Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1483 E. 2026/3944 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1483
- Karar No
- 2026/3944
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1284 E., 2025/2494 K. DAVA TARİHİ : 13.10.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/689 E., 2024/311 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.12.2013-31.01.2019 tarihleri arasında davalı Site Yönetimi nezdinde apartman görevlisi olarak çalıştığını, belirtilen tarih itibarıyla bir kısım işçilik alacaklarına ilişkin ödeme yapılarak çıkışının verildiğini, davalı Site Yönetimi tarafından bu tarihten itibaren müvekkilinin eşinin sigortalı olarak işe başlatıldığını, kendisinin sigortasının da yeniden yapılacağını bildirdiklerini, 31.01.2019-29.08.2022 tarihleri arasında müvekkilince aynı şekilde çalışmanın sürdürülmesine rağmen ücretinin ödenmediğini, sigorta bildiriminin yapılmadığını, iş sözleşmesinin müvekkilince haklı nedenle feshedildiğini, Sitenin iki blok ve 60 daireden oluştuğunu, müvekkilinin sabah ve akşam servisi ile çöp toplama, tamir, tadilat, bahçe düzenleme, onarım işlerini yaptığını, dolayısıyla haftalık 45 saatin üzerinde çalışmaları bulunduğunu, ayrıca resmî bayramlarda da çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini beyan ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, ücret ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında 31.01.2019 sonrasında bir iş ilişkisi bulunmadığını, davacının 2019 yılı Ocak ayı başlarında o zamanki Site Yönetimiyle görüşerek kendisinin prim gün sayısını doldurduğunu, emeklilik yaşını doldurmayı beklediğini, eşinin sigorta girişinin yapılması hâlinde eşinin kapıcılık faaliyetine devam edebileceğini, kendisinin de kapıcılık faaliyetlerinde eşine yardımcı olacağını Yönetime bildirdiğini, davacının talebi makul karşılanarak 02.02.2019 tarihi itibarıyla davacının eşinin işe başlatıldığını, ödemelerin ve sigorta bildirimlerinin bu kişi lehine eksiksiz yapıldığını, davacının faaliyetlerinin eşine yardım niteliğinde olduğunu, davacının davalı Sitede 3 yıl 7 ay süresince hiç ücret almadan kapıcılık faaliyetinde bulunduğu iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının emekli olduktan sonra eşinin emekli olması için sigorta bildirimlerini eşinin üzerinden yapılmasını talep ettiği, Site Yönetiminin bu teklifi kabul ettiği, davacının emekli olduktan sonrada fiilen kapıcı olarak çalışmaya devam ettiği, davacının eşinin davacıya yardım niteliğindeki eylemlerinin fiilî çalışma kabul edilmeyeceği değerlendirilerek davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının kabulüne; diğer taleplerin reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 12.12.2013-31.01.2019 döneminde kapıcılık sözleşmesinin davalı ile davacı arasında, devamında ise davacının eşi ile yapıldığı hususunun tarafların kabulünde olduğu, ... Kurumu (SGK) kayıtlarının da bu yönde olduğu, davacı asılın duruşma beyanına göre söz konusu uygulamanın davacının isteği doğrultusunda gerçekleştiği, davalı tarafça 31.01.2019 tarihine kadarki döneme ait hakların davacıya, bu tarihten sonraki döneme ait hakların ise davacının eşine ödendiğinin savunulup banka kayıtlarının sunulduğu, davacının eşinin SGK'ya bildirilen sigortalılığının iptal edilmediği, bir kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak iddia edemeyecek olması ve resmî kurum kayıtları dikkate alınmadan davacının her iki dönemde kapıcılık yaptığı sonucuna varılmasının hatalı olduğu, davanın tümden reddi gerektiği; ayrıca kabule göre de davacının talep ettiği döneme ait eşine yapılan ödemelerin değerlendirilmemesinin isabetsiz olduğu gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin fiilen çalıştığı hususunun Whatsapp kayıtları, tanık anlatımları ve bilirkişi raporu ile sabit hâle gelmesine rağmen davanın reddinin hatalı olduğunu, 2. Sitede çok fazla iş yükü olması ve Site alanının büyük olması sebebiyle bir tane site görevlisinin çalışmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 3. Davacının duruşma beyanının Bölge Adliye Mahkemesince hatalı şekilde yorumlandığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 31.01.2019-29.08.2022 tarihleri arasında davacının davalı nezdinde çalışmasının bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak talep konusu tazminat ve alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.