Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2523 E. 2026/4582 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2523
- Karar No
- 2026/4582
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/533 E., 2025/269 K.
Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekili, davalı ...'in bir kısım mirasçıları, davacı Hazine, fer'i müdahil Belediye ile İl Özel İdaresi adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Asıl ve birleştirilen davalar, toplulaştırma işlemi ile oluşan mükerrer tapu kayıtları ile yol ve kanal olarak terkin edilen kısımların iptali istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı Hazine; 163 50... parsel sayılı taşınmazların 18.01.2008 tarihli ifraz işlemi sonucu Hazine adına tescil edildiğini, ... Belediye Başkanlığı tarafından yapılan toplulaştırma işlemi ile oluşan 1 17... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11... ada 13 parsel sayılı taşınmazların 163 50... parseller yönünden mükerrer kayıt oluşturduğunu, ayrıca bir kısım yerin kanal ve yol olarak tespit edildiğini, bu şekilde 163 50... parsel sayılı taşınmazların toplam 40.749, 50... 'lik kısmı yönünden oluşan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek davalılar adına kayıtlı tapu kayıtları ile yol ve kanal olarak ayrılan 6.598, 99... 'lik kısımların iptaline, toplam 40.479, 50... 'nin ayrı parsel numaraları verilerek 2 ayrı parsel halinde arsa niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiş; birleştirilen 2011/408 E. sayılı davada 1 17... parsel maliki ... yönünden 2.012,0 72... kısma, birleştirilen 2014/12 E. sayılı dosyada 1 18... parsel maliki ... yönünden 18, 25... kısma yönelik aynı talepte bulunmuştur.
Bir kısım davalılar ve dahili davalılar; toplulaştırma işleminin kesinleşmiş bir idari işlem olup Hazine tarafından herhangi bir idari dava açılmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığa tarım arazilerinin korunması, kullanılması ve arazi toplulaştırmasına ilişkin tüzük hükümlerinin uygulanması gerektiğini, herhangi bir kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Fer'i müdahil ...; toplulaştırma işleminin ... İl Müdürlüğünce yapıldığını, projenin yüklenici şirkete ihale edildiğini ve 18.06.1998 tarihinde işlemin tamamlandığını, projelerin tasdik edildikten sonra mahallinde askıya çıkarılarak ilan edildiğini, ... Genel Müdürlüğünce onaylandıktan sonra projenin uygulamasına geçildiğini, 163 50... sayılı parsellerin bir kısmının mükerrer olduğunu, ... nolu parselin 30.740, 50... 'si ve ... nolu parselin 97 29... 'sinin toplulaştırma proje sahasında kaldığının belirlendiğini, bunun üzerine idarece bu parsellere karşılık aynı değere sahip olan ve belediye ihdas alanında kalan 2 28... nolu parselin verilerek projede düzeltme talebinde bulunulduğunu belirterek davaya fer'i müdahil olarak katılmalarına karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece fer'i müdahil olarak davaya kabul edilmiş, yargılama aşamasında ... ilga edildiğinden dava dosyası Eskişehir ... Başkanlığına devredilmiştir.
Mahkemece; dava konusu 1 17... parselin dava tarihinden önce ...'e devredildiği, asıl davada bir kısım davalılar ... ve ...'a husumet yöneltilemeyeceği, diğer davalılar yönünden ise toplulaştırma projesinin dağıtım hesapları bölümünde 140 11... parsellerin yer almadığı ancak uygulama sonucunda zeminde bu parsellerin uygulamaya dahil edilerek 1 17... ila 11 parseller ve kısmen 1 18... ila 13 parsellerin oluşturulduğu, 140 11... numaralı parsellerin ifraz işlemi sonucu 163 55... nolu parsellere ayrıldığı, bu parsellerin bir kısmının davalılar adına tescil edildiği, bir kısmının yol vasfıyla mükerrer olarak tespit ve tescil edildiği, yolsuz tescil sonucu davalıların bilirkişi tarafından belirlenen parsellerdeki mükerrer kayda tabi alanlara yönelik tapuda güven ilkesinin geçerli olmadığı, ilk el konumundaki kayıt maliklerinin iyi niyetinin de önem arz etmediği, birleştirilen 2011/408 Esas sayılı dosyada dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmazın ... ve ... tarafından 25.03.2010 tarihinde birleştirilen davada davalı ...'e devredildiği, bedeller arasında fahiş fark olduğu, dava açılmadan önce dava konusu mükerrer kayda tâbi taşınmazlara yönelik ilgili kurumlar, belediye ve yüklenici tarafından yapılan işlemler esnasında mükerrer tapu kaydı oluştuğu hususunun taşınmazların bulunduğu ... Mahallesinde bilinmesi gerektiği ve bu nedenle davalı ...'in taşınmazın nizalı olduğunu bildiği, iyi niyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, birleştirilen davaların kabulüne, dava konusu taşınmazların mükerrer olan kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına arsa niteliği ile tapuya tesciline, 16355 parsel içerisinde yol olarak terkin edilen ve 31.10.2013 tarihli bilirkişi rapor ve ekindeki krokide (Y1) harfi ve gri renk ile belirtilen 638, 43... 'lik kısım ile (Y2) harfi ve gri renkle gösterilen 153, 52... 'lik kısma ilişkin tespitin ve ... numaralı parsel içerisinde yol olarak terkin edilen ve 31.10.2013 tarihli bilirkişi rapor ve ekindeki krokide (Y13) harfi ve gri renk ile belirtilen 194, 71... 