Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2654 E. 2026/3577 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2654
- Karar No
- 2026/3577
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1064 E., 2025/2486 K. İLK DERECE MAHKEMESİ:...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/444 E., 2024/76 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro çalışmaları sonucunda;...ili,... ilçesi, ... Mahallesi, 1 01... parsel sayılı taşınmaz, 22.11.2004 tarihinde davalı ... adına tespit edilmiş olup kadastro tutanağı, itiraz edilmemesi üzerine 11.04.2005 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacılar vekili; müvekkiller ile davalı ...’nin ortak murislerine ait olan 1 01... parsel numaralı taşınmazın mirasçılar yerine sadece davalı ... adına tescil edildiğini beyanla yolsuz tescile dayalı tapunun iptali ile müvekkilleri adına miras hissesi oranında tescilini, olmadığı takdirde bedeli karşılığı tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçeleriyle tapu iptali- tescil ve terditli talep olan tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro çalışması sonucunda, dava konusu...ili,... ilçesi, ... Mahallesi, 1 01... parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... adına tespit ve tescil edildiği, 07.10.2020 tarihinde taşınmazın diğer davalı ...'e satıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağının açıklandığı, bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği, somut olayda dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 11.03.2005 tarihinde kesinleştiği, davalılardan ...'nin halen tapuda malik olmadığı anlaşılmakla tapu iptali ve tescil istemi bakımından davalılardan ... yönünden pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmesinde, tazminat istemi bakımından ise dava tarihi ile tespit tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğundan bahisle davanın reddine dair hüküm tesisinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.