Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1720 E. 2026/3383 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1720
Karar No
2026/3383
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/19 E., 2025/151 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro çalışmaları sonucu, ...li, ...ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 2 26... ; 2 38... ; 3 20... ; 3 31... parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı vekili; ...li, ...ilçesi, ... Mahallesinde yer alan dava konusu 2 26... ; 2 38... ; 3 20... ; 2 21... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmalarında davalı adına tespit ve tescil edildiğini ancak murisleri ... ...'tan intikal ettiğini, taksime tabi tutulmadığını, diğer mirasçıların miras haklarından mahrum edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, bilahare 2 21... parsele ilişkin maddi hata yapıldığını, taşınmazın 321 ada olduğunu bildirmiş, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine ... tereke temsilcisi olarak atanmak suretiyle tereke temsilcisi tarafından davaya devam edilmiştir.

Davalı vekili; dava konusu 2 21... parsel sayılı taşınmazın davalıya ait olmadığını, dava konusu diğer taşınmazların ise 16.06.1983 tarihli noterde yapılan düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi gereğince davalıya temlik edildiğini, 17.06.1983 tarihinde tapuda temlikin gerçekleştiğini, sözleşme tarihinden beri davalının mülkiyetinde olduğunu, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ispatlanamayan davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; ön inceleme duruşmasında davanın hukuki sebebinin tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmediği, gerekçeli kararda da kadastro öncesi hukuki sebep yanında ölünceye kadar bakma akdinden söz edildiği, kararın temyizinde ise davacı tarafından muris muvazaasından bahsedildiğine değinilerek öncelikle davanın hukuki sebebinin açıkça belirlenmesi, bundan sonra belirlenen hukuki sebep çerçevesinde taraf delilleri toplanıp tüm dosya içeriği ile birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde HMK madde 31 gereğince davacıya açıklama yapması için süre verildiği, ancak davacının herhangi bir açıklama yapmadığı, dava konusu taşınmazların muris ... ...'tan kaldığı, taşınmazları kendisine bakan ve nüfus kayıtlarına göre oğlu davalı ...'a ölünceye kadar bakma sözleşmesine binaen devrettiğinin keşif sırasında taşınmaz başında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşıldığı, kadastro çalışmaları sırasında zilyetliği davalının elinde bulunan bu taşınmazların malik sıfatıyla davalı adına yazıldığı, taşınmazların müşterek olarak kullanıldığı veya muristen kaldığı ve davacının miras payı oranında dava konusu taşınmazlarda hakkı olduğunu ispatlamaya yönelik olarak sunulan başka bir delil bulunmadığı; ölünceye kadar bakma sözleşmesinin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı yapıldığı iddiası değerlendirilse bile, dava konusu taşınmazların öncesinde tapusuz olduğu, kadastro tespit tutanaklarına göre senetsizden davalı adına tespit ve tescil edildiği, taşınmazlar davalı adına senetsizden tespit gördüğünden 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna, bozma kararının gereklerine uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1720, K. 2026/3383, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-1720-e-2026-3383-k-a90c727b360c