İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/834 E. 2026/113 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/834
Karar No
2026/113
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/834 Esas - 2026/113 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/834 Esas KARAR NO : 2026/113

....

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/12/2023 KARAR TARİHİ : 11/02/2026 KA.YAZ. TARİHİ : 12/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dilekçesi ile " 13.01.2023 tarihinde ...kaldırıldığını, vücudunda yaralanmalar ve kırıklar meydana geldiğini, geçici ve kahcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakım İhtiyacı içine düştüğünü, .... tarafından düzenlenen Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporuna göre müvekkilin % 13 oranında sürekli engelli olduğunun tespit edildiğini, kazanın oluşumunda davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kural ihlali olduğunu, müvekkilinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını, uğranılan zararların tazmini için davalı sigorta şirketine 14.02.2023 tarihinde e-mail ile başvuru yapıldığını, hasar dosyası açıldığını ancak yasal süre içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek HMK m 107, 107/ 2 uyarınca müvekkilinin ağır şekilde yaralanması, sürekli ve geçici göremezliğe maruz kalması, bakıcı ihtiyacı içerisine düşmesi sebebiyle şimdilik 30.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini " talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile'' Davacı tarafından sağlık kurulu raporu ibraz edilmeden, KTK m 97 uyarınca usulüne uygun başvuru yapılmadan huzurdaki davanın açılmış olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ve sözde maluliyet oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporun hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, maluliyet oranının ... marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru ile üçüncü şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere temin etmekle mükellef olduğunu, dava konusu kazada sigortalı aracın kusurunun tespit edilmediğini, kusur oranlarının tespitinin zaruri olduğunu, hem ... Dairesinden hem de ... Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunlu olduğunu, avans faizi talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin poliçe dahilinde başvuranın geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, davacının akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalışmaktayken kazanın meydana geldiğini, olayın iş kazası olduğunu, davacı tarafından ...'dan ödeme alıp almadığının yahut almaya hak kazanıp kazanamayacağı hususlarının netleştirerek olası aleyhe tazminattan tenzilinin gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini '' talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: Davaya konu 21/04/2022 başlangıç tarihli ... No’lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta policesinin ve hasar dosya suretinin getirtildiği davacının sigorta şirketine 14/02/2023 tarihinde müracaat ettiği görülmüştür. SGK ya yazılan müzekkereye verilen cevaptan rücuya tabi bir ödeme bulunmadığının belirtildiği görülmüş, Davacının ekonomik ve sosyal durumunun kolluk aracılığı ile tesbit edildiği görülmüştür. ...Soruşturma sayılı dosya sureti getirtilmiş, müştekisinin .... 16/08/2023 tarihli raporunda davacının engel oranının %13 olduğunun belirtildiği görülmüştür. ....mahkememizce alınan 09/09/2025 tarihli maluliyet raporunda "...1. Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının % l(yüzdebir) olduğu, 2. 