'lik kısma ilişkin tespitin iptali ile bu kısımların Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, bir kısım davalılar ve dahili davalı ... ve fer'i müdahil ... Belediyesi vekili tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Dairenin 30.06.2022 tarihli ve 2021/9700 E., 2022/5305 K. sayılı kararıyla fer'i müdahil, bir kısmın davalılar ve davacının (hükmün ferileri ve infaza ilişkin itirazları dışındaki) temyiz isteklerinin reddine, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, bir kısım davalılar vekili ve fer'i müdahil ... Belediyesi vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Dairenin 11.09.2024 tarihli 2024/2479 E., 2024/4776 K. sayılı kararı ile hükme esas alınan 31.10.2013 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide 163 55... parsel sayılı taşınmazların yerinin hatalı şekilde ters olarak gösterildiği, TKGM parsel sorgulama ekranında yapılan araştırmada 16350 parsel sayılı taşınmaz kaydının halen aktif olduğu, ancak 16355 parsel sayılı taşınmazın 19.11.2013 tarihinde ifraz ile 23298/1, 23297/1, 12927/1, 12925/1, 12926/1 ve ... nolu parsellere gittiği, dava konusu 1 17... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11... ada 12... parsel sayılı taşınmazların ise 22.09.2021 tarihli Kadastro Kanunu Ek 1. maddesi gereği köy/mahalle/mevki/ada/parsel bilgilerinin düzeltilmesi işlemi ile sırasıyla 23142/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 19, 11... /8 ve 9 parsel olduğu, bu haliyle bahsi geçen raporun uygulama imkanı bulunmadığı, ayrıca Dairenin düzeltilerek onama ilamının 1 numaralı bendinde “1 17... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 11 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının” şeklindeki kısmın taşınmazların raporda belirtilen kısımlarının değil tamamının iptali sonucunu doğuracağı gibi tereddüte neden olacağı, hükmün infaz kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle düzelterek onama ilamı ortadan kaldırılarak karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl ve birleştirilen davalar yönünden davalılar ... ve ... yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, bir kısım davalılar vekili, davalı ...’in bir kısım mirasçıları, feri müdahil İl Özel İdaresi’nin ve davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddine.
Hemen belirtilmelidir ki; mükerrer kaydın davalıların arzu ve iradeleri dışında kamu düzeni ile ilgili idari tasarrufla (toplulaştırma ile) oluştuğu, anılan hususun tarafların ve mahkemenin kabulünde olduğu, davalıların bu duruma sebebiyet vermedikleri gözetildiğinde, davalıların davanın açılmasında kusurlu sayılamayacağı, Mahkemece davalılar aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı, bu hususa ilişkin önceki Daire kararının maddi yanılgıdan kaynaklanması nedeniyle kazanılmış hak oluşturmayacağı açıktır.
Ancak, 6100 sayılı Kanun'un 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
Bu itibarla; 163 50... ada 14 (eski 16355) parsel sayılı taşınmazların kütük sayfalarının kapatılmadığı ve halen davacı adına kayıtlı olduğu gözetilerek yalnızca mükerrer kayıtların iptaliyle yetinilmesi gerekirken bir de tescile karar verilmesi doğru olmadığı gibi, hüküm kısmında birleştirilen Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/12 E. sayılı dosyası yerine hataen “2011/408 E.” yazılması, 16350 parsel sayılı taşınmaz kaydı aktif olduğu halde “eski” şeklinde belirtilmesi, 231 42... parsel sayılı taşınmazda kayıt maliki ...’in ve 231 42... parsel sayılı taşınmazda bir diğer ...’un unutulması, 231 42... , 10... parsel sayılı taşınmazların bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde 16350 parsel sayılı taşınmaz sınırlarında kalan B1 ile gösterilen kısımlarının da iptaline karar verildiği halde yalnızca 124 73... parsel sayılı taşınmaz sınırları içinde gibi yazılarak HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca infaza elverişli hüküm tesis edilmemesi doğru değildir.
Ne var ki, anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı Hazine, bir kısım davalılar vekili, davalı ...’in bir kısım mirasçıları ve fer'i müdahil İl Özel İdaresi’nin temyiz itirazlarının reddi ile, kamu düzeni gereğince re'sen, Mahkeme kararının, hükmün A fıkrasının ilk bendinde yer alan “Birleşen Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/408 Esas sayılı” ibaresi yerine “Birleştirilen Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/12 Esas sayılı” sayılı ibaresinin yazılmasına,
Hükmün A fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan “eski” ibaresinin hükümden çıkarılmasına,
Hükmün A/1 fıkrası a,b,c,d,e,f,g,h,ı,i,j,k ve l bentlerinde yer alan “tapu kaydının iptali ile ... adına arsa niteliği ile tapuya tesciline” ibarelerinin hükümden çıkarılmasına, yerlerine “tapu kaydının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine” ibarelerinin yazılmasına,
Hükmün A/1 fıkrasının ı, i, ve j bendinde yer alan “ve ... Mahallesinde bulunan 124 73... parsel (Eski Muttalıp Mahallesi 16355 parsel)” ibarelerinin hükümden çıkarılmasına yerlerine “16350 parsel ve 124 73... parsel (eski 16355)sayılı taşınmaz sınırlarında kalan” ibarelerinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi gereğince hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Karar başlığından ölü davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın mirasçıları yerine ölü kişilere yer verilmesi, fer'i müdahil ... Başkanlığının (veya İl Özel İdaresi) yazılmaması ve davalı ... mirasçıları vekille temsil edilmemelerine rağmen vekilleri varmış gibi yazılması doğru değil ise de belirtilen hususların mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu tespit edilerek yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmesine, Yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, Dosyanın Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.