Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2130 E. 2026/2239 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2130
- Karar No
- 2026/2239
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/2130
KARAR NO:2026/2239
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:09/07/2026
NUMARASI:2026/588 Esas
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:10/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket tarafından mevzuata uygun olarak tahakkuk edilen faturaların davalı şirket tarafından ödenmemiş olması sebebi ile İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketçe işbu icra takibine yapılan haksız itiraz neticesinde takibin durduğunu, davalı şirketin icra takibine itirazı haksız olup davalarının kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini, İİK'nın 258/I. maddesinin ikinci cümlesi "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde olduğunu, yapılan işbu düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmadığını, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulmasının yeterli kabul edildiğini, ispatı gereken hususların tam olarak değil; kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterli olduğunu, ibrazı sağlanan son ödeme tarihi geçmiş faturalar ile ihtiyati haciz kararı için aranan yaklaşık ispat hususu taraflarınca sağlandığını, davalı/borçlu adına tahakkuk ettirilen faturaların, son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen ödenmemiş olduğunu, alacaklarının muaccel olduğunu, rehin ile de temin edilmediğini, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye gireceğini, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğunu, hüküm ve icra takibi kesinleşinceye kadar, hukuki güvence kapsamında, borçlunun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için İİK 257. Maddesinin şartları gereği ihtiyati haciz talep etme zaruretin hâsıl olduğunu, dosyanın bir kül halinde değerlendirildiğinde, borcun muaccel olduğuna ve yaklaşık ispat şartı yerine getirildiğine yönelik herhangi bir şüphe bulunmamakla birlikte alacaklarının miktarı da göz önüne alındığında davalı tarafın borçtan kurtulma maksadıyla mal kaçırma, adres değiştirme ve kaçma ihtimaline karşın, hüküm kesinleşinceye kadar İİK m. 257 vd. maddeleri uyarınca hukuki güvence kapsamında ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkeme, talep konusu konusu alacağın tek taraflı düzenlenen faturaya dayalı olması sebebiyle, davalının bu faturanın aksini ispat imkanı olup, elektrik kullanımının tespitinin de yargılama gerektirdiği, abonelik sözleşmesi sunulmadığından bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun varlığına kanaat oluşturacak bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından, talebe göre İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile;
"1-İhtiyati haciz talebinin tümden reddine" ilişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde istinafı kabil olarak 09/07/2026 tarihinde karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; "yaklaşık ispat" koşulu gerçekleştirilmiş olup yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin İstanbul ili Avrupa Yakasının hem görevli tedarik şirketi hem de lisanslı tedarik şirketi olarak faaliyet göstermekte olup dava konusu faturaların son kaynak tedariki kapsamında mevzuata uygun olarak tahakkuk ettirildiğini, davaya konu olan fatura, müvekkili şirketin Son Kaynak Tedarikçisi sıfatıyla düzenlediği bir fatura olduğunu,bu statü, Enerji Piyasası Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde belirlenen özel bir durum olduğundan Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT), Serbest piyasadan elektrik almayı tercih eden ve aylık tüketimi belirli bir kilowatt saat (kWh) eşiğinin üzerinde olan tüketiciler, mevcut tedarikçileriyle olan anlaşmalarını sonlandırdıklarında veya yeni bir tedarikçi ile anlaşma yapamadıklarında, otomatik olarak bölgenin görevli tedarik şirketinin "Son Kaynak Tedarikçisi" hizmetine tabi olduklarını,bu hizmet, tüketicinin elektriksiz kalmasını önlemek amacıyla kurulmuş bir mekanizma olduğunu, hizmetin fiyatlandırması, Ulusal Tarife'den farklı olarak, toptan elektrik piyasası fiyatları (PTF - Piyasa Takas Fiyatı) ve sistem marjları gibi değişkenlere bağlı olarak hesaplandığını,bu hesaplamanın ... tarafından yayımlanan formüllerle yapıldığını,bu metot ile de görüldüğü