3(üç) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı,.... rapor numaralı Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda; sağ ayak bileğindeki skar için% 5, antaljik yürüyüş için 08 olmak üzere toplamda %13 engellilik oranı olduğunun tespit edildiği, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre skarların engel oranına neden olacak bir sekel mahiyetinde değerlendirilmesi için vücut yüzey alanının en az %1'ini kaplayacak boyutta olması gerektiği, şahsın Anabilim Dalımızda 11/06/2025 tarihinde yapılan muayenesinde sağ ayak bileğindeki skarın vücut yüzey alanının % l'inden daha az alanı kapladığı, bu nedenle şahsın sağ ayak bileğindeki skarın engel oranına neden olacak boyutta olmadığı, şahsın Anabilim Dalımızda 11/06/2025 tarihinde yapılan muayenesinde yürüyüşünün doğal olduğu, engel oranına neden olacak sekel mahiyetinde antaljik yürüyüşünün olmadığı, yine Anabilim Dalımızda yapılan muayenesinde sağ ayak bileği inversiyon eklem hareket açıklığının 20 derece olduğu ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranı teşkil edecek mahiyette olduğu..." denildiği görülmüştür. Dosya üzerinde yaptırılan kusur ve aktüer inceleme üzerine alınan raporda "...doya içerisinde bulunan olay anı kamera görüntüsünün çözümü: Olayın akşam vakti görüşün açık aydınlatmanın olduğu ve yol sorununun olmadığı olay yeri akaryakıt istasyonuna araçların yoldan giriş yönü orta kısmı (Kolu) sol baş taraftaki pompa dan davacı çalışanın bir araca yakıt vermek için bulunduğunu, yakıt pompa hortumunu aracın yakıt deposuna yerleştirdikten sonra kendisinin yakıt verdiği aracın arkasından market diğer adada bulunan pompadaki araçların yanına giderken başının arkaya dönük vaziyette devamlı bakarak yürüdüğünü, bu esnada dava dışı araç sürücüsünün yoldan istasyona giriş yönünden girerek aynı mevcut hızıyla istasyonun orta kolundan davacı çalışan pompacının karşı yöne gidiş yönü sağından durmadan düz çıkış yönüne veya yıkama istasyonuna geçiş yapmak isterken çarpmadan önce sürücünün görevli pompacının çok rahat görüş alanının içerisinde ve çok yakın oldukları görülmektedir. Ses kaydı olmadığından sürücünün ikaz edip etmediği belirlenememiş ancak sürücü ve davacı pompacının aynı pozisyonda seyirlerine devam ettiklerini ve bulunduğu kolun orta kısım alanında davacı pompacının yalnız sağ ayağının davalı aracın sol arka tekerleğinin altında kaldığı görülmektedir. Tahmini iki metre sonra aracın durarak sürücünün araçtan indiğini ve pompacının acı ile ayağını tutarak bulunduğu yere oturduğu görülmektedir....13.01.2023 günü saat 18:15 sıralarında sürücü ....sevk ve idaresindeki ....plaka sayılı hususi otomobili ile yerleşim yeri içi akşam vakti ....istikametine gidiş yönü yolun sağ tarafındaki no: 400'de bulunan düz/eğimsiz asfalt kaplama olan bp akaryakıt istasyonuna girerek olay yeri aydınlatmanın olduğu ve görüşe engel yol sorununun olmadığı üç koldan girişli yakıt pompa adalarının bulunduğu istasyona orta kesimden geçişi esnasında aracının sol arka tekerleğinin, akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalışan davacı .... çalışma alanı istasyon içerisi orta kesimde araçların istasyona giriş yönü sol başta bulunan pompadan başka bir araca yakıt vermek için yakıt pompa hortumunu aracın yakıt deposuna yerleştirdikten sonra kendisinin yakıt verdiği aracın arkasından market yönü diğer adada bulunan pompadaki araçların yanına giderken sağ ayağının üzerinden geçmesi sonucu tek araçlı yayaya çarpması şeklinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmakta olup; OLAY YERİNİN TESPİTİNDE; Karayolları Trafik Kanunu'nun 2. Maddesinin uygulanmasında kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde ve aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler olarak karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmekte olup;...a) Sürücü ... plaka sayılı hususi otomobili ile yerleşim yeri içi akşam vakti ... ili istikametine gidiş yönü yolun sağ tarafındaki no: 400'de