Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2482 E. 2026/3563 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2482
- Karar No
- 2026/3563
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1088 E., 2024/455 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/222 E., 2023/166 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, Yargıtay Hukuk İş bölümü İnceleme Kurulu’nun 26.03.2026 tarihli kararına göre kadastro öncesi hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, ... ili, ...ilçesi,...köyünde kain ve 16.06.1979 tarihli 15 sayılı tapu uyarınca kayıtlı bulunan 29.4 50... 'lik alanın babası...oğlu ... ile ... oğlu...a ait olduğunu, babası ...'ın 1984 yılında ölümü ile birlikte mirasçılarına intikal eden taşınmazın abisi davalı ... tarafından kullanıldığını,...Fabrikası tarafından hazırlanan çay cüzdanı bulunan taşınmazın dilekçe ekindeki çaylık tespit formunda da üretici olarak kendisinin yazıldığını, davalı abisi ...’in paydaş...ın bir kısım payını satın aldığını, babası ...'a ait payda miras hakları bulunmasına rağmen davalı abisi ...'ın arazinin bir kısmını kendi adına, bir kısmını ise davalılar ..., ...ve...adına yazdırdığını, satış işlemleri nedeniyle davalı abisinin...dan satın aldığı payının azaldığını, muristen kalan taşınmazın bir kısmının da kadastro esnasında orman olarak tescil edildiğini, murisin terekesi üzerinde saklı payının bulunduğunu ve davalılar tarafından bu payın ihlal edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptaline, taşınmaz payının tenkisine ve miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiş, davacının talebini açıklamasına ilişkin 09.10.2020 tarihli beyan dilekçesinde; talebin dava konusu 1 05... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına hükmen tesciline karar verilen bölümü ile 1 56... parsel sayılı taşınmazın muris ...'ın taşınmazları olması nedeniyle Kadastro Kanunu’ndan kaynaklı miras payı oranında tapu iptali ve tescil davası olduğu belirtilip 1 parsele ilişkin Orman Genel Müdürlüğü ve Hazinenin davaya dahil edilmesini istemiş, Mahkemece 12.02.2021 tarihli duruşmada 1 51... , 4, 5, 6 ve 7 parsel ile 1 05... parsele ilişkin davanın tefriki ile başka bir esasa kaydına, dosyanın 1 56... parsel yönünden devamına karar verilmiştir.
Davalı; davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. madde hükmüne göre süresinde açılmadığını, tenkis yönünden muris ...'ın vefat tarihi 1984 olduğu dikkate alındığında hak düşürücü sürenin geçtiğini, muristen kalan Egeköyü ve...köyünde bulunan taşınmazların murisin vefatından yaklaşık 1-2 yıl sonra taksim edildiğini, yapılan harici ve rızai taksime göre dava dava konusu taşınmazların kendisine, dava dışı olan başka taşınmazların ise davacı ve diğer mirasçılara kaldığını, 04.03.1976 tarihli gayrimenkul satış senedi başlıklı evrak ile ... oğlu...den ve 08.12.1983 tarihli senet ile ...'dan taşınmaz satın aldığını ve tapu kayıtlarında yine ... adına kayıtlı olan Kabalos mevkiinde bulunan tapuda cilt no: 30, Sahife no: 90, Sıra no: 2 ile kayıtlı olan taşınmazdaki ...'ın 1/2 payından 10000/14725 payını satın aldığını, kendisine ait olan taşınmazın bir kısmının dava konusu 1 56... parsel olarak adına tespit ve tescil dildiğini, diğer kısımların ise 1 05... orman parseli içerisinde kaldığını, taksimde kardeşi İlhami Dalman'a çay bahçesi kalması amacıyla bir kısım yer gösterdiğini, muris ...'dan intikal eden taşınmazlardaki el birliği mülkiyetinin taksim ile sona erdiğini, 30 yılı aşkın süredir herkesin kendi yerini kullandığını, davacının dava dışı Ege köye ilişkin çay evrakını sunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli 2022/74 Esas, 2022/126 Karar sayılı kararı ile; 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre 13.03.2020 tarihi ile hak düşürücü sürenin dolduğu 27.05.2020 tarihi arasındaki 76 günlük dönemde hak düşürücü sürenin işlemesinin durduğu, ... hak düşürücü sürenin 15.06.2020 tarihinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam ettiği, 15.06.2020 tarihinin üzerine 76 günlük durma süresi eklendiğinde, eldeki davanın açıldığı 13.08.2020 tarihi itibariyle on yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı gerekçesiyle karar kaldırılmış, Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile, kadastro öncesi yapılan rızai taksim sonucunda dava konusu taşınmazın murise ait olan bakiye 1/2 payının da davalıya kaldığı, davacının dava konusu taşınmazda mevcut miras payının kalmadığı, taşınmazın kadastro tespitinde müstakilen davalı adına tespitinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın davalının kullanımında olduğu, davacı adına da murisinden intikal eden taşınmazlar olduğu, taşınmazın devamı niteliğinde olduğu ileri sürülen komşu 1 05... sayılı orman parseli içerisinde bulunan taşımaz bölümü yönünden davalı tarafından "satın alma, ırsen intikal, taksim ve eklemeli zilyetliğe" dayanarak adına tescil istemi ile açılan davada Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2022/7666 