Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5026 E. 2026/4373 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5026
Karar No
2026/4373
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1087 E., 2025/770 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/125 E., 2022/73 K.

Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Asıl ve birleştirilen dava davacılar; muris ...'ün asıl davada 1 02... parsel sayılı taşınmazın ½ payını ve birleştirilen davada 33 26... parselde bulunan 1 nolu bağımsız bölümdeki payını ölünceye kadar bakma akdiyle küçük kızı davalı ...'a temlik ettiğini, devrin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tecile karar verilmesini istemişlerdir. Asıl ve birleştilen davada davalı; ölünceye kadar bakım akdi gereklerine yerine getirdiğini, murise uzun bir süre iyi bir şekilde bakıldığını, davalıların hiç ilgilenmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli 2015/130 E., 2017/386 K. sayılı davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacılar ve vekalet ücreti yönünden davalı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 22.04.2021 tarihli kararı ile, İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/147 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle karar kaldırılmış, İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli 2015/147 E. sayılı 2017/531 K. sayılı davanın reddine ilişkin kararının davacılar vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 11.07.2018 tarihli karar ile vekaletname eksiklerinin tamamlanması ve kabule göre de Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/130E sayılı dosyasının beklenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılması üzerine 2018/450E. sayıya kaydı yapılan dosyasının eldeki dava ile 29.11.2021 tarihli kararla birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin amacının mirasçıdan mal kaçırmak değil ölünceye kadar bakıp gözetme olduğu, temliki işlemin ivaz karşılığı ve ivazın da bakım borcu olduğu, bakım borcunun da davalı tarafından yerine getirildiği, devrin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların, murisin ilk evliliğinden olan çocukları, davalının ise murisin ikinci eşi ...'den olan kızı olduğu, temlik edilen mal varlığının makul sınırda kalmadığı, bir tanesini devretme imkanı var iken muris adına kayıtlı iki taşınmazdaki hisselerinin de ölünceye kadar bakma akdi konusu yapıldığı,geriye muris adına kayıtlı malvarlığının bulunmadığı, taşınmazların diğer 1/2 paylarının da murisin eşi davalının annesi ... adına kayıtlı olduğu, taşınmazların tamamının davalıya devrinin amaçlandığı, devirlerin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.2 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R- Hemen belirtilmelidir ki; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Ayrıca, pay oranında açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin davalıdan talep edebileceği payına isabet eden değer olacağı; öte yandan, davaların birleştirilse de bağımsız dava olma özelliklerini koruyacakları kuşkusuzdur.

Öte yandan; HMK'nın Ek madde 1/2 hükmünde "200. ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.

Dosya içeriğine göre, birleştirilen dava konusu 33 26... parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 nolu bağımsız bölümün muris Kadri tarafından temlike konu ½ payının dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değeri 75.000,00 TL olup davacıların her birinin 1/4 miras payına isabet eden kısmının 18.750,00 TL olduğu, belirlenen değerin her birinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7550 sayılı Yasa'nın 20/2. maddesi ile değişik ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince dava tarihi (2015) itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 25.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin birleştirilen davaya yönelik temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm kısmında murisin mirasçılık belgesinin “06.04.2015” tarihli olmasına rağmen “06.04.2025” şeklinde yazılmasının maddi hata olarak değerlendirilmiş olmasına göre temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 4.738,67 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5026, K. 2026/4373, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5026-e-2026-4373-k-8533926437ce