bulunan zeminin düz/eğimsiz asfalt kaplama olan bp akaryakıt istasyonuna girerken dosya içerisinde aracının hızı hakkında bir tespit bulunmadığını ancak sürücülerin yaya çalışanlarla birlikte kullandıkları bu ortak alanda (otopark, akaryakıt istasyonu vb. gibi) hem sürücü-yaya hem de yaya-sürücü konumda olabileceklerini bu sebepten bu alanlarda sürücülerin yayalara öncelik vermesi ve araçlarını çok dikkatli/kontrollü kullanmak zorunda olduklarından kendisinin kamera görüntüsünde aracı ile istasyona yol üzerinden girerken önce çevre kontrolünü yapmayıp mevcut hızıyla geçişini yaparken olay yerine mahal/çevre koşullarına göre girişte yavaşlayarak yanaşması ve yakıt pompa adalarının bulunduğu orta kesime girmeden yaya/görevlilerin kendisine güvenli uzaklıkta olduklarından emin olması ve kontrollü sürüşünü pompalar çevresinde düşük hızda ve dikkatli yapması gerekirken ifadesinde belirtiği “istasyonunda aşırı derecede araç ve yaya yoğunluğu varken” aynı mevcut hızla sürüşüne devam ederek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b maddesindeki “Sürücüler, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar.” Kuralına uymayıp, kamera görüntüsünde pompalar arasındaki genişliğin iki aracın rahatlıkla geçebileceği aralıkta olduğu yani iki aracın yan yana geçişinden daha geniş aralıkta oldukları olduğu görülmekte olan görev alanı içerisindeki yaralı pompacıyı yeterli ve etkili uyaramadığını ayrıca bu kadar geniş alanda kazayı önleyemeyerek karayolunu kullanırken “dikkat ve özen yükümlülüğünü "yerine getirmeyip mevcut hızıyla devam ederken orta alanın orta kesiminde davacı pompacının yalnız sağ ayağının davalı aracın sol arka tekerinin altında kalarak meydana gelen yaralamalı trafik kazasında, sürücünün trafik yasasındaki yukarıda belirtilen kurala aykırılığı saptanıp trafik akışına ilişkin sürücü kusurunu işleyerek kendisinden beklenen ve göstermek zorunda olduğu objektif olarak öngörülebilir ve önlenebilir zararlı neticenin sonucunu öngörmeyerek bu eylem ve davranışının kazada davalı .... (Trafik) sigorta poliçe bulunan... plaka sayılı hususi otomobil sürücü dava dışı .... ve yine dava dışı işleticisi ...ile birlikte müştereken ve müteselsilen trafik kazasının meydana gelmesine ve yaralanmadaki etkisi temel alınarak bu konuda da zararın artmasına sorumluluk hukukuna göre % 70 asli kusuru ile sebebiyet verdiğini, Davalı yaralı 03.07.1997 doğumlu ..., 03.03.2024 tarihli ... Mahkemeye gönderdiği yazısında “Benzinlik istasyonunda market elamanı “ olarak çalıştığı belirtmekte olup, kendisinin olay günü aydınlatmanın olduğu ve görüşe engel yol sorununun olmadığı iş alanı bp benzin istasyonu içerisinde yakıt pompa adalarının bulunduğu orta kesimden araçların istasyona giriş yönü sol başta bulunan pompadan başka bir araca yakıt vermek için yakıt pompa hortumunu aracın yakıt deposuna yerleştirdikten sonra ifadesinde ... istasyonunda farklı bir araca yakıt verdim. Başka bir araca yakıt vermek için diğer adaya geçerken sağıma ve soluma bakmadan karşıya geçmek istedim, istasyon çok yoğun olduğu için acele ettim.” Diye belirterek olay anı kamera çalışma alanı içerisinde yakıt verdiği aracın arkasından karşı market yönü diğer adada bulunan pompadaki araçların yanına doğru görevi gereği yürüyüşe başladığı andan çarpışma anına kadar sağını solunu ve önünü kontrol etmeden baş kısmıyla geriye doğru bakarak yürüdüğünü, önüne hiç bakmadığı dolayısıyla da geçişi esnasında tedbirsizce karşıya geçmeye çalıştığı sırada sağından hareket halinde yanından geçmeye çalışan ve görüş alanı içerisindeki araca dikkat etmeyerek alanın orta kısımlarında sağ ayağının aracın sol arka tekerlek kısmının altında kalacak şekilde adım attığı görülmüş, her ne kadar görevi gereği iş alanı içerisinde görevini