İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/130 E. 2026/334 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/130
- Karar No
- 2026/334
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/130 Esas - 2026/334 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ " TÜRK MİLLETİ ADINA " KARAR ESAS NO : 2026/130 Esas KARAR NO : 2026/334
DAVA : Alacak (Hasılat Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/05/2023 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hasılat Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin .... ilçesi hudutları dahilinde ... tarafından verilmiş .... maden işletme ruhsatı bulunduğunu, bu ruhsata ilişkin olarak taraflar arasında 29/05/2019 tarihinde rödövans sözleşmesi imzalandığını, .... D.İş sayılı dosyası kapsamında yapılan keşif sonucunda tesis ön stok alanında bahsi geçen tüvenan cevher ile tesis arka stok sahasındaki konsantre cevherin sahada bulunmadığının tespit edildiğini, geçmiş dönem stoklarında müvekkili şirkete ait olan 2300 ton tüvenan cevher ile 148 ton konsantre cevherin stok alanında bulunmaması nedeniyle şimdilik 100 USD.'nin dava tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 05/12/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 51.366,54 USD'nin faiziyle tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında imzalanan ... Sözleşmesi yürürlükte olduğundan davacı tarafın davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili şirketin kiralananı kötü kullanım sorumluluğunun ancak kiralananı iade anında söz konusu olabileceğini, davacının ruhsat sahibi maden ruhsatını ve eklerini kullanmaya ve işletilmeye elverişli şekilde teslim etmediğini, davacı şirketin .... uyarınca alması gerekli izinleri almadığı gibi müvekkili şirketin de almasını engellediğini, müvekkili şirketin .... başvurularını yaptığını, ancak davacı şirketin ruhsat sahibi sıfatıyla başvuruları iptal ettirdiğini, müvekkili şirketin maden sahasında üretim yapmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı ruhsat sahibinin şirket tarafından usule uygun bir teslim yapıldığı da iddia edilemeyecek olduğundan, üretim yapılamaması sebebiyle maden sahasında olaşacak zararlardan müvekkilinin sorumlu olamayacağını, keşif bilirkişi raporlarına itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki ... sözleşmesi kapsamı dışında sözleşmeye konu maden alanı içerisinde davalının sözleşme harici aldığı cevher bedelinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Dava, tek hakimli olarak görülmekte iken, ıslah edilen dava değeri itibariyle heyete devredilmiş ve yargılamaya mahkememiz heyeti tarafından devam olunmuştur. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, .... D.İş sayılı dosyaları UYAP sisteminden getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler tarafından düzenlenen 18/03/2024 tarihli raporda özetle; sahada Mapeg görevli heyetleri tarafından 15/11/2019 - 16/09/2020 - 04/11/2020 tarihlerinde yapılan tetkikler sonucu düzenlenen 3 adet rapor incelendiğinde, sahada 2018 ve 2019 yıllarında 2300 ton .... ve 148.61 .... Stoklarının bulunduğu, ancak 2020 yılında bu cevher stoklarının bulunmadığı bilgilerine yer verildiği, taraflar arasında sahada stok olarak bulunan ve davacı ruhsat sahibi firmaya ait (tüvenan ve konstanre) olan cevherlerin davalı ... firma tarafından konsantre edilebilip satışlarının yapılabileceğine ilişkin olarak, 29/05/2019 tarihli ... Sözleşmesi hükümleri içinde herhangi bir hükmün yer almadığı ve herhangi bir izin belgesinin de bulunmadığı, sahada 12/02/2021 tarihinde yapılan keşif sonrası maden mühendisi bilirkişi tarafından .... Mahkemesine sunulmuş olan 25/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda; "Tesis ön stak alanında bulunan 2300 ton tüvenan cevherin ve arka stok alanında bulunan 148 ton konsantre cevherin varlığının sahada görülememiş olduğu" hususlarının belirtildiği, dolayısıyla bu durumda mevcut dava dosyası münderecatına göre bu husustaki nihai takdir hakkı mahkemeye ait olmak üzere, davalı ... A.Ş. firması tarafından aralarında akdetmiş oldukları 29/05/2019 (17/01/2020 maden sicil dosyası şerh edilme) tarihli ... Sözleşmesi ile ... karşılığında işletmecilik faaliyeti yapılırken, bu hususta herhangi bir sözleşme hükmü veya izin belgesi olmadığı halde, davacı ruhsat sahibi firmanın sahada ön stok alanında bulunan 2.300,00 ton tüvenan demir cevherinin 2020 yılı .... içerisinde yer alan beyana göre sahadaki tesiste konsantre edilerek ve arka stok alanında bulunan 148,61 ton konsantre demir cevherinin de doğrudan satışının yapılmış olduğu, davalı ... firma tarafından izinsiz olarak satışı yapılmış olan tüvenan ve konsantre demir cevherlerin ederlerinin hesaplanmasında, .... Hukuk Mahkemesine Mali Müşavir bilirkişi tarafından sunulmuş olan 20/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda da belirtilmiş olduğu üzere, tüvenan demir cevherinin konsantre demir cevheri oranının (verimlilik) hesaplanmasının, 2020 yılı .... içerisinde yer alan beyanlara göre; 129.012,50 Ton (tüvenan demir cevheri) / 10.933,10 ton (konsantre demir cevheri) = 11,80 oranı (her 11,80 ton tüvenan cevherden 1 ton konsantre elde edilmiş) üzerinden yapılmasının, konsantre demir cevheri ederinin belirlenmesinde, taraflar arasında akdedilmiş olan 29/05/2015 tarihli ... Sözleşmesinin 5.7 maddesi hükmü ile mutabık kaldıkları.... % 65 Fe/CFR .... ) endeksine göre, dava dosyasına dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan belgelerde yer alan konsantre demir cevherinin fiyatının; ...'nın .... sayılı .... içerisinde yer alan "Metal Maden Fiyatları" içerisinde en düşük fiyatın % 58 .... 