Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2115 E. 2026/3562 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2115
- Karar No
- 2026/3562
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1326 E., 2025/1462 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/15 E., 2025/105 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmazsa tenkis ve bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; muris ...’in maliki olduğu 1 72... parsel sayılı taşınmazını mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalı oğlu ...’e temlik ettiğini, taşınmazda kat mülkiyeti kurulduğu, zemin katın ... tarafından murise ve ikinci katın kardeşi diğer davalı ...’ye aynı gün devredildiğini, devrilerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek 1 72... parselde 1. ve 2. kattaki taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline ve miras payı oranında adına tesciline, aksi halde saklı payın tenkisi ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş; 30.04.2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, davalı ... yönünden taşınmaz dava tarihinden önce 3. kişiye devredildiğinden davaya bedel olarak devam ettiğini bildirmiştir.
Davalı ... vekili; taşınmazın diğer davalıya bağış suretiyle devredildiğini, davalı kardeşinden arsa halinde satın alarak bağımsız bölümü kendisinin yaptığını, muvazaanın söz konusu olmadığını, davacının temliklerden haberdar olduğunu, hak düşürücü süre ve zamanaşımının geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, devrin bağış olması nedeniyle muris muvazaasının söz konusu olmayacağı, tenkis yönünden ise davacının damadı olan tanık...'nin yeminli beyanı gereğince saklı payının zedelendiğini murisin ölümünden önce öğrendiği, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bağış suretiyle yapılan temliklerde 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri olmadığı ve muris muvazaasına ilişkin iddianın dinlenemeyeceği, davalı ... kayıt maliki olmadığından kabulünün sonuç doğurmayacağı, 2 nolu bağımsız bölüm dava dışı Mustafa Boğa adına kayıtlı olduğundan bu taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil talebinin pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir ise de sonucu itibariyle asıl talep olan tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verildiği, tenkis talebinin ise 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris 1940 doğumlu ...’in 22.12.2016 tarihinde ölümü ile geride dava dışı eşi ... ile çocukları davacı kızı ..., davalı oğulları...ve...un mirasçı olarak kaldığı, dava konusu 1 72... parsel sayılı 2 41... miktarlı arsa nitelikli taşınmazın muris ... adına kayıtlı iken 04.09.1991 tarihinde davalı ...’a bağış suretiyle devredildiği, taşınmazda 14.04.2009 tarihinde kat mülkiyetine geçildiği, davalı ... adına kayıtlı 1, 2 ve 3 nolu mesken nitelikli bağımsız bölümlerden 1 nolu bağımsız bölümün muris ...’e, 3 nolu bağımsız bölümün davalı ...’ye 07.05.2009 tarihli satış akdi ile temlik edildiği, 2 nolu bağımsız bölümün ise 18.01.2013 tarihinde dava dışı Mustafa Boğa’ya satıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının davalı ...’ye yönelik temyiz itirazları yönünden; Hemen belirtilmelidir ki, temlikinin bağış suretiyle yapıldığı, geçerli işlemlerden olan bağış suretiyle yapılan temliklerde 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri olmadığı ve muris muvazaasına ilişkin iddianın dinlenemeyeceği, koşullarının varlığı halinde 4721 sayılı TMK'nın 5 60... . maddelerinde öngörülen tenkis davasına konu edilebileceği açık olup tapu iptali ve tescil isteğinin reddi ile terditli tenkis isteğinin hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik yoktur.
Davacının davalı ...’a yönelik temyiz itirazlarına gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesinde “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.” hükmüne ve aynı Kanun'un 308/1 maddesinde “Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir.”, 309/1, 2 maddesinde ise “Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir”, 310. maddesinde “Feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir”, 311. maddesinde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur” düzenlemelerine yer verilmiştir.
O halde, davacının dilekçelerin teatisi aşamasında davalı ... yönünden isteminin bedele ilişkin olduğunu bildirdiği, sonrasında davalı ...’un 16.05.2019 tarihli duruşmada davayı kabul ettiği gözetildiğinde, davacının bedel isteği yönünden davalı ...’un kabul beyanın değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacı vekilinin değinilen yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.