Esas, 2023/5686 Karar sayılı ilamında davalının taksim iddiasını ayrıca bozma sebebi yapmadığı, davalının taksim iddiasının doğrulandığı gerekçesiyle istinaf başvurunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince kararın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu ... ili, ...ilçesi,...köyünde kain 1 56... parsel sayılı 95, 33... miktarlı çay bahçesi nitelikli taşınmazın kadastro çalışmalarında senetsizden irsen intikal ve taksimen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinden davalı ... adına tespit edildiği, tespite askı ilanı süresinde itiraz edilmediğinden 28.05.2010 tarihinde kesinleştiği, dosya arasına Yeşilköy, Kabalos mevki Kasım 19 76... nolu sınırları belirtilen tapu kaydına göre 34.2 50... miktarlı tarla’nın 1/ 2’şer payla...oğlu ... ve ... adına senetsizden Görele Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.09.19 76... /443 Esas, 1976/470 Karar sayılı kararı ile tescil edildiği ve ekinde haritasının bulunduğu, tapu kaydının ifraz ile Haziran 19 79... ve 15 nolu tapu kayıtlarına gittiği, 15 nolu tapu kaydının 48 00... miktarlı tarla olup bahsi geçen kayıt maliki tarafından ... oğlu...a satışından tescil edildiği, onun da Kasım 19 79... nolu tapu kaydı ile 48 00... miktarlı tarlasından ½ payını ... ...’a sattığı ve Eylül 19 80... nolu tapu kaydı ile kalan ½ payı da ... ...’na satış ile devrettiği, dava konusu taşınmaza komşu 1 56... parsel sayılı 2.443, 70... miktarlı fındık bahçesi nitelikli taşınmazın kadastro çalışmalarında bahsi geçen 12... nolu tapu kayıtları uygulanmak suretiyle tamamının ... ... adına tespit ve tescil edildiği, kök tapu kaydından ifraz ile oluşan 15... .4 50... miktarlı tarlanın ise ½ pay sahibi ...’ın Mayıs 19 84... nolu tapu kaydı ile payının 14725 hisse kabul edilerek 1000/14725 payını davalı ...’a sattığı, tapu kayıtlarının revizyon görmediğinin bildirildiği, dosya arasına alınan fen bilirkişi raporunda Haziran 19 79... nolu tapu kaydının dava konusu 1 56... parsel ile birlikte geniş bir alanı kapsadığı, davalı tarafından sunulan satış senetlerinde bahsi geçen yerlerin de komşu 1 05... parsel sayılı orman içinde kaldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın tarafların babası ...’dan intikal ettiği, buna ilişkin tapu kaydı bulunduğu ve mirasçılar arasında taksim yapıldığı kabul edilerek sonuca gidilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar vermek için yeterli olduğu söylenemez. Şöyle ki, UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kaydına göre muris ...’ın 30.12.1984 tarihinde öldüğü, geride davacı, davalı ile dava dışı......ve ...’nin mirasçı olarak kaldığı, ... dışındaki mirasçılara ilişkin bir takım tapu kayıtlarının dosya arasına alındığı, mirasçı ...’ye dair beyanda bulunulmadığı gibi, kök tapu kaydının oluşumuna ilişkin Görele Asliye Hukuk Mahkemesinin 1975/443 Esas sayılı dosyasının dosya arasına alınmadığı, dava konusu taşınmazın davalı tarafından 3. kişilerden satın almak suretiyle mi edinildiği, davalının babasından kalan kısımda mı kalıp kalmadığının yeterince incelenmediği, ... ve kardeşi İlhami(birleştirilen) tarafından benzer iddia ile açılan 1 05... parsele ilişkin Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/458 Esas (eski 2018/59) sayılı dava dosyası da değerlendirilmeksizin sonuca gidildiği görülmektedir.
Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde yer alan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2022/7666E. sayılı dosyasında davacı ...(...oğlu)’ın eldeki davada davalı ...(... oğlu) olmadığı anlaşılmakla, taksim iddiasının doğrulandığına ilişkin kabulün yerinde bulunmadığı da açıktır.
Hal böyle olunca; öncelikle Görele Asliye Hukuk Mahkemesinin 1975/443 Esas sayılı dosyasının titizlikle aranarak teminin sağlanması suretiyle mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ve 3 kişilik uzman harita mühendisi bilirkişi aracılığıyla ile yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında davacının dayanağı tapu kaydına esas alınan tescil ilamı ve haritası teknik bilirkişi aracılığı ile zemine uygulanarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca kapsamı haritasına göre belirlenmeli; teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtları ile davalı tarafından sunulan gayrimenkul satış senetleri kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir krokili ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın kime ait olduğu, kim tarafından ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; beyanlar arasında oluşacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; uygulamanın sonucuna göre dava konusu yerin muris ...’dan intikal eden kısımda kaldığının tespiti halinde ise usulüne uygun olarak tüm mirasçıları kapsar şekilde taksim yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı vekilinin değinilen yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının yatırana iadesine, Dosyanın Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.