üzere hesaplamaya esas alınan birim fiyatlar piyasa fiyatlarına dayalı olarak tespit edildiğini,bu birim fiyatlar ile davalının kullanımında bulunan 2218911000 tesisat numaralı sayaç için 28/02/2025-31/03/2025 tarihleri arasındaki 31 gün için 441.010-TL,31/03/2025-30/04/2025 tarihleri arasındaki 30 gün için 449.925-TL, 30/04/2025-31/05/2025 tarihleri arasındaki 31 gün için 418.240-TL ve 31/05/2025-02/07/2025 tarihleri arasındaki 32 gün için ise 374.875-TL fatura tanzim edildiğini,söz konusu 441.010-TL bedelli faturadan 114,069.67-TL güvence bedeli mahsup edilmiş olup işbu faturalar ... kapsamında belirtilen formüller ile hesaplandığını,ihtiyati haciz için yaklaşık ispatın sağlandığını, dava konusu faturaların son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen ödenmemiş olması ile borcun muaccel olduğuna yönelik yaklaşık ispat şartının fazlasıyla yerine getirildiğine ilişkin herhangi bir şüphe bulunmamakla birlikte alacağın miktarı da göz önüne alındığında davalı tarafın borçtan kurtulma maksadıyla mal kaçırma, adres değiştirme ve kaçma ihtimaline karşın, hüküm ve icra takibi kesinleşinceye kadar İİK m. 257 vd. maddeleri uyarınca hukuki güvence kapsamında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece talebimizin reddine dair verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,ödenmeyen son kaynak tedarik bedelinin tahsiline ilişkin yapılan takibe karşı itirazın ipali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Talep, abonelik gereği verilen enerji bedeli karşılığı düzenlenen fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle bu alacak için ihtiyati haciz talebine ilişkindir.İİK'nun İhtiyati haciz şartları başlıklı 257.maddesinde ;"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." hükmüne yer verilmiştir.İİK.nun 257. maddesinde düzenlenen "İhtiyati haciz şartları" düzenlenmiştir. Bu hükme göre, müeccel bir alacak için kural olarak ihtiyati haciz istenemez.İstenebilmesi için, alacaklının alacağını vadesinde alabilmesinin ciddi bir şekilde tehlikeye düştüğüne veya düşmekte olduğuna delalet edecek hallerin varlığı şarttır. Bu haller İİK 257/2 maddesinde sayılmış olup, vadesi gelmemiş borçtan dolayı, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa; borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu nedenlerden birinin bulunması halinde ihtiyati haciz istenebilir.İİK 258. maddesine göre, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında kanaat getirecek delil göstermeye mecburdur. Alacağın varlığını muayyen bir ihtimal dahilinde gösteren vakıaların ispat edilmesi yeterlidir.Somut olayda, talep eden tarafça dosyaya sunulan fatura dikkate alındığında,davacının aboneliği gereği verilen enerji bedelleri yönünden düzenlenen faturaların tahsili için ihtiyati haciz talep edildiği,talebe konu faturaların normal kullanım faturaları olduğu ve ödenmediği, alacağın rehinle temin edilmediği, yaklaşık ispata yönelik şartlar ile diğer ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu,davalının sözleşmeye itirazının bulunmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince talep edilen toplam fatura tutarının talebe konu kısmına dair tamamı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden ara hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf talebinin kabulü ile mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının kararının HMK 353/1-b-2 madde gereği kaldırılmasıyla yeniden;
1-İhtiyati haciz isteyenin talebi yerinde görüldüğünden talebin kabulüne, İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... sayılı takip dayanağı faturalarla ilgili olarak asıl alacak miktarı olan 1.569.980,33 TL ile sınırlı olmak üzere ve bu ihtiyati haciz işleminden dolayı borçlu ve 3. şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık,alacağın %15'i oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu talep eden tarafça (kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde ) dosyaya sunulmak kaydıyla, bu miktarla sınırlı olmak üzere, davalının menkul ve gayrimenkul malları ,3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine kayden ihtiyati haciz konulmasına,
2-Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, teminat yatırıldığında ihtiyati haciz kararından bir suretinin infazı için talep eden davacı tarafa verilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/09/2026