Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2699 E. 2026/3417 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2699
Karar No
2026/3417
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1617 E., 2026/326 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/511 E., 2022/634 K.

Dava, kadastro öncesi hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu ... ili, ...ilçesi,... Mahallesi 1 18... parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla senetsizden 28.09.1998 tarihinde dava dışı ...oğlu ....adına tespit edildiği, askı ilan süresi içerisinde dava açılmadığından 30.12.1999 tarihinde kadastro tespitinin kesinleştiği ve dava dışı 3. kişi adına tescil edildiği; aynı yer 1 10... parsel sayılı taşınmazın ve 1 04... parsel sayılı taşınmazın senetsizden ...oğlu ... adına tespit yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmadığından 30.12.1999 tarihinde kadastro tespitlerinin kesinleştiği ve dava dışı 3. kişi adına tescil edildiği; aynı yer 1 04... parsel sayılı taşınmazın muris ... oğlu ...'in irsen intikalen ve kazandırıcı zaman aşımı sebebiyle zilyetliğinde iken 1988 yılında 15.000.000,00 TL bedelle gelin ... kızı ...'e yapacağı ziynet eşyaları karşılığı olarak verdiği ve bu tarihten beri davalının zilyetliğinde olduğu ve 1992 yılında muris öldüğünden muvaffakinin alınamadığı ve ölümünden sonra mirasçıları arasında yapılan taksime bu parselin sokulmadığından davalı adına tespit yapıldığı ve 30.12.1999 tarihinde kadastro tespitinin kesinleştiği, taşınmazın 21.10.2014 tarihli ifraz işlemi ile pasife alındığı ve 1 04... , 6 29... parsele bölündüğü, 1 04... parsel sayılı taşınmazın 27.07.20 16... yevmiye numaralı kamulaştırma işlemi ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği görülmüştür.

Davacı vekili; muris...ten kalan terekeye ait taşınmazların kadastro tespitinde veraset ilamındaki paylara uygun olmadan kadastro tespitinde yapılan hile ile davalı adına yolsuz olarak tescil edildiğini belirterek ... ili, ... Mahallesi 1 04... parsel, 1 18... parsel, 1 04... parsel, 1 04... , 629, 630 parseller, 1 18... parsel, 1 04... parsel ve 1 10... parsel ile re'sen tespit edilecek olan murise ait taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile ... 22. Noterliğinin 12.08.2021 tarihli ve ... yevmiye nolu veraset ilamına göre mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince HMK md. 119/1-ğ uyarınca talep sonucunun açıklanması ve davaya konu taşınmazların bildirilmesi isteği üzerine davacı vekilince, UYAP sistemi üzerinden 27.09.2025 tarihinde sunduğu bila tarihli dilekçesinde muris ... terekesinin hileli olarak taksim edildiği, çekişmeli taşınmazların mirasçının eşi ... adına yolsuz olarak tescil edildiği, bu tescillerin iptali ile ... ili, ... Mahallesi 1 04... , 629, 630 parsel, 1 18... parsel, 1 04... parsel ve 1 10... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının ve kadastro tespitlerinin iptali ile ... 22. Noterliğinin 12.08.2021 tarihli ve ... yevmiye nolu veraset ilamına göre mirasçılar adına miras payları oranında tescilini, bu mümkün olmayacak ise davacının miras payının eksik kalan kısmının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili; dava konusu taşınmazlardan 1 18... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... ... adına kayıtlı olduğunu, 1 04... parsel sayılı taşınmazın ve 1 10... parsel sayılı taşınmazın davalının eşi dava dışı ... üzerine kayıtlı olduğunu, 1 04... , 6 29... parsel sayılı taşınmazların 1 04... parsel sayılı taşınmazın ifraz işlemi sonucu oluştuğunu, 629 sayılı parselin kamulaştırıldığı ve halen tapuda DSİ Genel Müdürlüğü üzerine kayıtlı olduğunu, 6 28... sayılı parsellerin ise davalı üzerine kayıtlı olduğunu, dava dışı 3. kişiler üzerine kayıtlı olan taşınmazlar yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini, diğer taşınmazların miras paylaşımına uygun olarak davacı ile dava dışı ... adına tespit ve tescil edildiğini, 1 10... parselin 15.09.1995 tarihli ... Köyü Muhtarlığı Ev Satış Senedi ile bedeli karşılığı satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı 3. kişiler üzerine kayıtlı olduğu tespit edilen 1 04... parsel, 1 18... parsel, 1 04... parsel ve 1 10... parsel sayılı taşınmazlar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, 1 04... ve 1 04... parsel sayılı taşınmazların 30.12.1999 tarihinde tesis kadastrosuyla davalı adına tespit ve tescil gördüğü ve halen davalı adına kayıtlı bulunduğundan, taşınmazların davacı murisi ... ile herhangi bir bağlantısı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1 04... , 1 18... , 1 04... ve 1 10... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt malikinin davalı olmamasına, anılan bu taşınmazlar dava dışı kişiler adına kayıtlı olmakla bu taşınmazlar yönüyle davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün bulunmamasına, dava dilekçesi içeriği gözetildiğinde davacı açısından HMK'nın 124. maddesinin uygulanmasına da olanak bulunmamasına, nizalı 1 04... ve 630 parseller yönünden ise bu taşınmazların ifraz öncesi geldisinin 1 04... parsel olmasına, davanın kadastrodan önceki hukuki nedene dayanılarak açılmasına, davanın açıklanan bu niteliğine göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabi olduğundan çekişmeli bu taşınmazların geldisi 1 04... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin 30.12.1999 tarihinde kesinleşmesine ve bu halde tespitin kesinleştiği 30.12.1999 günü ile davanın açıldığı 24.09.2021 günü arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğunun anlaşılmasına, öte yandan yeni hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre vekalet ücreti takdiri gerektiğinden davacının vekalet ücretine yönelik istinafında da hukuki yararı kalmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/2699, K. 2026/3417, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-2699-e-2026-3417-k-14570b152593