Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1493 E. 2026/3946 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1493
Karar No
2026/3946
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/59 E., 2025/2551 K. DAVA TARİHİ : 20.09.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : ........(....) Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/176 E., 2023/280 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hükmedilen ve temyize konu edilen toplam miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait maden ocağında çalışmakta iken emeklilik suretiyle iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, davalı tarafça bir kısım kıdem tazminatı ödemesi yapılmış ise de ödemenin eksik olduğunu, ayrıca son ücret ödemesinin de eksik yapıldığını, işyerinde günlük 8 saat çalışma yapıldığını, 2022 yılı teftiş raporu ile de müvekkilinin işyerinde fazla çalışma yaptığının tespit edildiğini, söz konusu çalışmaların karşılığı ödenmediği gibi müvekkiline aylık 120,00 TL yol yardımı ödenmesine rağmen aynı yerde çalışan ve hemen hemen aynı işi yapan mühendislere 400,00 TL yol yardımı ödendiğini ileri sürerek bakiye kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma ücreti ile yol yardımı farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, buna rağmen müvekkili Şirket tarafından kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, davacı tarafın çalışma saatlerine ilişkin beyanları ve iddiaları asılsız olup işyerinde haftalık 37,5 saat çalışma yapıldığını, imzalı ücret bordroları dikkate alındığında davacının ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını, yol yardımı talebinin de hukuki dayanağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işyerinde kamyon şoförü olarak çalıştığı, emeklilik sebebiyle işten ayrıldığı ve kendisine yaşlılık aylığının da bağlandığı, davacıya son ücretinin zamlı ücret üzerinden ödenmesi gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın yapılan ücret ve kıdem tazminatı ödemelerinin eksik olduğu, davacı işçinin diğer talebi fazla çalışma alacağı talebine ilişkin olup davacı taraf dava dilekçesinde fazla çalışma iddiasını tanık beyanıyla ispatlayacağını beyan etmiş; ancak müfettiş raporuna açıkça dayanılmamış; bu hâliyle dinlenen tanık anlatımlarına göre davacı işçinin fazla çalışma yaptığını ispatlayamadığı kabul edilmekle bu yöndeki talebinin reddi gerektiği; diğer yandan dinlenilen tanık beyanlarına göre yol ücretinin elden yapıldığı, davalı tanıklarının da söz konusu yardımın miktarının belirlenmesinde tek kıstasın çalışanın geldiği mesafe olduğunu beyan ettikleri; ayrıca davacı tanıklarının mühendislerin daha fazla yol ücreti aldığına dair beyanda bulunmadıkları dikkate alındığında davacı tarafın bu yöndeki iddiasını ispatlayamadığı kabulü ile bakiye kıdem tazminatı ve ücret alacaklarının kabulüne; diğer taleplerin reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zamlı ücret dikkate alınmaksızın yapılan ödemeler nedeniyle davacının bakiye kıdem tazminatı ve ücret alacaklarının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu; UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede müfettiş raporunun iptali ile ilgili açılan davanın usulden reddine karar verildiği; davacının işyerinde kamyon şoförü olarak çalıştığı dikkate alındığında ve dinlenen tanık anlatımlarına göre davacı işçinin fazla çalışma yaptığını ve ayrıca yol yardımı alacağına hak kazandığını ispatlayamadığı kabul edilmekle fazla çalışma ücreti ile yol yardımı farkı alacağının reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. İşyerindeki içtima saatleri dikkate alındığında müvekkilinin haftalık 42 saat çalışma yaptığını, maden işyerinde haftalık 37,5 saati geçen çalışmaların fazla çalışma olarak hüküm altına alınması gerektiğini, b. Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ...... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce yapılan inceleme sonrası düzenlenen 14.12.2022 tarihli yazı ile 01.02.2021-05.04.2022 tarihlerini kapsayacak şekilde yapılan teftiş sonrası müvekkilin 8.568,15 TL tutarında fazla çalışma alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, davalı tarafça iş müfettişi raporu ile işçiler adına çıkan fazla çalışma ücretlerinin işçilere ödendiği; ancak müvekkiline ödenmediğini, yine iş müfettişi raporu doğrultusunda çalışma saatlerinde de değişiklik yapıldığını, buna rağmen fazla çalışma ücreti alacağının reddinin hatalı olduğunu, c. Yol ücreti hususunda eksik inceleme yapıldığını, işçiler ile mühendislere ödenen yol paraları arasında eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edecek nitelikte farklılık bulunduğunu, söz konusu alacağın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fazla çalışma ücreti ile yol yardımı farkı alacaklarının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; A. Davalı Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine, B. Davacı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1493, K. 2026/3946, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1493-e-2026-3946-k-50dabb4b410c