Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6225 E. 2026/4372 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6225
Karar No
2026/4372
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3673 E., 2025/1393 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/146 E., 2022/250 K.

Asıl ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar; muris ...'ın maliki olduğu 6 68... parselde bulunan 3 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazı satış suretiyle dava dışı ...'a devrettiğini, onun da davalı ...'a temlik ettiğini, devrilerin mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Asıl ve birleştirilen davalarda davalı; muris tarafından dava konusu taşınmazın ticari amaçlı olarak satışa çıkartıldığını, satış bedelinin ödendiğini, aynı yerdeki başka bir dairesini de 3. kişiye sattığını, dava dışı ... ...’in ekonomik sıkıntılar sebebiyle dava konusu taşınmazı satılığa çıkarttığını, babası... ...’ın söz konusu evde oturması ve evin başka bir kişiye satılmasını istememesi sebebiyle taşınmazı satın aldığını, alım gücü olduğunu, bedeli ödemek için kredi kullandığını ve 105.000,00 TL’yi satıcıya havale ettiğini, kredileri halen ödediğini, evlenince eşi ile daha modern bir eve taşındıklarını, halen annesi ve babasının taşınmazda oturduğunu, dava dışı ... ile arasında husumet bulunduğunu, murisin başka taşınmazları da olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri ile tapuda gösterilen bedel arasındaki fahiş fark bulunması, tanık beyanları, devirler arasında arasında çok kısa bir süre bulunması, murisin oğlu davalının babası olan...’in taşınmaz el değiştirmiş olmasına rağmen sürekli olarak dava konusu taşınmazda ikamet etmeye devam etmesi, murise bedel ödendiğine ilişkin kayda rastlanmadığı, davalı tarafından satın alındıktan bir gün sonra araç almasına rağmen taşınmazı alabilmek için kredi çekilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, devirlerin diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, temlikin 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında ve hükmün kuruluş biçiminde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R- Hemen belirtilmelidir ki; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Ayrıca, pay oranında açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin davalıdan talep edebileceği payına isabet eden değer olacağı; öte yandan, davaların birleştirilse de bağımsız dava olma özelliklerini koruyacakları kuşkusuzdur.

Öte yandan; HMK'nın Ek madde 1/2 hükmünde "200. ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.

Dosya içeriğine göre, birleştirilen 2021/376 E. sayılı davada, dava konusu 6 68... parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 nolu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değeri 725.00,00 TL olup, davacıların her birinin 1/18 miras payına isabet eden kısmının 40.277,78 TL olduğu, belirlenen değerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7550 sayılı Yasa'nın 20/2. maddesi ile değişik ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince dava tarihi (30.09.2021) itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, birleştirilen 2021/376 Esas sayılı davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE,

Asıl ve birleştirilen 2021/397 Esas sayılı davada davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle dosyanın asıl, birleştirilen 2021/376 E. sayılı ve birleştirilen 2021/397 E. sayılı davalardan oluşmasına rağmen karar başlığında asıl ve birleştirilen davalar yönünden ayrım yapılmaması, birleştirilen 2021/376 E. sayılı davada davacı ...’ın karar başlığında mirasçı şeklinde yazılması (bu hususun Bölge Adliye Mahkemesince eleştirilmiş olmasına rağmen düzeltilmediği), Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında, birleştirilen 2021/397 E. sayılı davada davacı ...’ın 19.10.2022 tarihinde ölmesine rağmen ölü olduğu belirtilmeksizin yer verilmesi ile karar içeriğinde asıl ve birleştirilen davalardan bahsedilmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararının özetinde yalnızca asıl ve birleştirilen 2021/376 E. sayılı davaya ilişkin hükme yer verilmesi ve istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin hükümde asıl ve birleştirilen davalar yönünden ayrım yapılmaksızın asıl dava değeri üzerinden harç tahsil edilmesi doğru değil ise de bahsi geçen hususlar mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak tespit edilip yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiş olmasına göre temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye onama harçlarının ve temyiz başvuru harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen 2021/397 E. sayılı davada davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6225, K. 2026/4372, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6225-e-2026-4372-k-508436c853b9