'un beyanı dışında suça konu maddeyi verdiğine dair delil bulunmadığına ilişkindir . C. Sanık ...'un temyiz sebepleri özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçları işlemediğine ilişkindir. D. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; Sanığın beraat etmesine karşılık vekalet ücretinin verilmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ... hakkında uyuşturucu madde sattığı bilgisi üzerine alınan iletişimin tespiti kararınca yapılan dinlemelerde sanığın irtibatlı olduğu kişiler tespit edilip onlar hakkında da iletişimin tespiti kararı alındığı ve yapılan dinlemelerde 05.11.2013 tarihinde sanık ...'un tefrikli sanık....'ya uyuşturucu madde satacağının anlaşılması üzerine Anıl'ın yakalandığı, üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildiği ve operasyon tarihi olan 24.12.2013 tarihinde de sanık ...'un evinde ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını söylemesi üzerine yapılan yargılamada, sanığın mahkeme aşamasında sanıklar Dursun ve Anıl'a uyuşturucu verdiğine dair ikrarda bulunması, iletişim tespit tutanakları içeriği, Dursun ve Anıl ile birlikte sanıktan uyuşturucu aldığını söyleyen dosya sanıklarının anlatımları, teşhis tutanakları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemleri sabit kabul edilerek cezalandırılmasına ve hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir IV. GEREKÇE Mahkûmiyet hükmünün verildiği 08.12.2014 tarihinden itibaren 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu ile resmi belgede sahtecilik suçunun zamanaşımına uğradığı belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. A. Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden; Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar Yahya ve Dursun hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden; Mahkûmiyet hükmünün verildiği 08.12.2014 tarihinden sonra inceleme tarihine kadar zamanaşımını kesen başkaca bir işlemin yapılmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır. C. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; Mahkûmiyet hükmünün verildiği 08.12.2014 tarihinden sonra inceleme tarihine kadar zamanaşımını kesen başkaca bir işlemin yapılmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır. D. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1- 05.11.2013 tarihinde Anıl Ercanlı'da ele geçirildiği belirtilen suç konusu uyuşturucu madde ile ilgili ekspertiz raporunun dosyada bulunmadığı anlaşılmakla; söz konusu raporun aslı veya onaylı örneğinin denetime imkan verecek şekilde getirtilip dosya içerisine konulması, sanığa okunup diyeceklerinin sorulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 3- Kabule göre de; sanığın, suç tarihlerinde sanıklar Anıl ve Dursun'da ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kendisi tarafından verildiğini beyan ederek aleyhinde anılan sanıkların beyanları dışında yeterli delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığı anlaşıldığından, her iki eylemle ilgili olarak alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir durum olmadığı ve suç konusu uyuşturucu maddelerin aynı cinsten olduğu dikkate alınarak 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 192 nci maddesinin üçüncü fıkraları uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. E. Sanık ... için vekalet ücreti yönünden; Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1136 sayılı Kanun’un 168 inci ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR A. Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2014 tarihli ve 2014/149 Esas, 2014/399 Karar sayılı kararına yönelik kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar Yahya ve Dursun hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2014 tarihli ve 2014/149 Esas, 2014/399 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'un temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanık ... hakkında vekalet ücreti yönünden; Gerekçe bölümünün (E) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 9. Ceza Mahkemesinin, 08.12.2014 tarihli ve 2014/149 Esas, 2014/399 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün; Hüküm fıkrasının ikinci paragrafından sonra gelmek üzere "Sanık ...'in kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 3.000,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, D. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden; Gerekçe bölümünde (D) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2014 tarihli ve 2014/149 Esas, 2014/399 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2018/2557, K. 2023/9235, T. 30.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2018-2557-e-2023-9235-k-2036e5d6499a