Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2532 E. 2026/120 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2532
Karar No
2026/120
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2068 E., 2025/759 K.

Dava, hile hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı; tarafların ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 18893 parseldeki dava konusu zemin kat, 6 nolu bağımsız bölümün 350.000,00 TL bedel karşılığında davalıya satışı konusunda 05.10.2020 tarihinde sözlü olarak anlaştıklarını, satış bedelinin tapuda davalının isteğiyle 100.000,00 TL olarak gösterildiğini, ödemeyi devirden hemen sonra yapacağını söyleyerek davacıyı aldatan davalının bedeli ödemediğini, haricen davalının ekonomik sıkıntı yaşadığını öğrendiğini ileri sürerek bedelin ödenmemesi sebebiyle davalı adına tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini talep etmiştir.

Davalı, satış bedeli olarak 100.000,00 TL üzerinde anlaşıldığını, bedelin tapudaki devir öncesi davalının vekili ...'a defaten ödendiğini, bedelin nakden alındığına dair resmi senedin aksinin tanık beyanıyla ispatlanamayacağını, bedelin ödenmemesi iddiası ile tapu iptali ve tescil istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince; davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, Türk Borçlar Kanunu'nun 246. maddesine göre taşınır satışına ilişkin hükümlerin kıyas yolu ile taşınmaz satışlarına da uygulanacağını, aynı Kanun'un 235. maddesi uyarınca bedel ödenmediği taktirde taşınmazın mülkiyetinin iade edileceğine dair sözleşemeye ihtirazi kayıt koyulabileceği, koşulsuz olarak bedelin devir sonrası ödenmesi kararlaştırılmış ise satıcının hakkının bedel olup tapu iptali ve tescil talep edemeyeceği, davacının satış iradesinin davalı ve üçüncü kişilerin hilesi sonucu oluşmadığı, resmi satış senedinde bedele ilişkin ihtirazi kayıt bulunmadığından alacak iddiasının da dinlenemeyeceği, zira davacının alacak talebinin de bulunmadığı, bu sebeple karşı tarafa yemin teklif edilemeyeceğinden yemin delilinin de davacıya hatırlatılmadığı, davacının gösterdiği tanığın bedel hususunda beyanına başvurulması istendiğinden dinlenmesine gerek duyulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi gerekçesine ek olarak taraf vekillerinin hazır bulunduğu 4. celsede HMK'nın 184. maddesi uyarınca taraf vekillerine söz verildiği, HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılamaya geçilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Fazladan yatırılan 975,75 TL temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2532, K. 2026/120, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-2532-e-2026-120-k-63da958252b4