149,00 USD / Ton ve en yüksek fiyatın % 65 Fe ... 179,40 USD / Ton olarak belirtilmiş olması da gözönüne alınarak, ... endeksinden 2020 yılı (02/01/2020 - 31/12/2020) ortalaması olarak tespit edilmiş olan 149,53 USD / ton olarak alınmasının yerinde ve hakkaniyetli olacağı, bu durumda, davacı ruhsat sahibi ... A.Ş. Firmasının, davalı ... ... A.Ş. Firmasından, davacı ruhsat sahibi firmaya ait olan ve işletme stok sahası içerisinde bulunan davaya konu tüvenan (2.300,00 ton) ve konsantre (148,61 ton) demir cevherlerinin herhangi bir izin alınmadan konsantre halde satılmış olmasından kaynaklı olarak, 2.300,00 Ton (tüvenan) / 11,80 (tüvenan / konsantre) = 194,91 ton konsantre demir cevheri, toplam konsantre demir cevheri: 194,91 ton + 148,61 ton = 343,52 ton, konsantre demir cevheri ederi toplama: 343,52 ton x 149,53 USD / ton = 51.366,54 USD tutarınnda alacağının bulunduğu belirtilmiştir. Taraf vekillerinin beyan ve itirazları üzerine bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 30/11/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; kök raporda dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ışığında eksiksiz inceleme yapıldığı, sayın mahkeme tarafından heyete verilen görev doğrultusunda kök raporun hazırlandığı, heyete davaya konu .... ilçesinde yerinde inceleme yapılması görevi verilmediği gibi .... listesinde yer alan heyet üyelerinin maden sahasında inceleme yapabilmesinin mümkün olmadığı, davalı vekilinin içinde maden hukuku ve borçlar hukuku alanında uzman bir öğretim üyesinin, maden mühendisinin, harita mühendisinin ve yeminli mali müşavirin bulunduğu yepyeni bir bilirkişi heyetinden yerinde keşif ve inceleme yapılmak kaydı ile yeniden rapor alınması talebi konusunda karar verme yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacı vekili tarafından davaya konu cevherin bedeline itiraz edilmişse de, bu husustaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kök raporda, taraflar arasında akdedilmiş olan 29/05/2015 tarihli ... Sözleşmesi'nin 5.7 maddesi hükmü ile mutabık kalınan .... endeksi değeri esas alınarak hesaplama yapılmış olması gözönüne alındığında, yapılan hesaplamaların yerinde ve hakkaniyetli olduğu açıklanmıştır. Taraf vekillerinin beyan ve itirazları üzerine bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20/04/2025 tarihli ikinci ek bilirkişi raporunda özetle; kök ve ek raporda dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ışığında eksiksiz inceleme yapıldığı ve raporların hazırlandığı, sayın mahkemenin ara kararı gereği dava konusu malzemenin sözleşme kapsamında bulunmaması halinde serbest piyasa rayiçlerine göre bedeli hesabını yapabilmek için yapılan piyasa araştırmasında, iç piyasada % 65 konsantre demir cevheri fiyatının 2020 yılı (02/01/2020 - 31/12/2020) içerisinde KDV (% 18) dahil 110 USD / Ton - 130 USD / Ton aralığında seyretmiş olduğu tespit edilmiş olup, bu fiyat aralığının ortalamasının baz alınmasının uygun olduğu ve buna göre, konsantre demir cevheri fiyatı: 2020 yılı (02/01/2020 - 31/12/2020) ortalaması = [ (110 + 130 =) 240 / 2 = ] 120 USD / Ton üzerinden hesaplama yapıldığında, konsantre demir cevheri ederi toplamının 343,52 ton x 120,00 USD / Ton = 41.222,40 USD olacağı belirtilmiştir. Mahkememizin 26/06/2025 tarih ve .... sayılı kararı .... . Hukuk Dairesi'nin 29/01/2026 tarih .... sayılı ilamıyla " ... davalı vekilinin 26/06/2025 tarihli son celsede sözlü yargılama için ayrı gün verilmesi talebinde bulunduğu, ancak Mahkemece davalı vekilinin bu talebi reddedilerek 6100 sayılı Kanun'un 186 ncı maddesine aykırı olarak sözlü yargılamaya son verildiği anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece, davalı vekilinin talebi doğrultusunda sözlü yargılama için ayrı bir duruşma günü tayin edilip davalı vekiline söz hakkını tanınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, ayrı gün talebi olmasına rağmen söz konusu duruşmada sözlü yargılama sonlandırılıp karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.... " şeklindeki gerekçe ile kaldırılmıştır. Davacı vekili 13/02/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, davanın feragat nedeniyle sonuçlandırılmasını bildirmiştir. Davalı vekili 30/04/2026 tarihli duruşmada davacı tarafın davadan feragat ettiğini, feragat nedeniyle davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini bildirmiştir. HMK.nın 310. maddesi uyarınca, feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Anılan yasanın 309/2.maddesine göre de, feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir. Feragat, davayı sona erdiren tek taraflı irade beyanı olup, dava açıldıktan sonra davacı vekilinin davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın, dava açılışında alınan 179,90 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 30.425,01 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 30.604,91 TL harçtan düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 29.872,91 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, Dair, davalı vekili Av. .... yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde .... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere, oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/04/2026
Başkan .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Katip .... ¸e-imzalıdır.