Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1481 E. 2026/3945 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1481
- Karar No
- 2026/3945
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1938 E., 2025/2532 K. DAVA TARİHİ : 18.02.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/118 E., 2024/374 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2001 yılına kadar geçici olarak mevsimlik işçi statüsünde Köy Hizmetleri Müdürlüğünde çalıştığını, işe başladığı tarihten itibaren ... Sendikasına üye olduğunu, 2001 yılında daimi işçi statüsüne geçirildiğini ancak kadrolu işçi statüsüne geçirilirken geçici işçilikte geçen kıdeminin dikkate alınmadığını, 2005 yılında Köy Hizmetleri Müdürlüğünün kapatılması ile tüm hak ve alacaklarının ... İl Özel İdaresine devredildiğini, geçici işçilikten daimi statüye geçerken önceki hizmetleri dikkate alınarak intibak yapılması gerekirken bu şekilde uygulama yapılmaması sebebiyle emsal işçilere göre eksik ücret aldığını, ayrıca müvekkilinin işe girdiği tarihten itibaren fiilen temizlik işçisi olarak çalışmasına rağmen düz işçi kadrosunda gösterildiğini, bu durumların adalet ve eşit davranma ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek davacının kadrolu işçi statüsüne intibak işlemlerinin yanlış olduğunun tespiti ile olması gereken derece kademesi belirlenerek davalı tarafından yapılan intibakın yanlış olduğunun tespitine, davacının en başından beri temizlik işçisi olduğunun tespiti ile ücret farkı, yıpranma prim farkı, ilave tediye farkı, sözleşme ilave tediye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının intibak işlemlerinin ve intibak ödemelerinin yapıldığını, davacının 2010 yılında Tez ... üyeliğinden ... Sendikasına üyeliğine geçtiğini, kadroya da bu tarih itibarıyla geçişinin yapıldığını, davacının 28.10.2000 tarihinde imzalanan protokol kapsamında kadroya geçen işçilerden olmadığını, Türkiye ... Sendikası ile davalı adına ... ... Sendikası arasında imzalanan 4. Dönem Grup Toplu İş Sözleşmesinin geçici 2. maddesi uyarınca hak etmemesine rağmen eşitlik ilkesi gereği intibakının yapılarak 26.12.2013 tarihinde 13.898,22 TL ödeme yapıldığını, başkaca hak kazanılan bir ödeme bulunmadığını, ayrıca davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında da hukuki yarar olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararları sonrası yapılan yargılamada, davacının 02.03.1997 tarihinde düz işçi olarak geçici işçi kadrosu ile ... Özel İdare Müdürlüğünde çalışmaya başladığı, 2007 yılında daimi kadroya geçirilmiş olup dava tarihinde hâlen çalıştığı, davacının 11.11.2010 tarihinde ... Sendikası üyesi olduğu, davacının üyesi ile olduğu sendikanın tarafı olduğu ve işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca 01.03.2013 tarihi itibarıyla intibak işlemi yapılmış ise de söz konusu intibakın düz işçi kadrosuna göre yapıldığı, davacının fiilen temizlik işçisi olduğu, temizlik işçisinin kadro derecesi farklı olduğundan davacının fiilen çalıştığı temizlik işçisi kadro pozisyonu dikkate alınmaksızın yapılan intibakın yanlış olduğu gerekçesiyle davacının dava tarihi olan itibarıyla 11. derecenin 22. kademesinde olduğunun ve davacının 2001 yılından itibaren temizlik işçisi olarak çalıştığının tespitine ve intibakının hatalı yapılması nedeniyle doğan fark alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava tarihi itibarıyla çalışmaya devam ettiği, toplu iş sözleşmesi kapsamında olduğu, kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunun denetime, hüküm kurmaya ve dosya içeriğine uygun olduğu, davalı İdare tarafından davacının sendika üyesi olduğu tarih itibarıyla derece ve kademesinin yanlış belirlenmesi nedeniyle davacının çalıştığı hizmet süresine göre mevsimlik işçi statüsünden davalı bünyesine daimi/kadrolu işçi statüsüne tüm hak ve alacaklarıyla birlikte geçirilmesi sırasında yapılan intibakın yanlış olduğu, davacının düz işçi değil temizlik işçisi olduğu, bu husus gözetilmeksizin davalı İdare tarafından yapılan intibakın hatalı olması sebebiyle davacının fark alacaklara hak kazandığı; davacı tarafça davanın açılışı sırasında dava konusu alacak tutarlarının bilinmesinin mümkün olmadığı gözetildiğinde davanın belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararın mevcut olduğu, alacakların zamanaşımı gözetilerek hesaplandığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının asıl kadrosu ve fiilen görevlendirme evrakına göre işçinin fiilen çalıştığı pozisyonun görevlendirme sayılmayıp kendi kadrosu gibi hesap yapılmasının hatalı olduğunu, 2. Davacının fiilen görevlendirme ile çalıştığı ünvana karşılık gelen tüm ödemelerin yapıldığını, 3. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, 4. Davacının kadroya geçtiği tarihe kadar mevsimlik olarak çalıştığı dönemin tamamı ve toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak yeni derece ve kademesinin tespit edildiğini ve buna göre davacıya ödeme yapıldığını, 5. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, 6. İlave tediye alacağı yönünden muacceliyet şartının gerçekleşmediğini, 7. Davacının başka işkolunda geçen çalışma süreleri için derece kademe ilerlemesi talebinde bulunamayacağını, 8. Davacının alacağının bulunmadığını, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı nezdinde daimi kadroya alınmadan önceki mevsimlik işçi statüsünde geçen sürelerin fiilen yapılan işe uygun şekilde derece ve kademesin tespitinde dikkate alınıp alınmayacağı ve buna göre derece ve kademesinin tespiti ile davaya konu ücret, yıpranma primi, ilave tediye ve ikramiye farkı alacaklarının bulunup bulunmadığı ve varsa hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta dava konusu alacaklar bakımından, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 27.12.2022 tarihli ve 2022/6872 Esas, 2022/17896 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan söz konusu alacaklar bakımından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (2016/26476 E., 2020/7547 K.; 2022/5909 E., 2022/6892 K.; 2022/829 E., 2022/1542 K.) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.