ifa etmek için araçlara ve pompalara yaklaşmak zorunda olsa da araç ve yayalarında kullandığı karayolu sayılan alandan geçerken “dikkat ve özen yükümlülüğünü “yerine getirmeyip 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68/c maddesindeki “Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmaları yasaktır.”kuralını ihlal ederek yaralamalı trafik kazasının meydana gelmesinde, trafik yasasındaki yukarıda belirtilen kurala aykırılığı saptanıp trafik akışına ilişkin görev alanı içerisinde yaya kusurunu işleyerek kendisinden beklenen ve göstermek zorunda olduğu objektif olarak öngörülebilir ve önlenebilir zararlı neticenin sonucunu öngörmeyerek bu eylem ve davranışının kazanın meydana gelmesine ve yaralanmadaki etkisi temel alınarak bu konuda da zararın oluşmasına sorumluluk hukukuna göre davalı yaralı 03.07.1997 doğumlu .... % 30 tali kusuru ile sebebiyet verdiğini,... 13.01.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu % 1 oranında malul olan ve 30 kusurlu olduğu kabul edilen davacı ... için; 17.864,28 TL geçici tam iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat, 90.782,07 TL sürekli kısmi iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat hesaplanmıştır." denildiği görülmüştür. Davacı vekilinin 31/12/2025 tarihli dilekçesi ile daimi iş gücü kaybına dayalı talebini , 90.782,07 TL e, geçici iş gücü kaybı tazminat talebini 17.864,28 TL yükselttiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça dava dilekçesi ile trafik kazasına dayalı olarak daimi , geçici iş gücü kaybı tazminatı ve bakım gideri tazminatları, davalı sigorta şirketince davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup; 13/01/2023 tarihinde davalıya .... plakalı aracın , davacının pompacı olarak çalıştığı istasyonda davacının sağ ayağının üzerinden geçtiği , oluşan kazada olay yeri pompa istasyanuna girişte yavaşlayarak yanaşmayan ve yakıt pompa adalarının bulunduğu orta kesime girmeden yaya/görevlilerin kendisine güvenli uzaklıkta olduklarından emin olmayan, yaya davcıya ilk geçiş hakkını tanımayan sigortalı araç sürücüsünün %70 oranında , tedbirsizce bir pompa adasından başka adaya hareket eden ,hareket halinde yanından geçmeye çalışan ve görüş alanı içerisindeki sigortalı araca dikkat etmeyen davacının %30 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeni ile davacının daimi iş gücü kaybı % 1, geçici iş gücü kaybı 3 ay olacak ,başkasının bakımına muhtaç kalmayacak şekilde malul kaldığı , davacının maluliyeti ve kusuru ile orantılı olarak daimi iş göremezlik zararının 90.782,07- TL, geçici iş göremezlik zararının 17.864,28-TL ı, olduğu ve poliçe limitleri dahilinde kaldığı , davacının ayağındaki skar izinin vücudun yüzey alanının % l'inden daha az alanı kaplaması tespitine dayalı olması nedeniyle itibar edilen ... Başkanlığının maluliyet raporu bilirkişi raporları, soruşturma evrakı ve tüm dosya kapsamıyla anlaşılmakla davacı tarafın alacağı belirli hale getirme taleplerindeki değerler de dikkate alınarak aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; Davacının bakım gideri tazminatına yönelik talebinin reddine, Davacının daimi iş gücü kaybı ve geçici iş gücü kaybı tazminatlarına yönelik taleplerinin kabulüne, 90.782,07-TL daimi iş gücü kaybı tazminatı, 17.864,28-TL geçici iş gücü tazminatı olmak üzere toplam 108.647,35-TL nın temerrüt tarihi olan 25/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine Alınması gereken 7.421,70-TL harçtan dava açılışında peşin yatırılan 269,85-TL peşin harç ve 615,40-TL tamamlama harcının düşülmesi ile eksik yatırıldığı anlaşılan 6.536,45-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile yapılan 190,50-TL tebligat gideri,14.000,00-TL bilirkişi ücreti ile, 2.435,00TL adli tıp gideri olmak üzere 16.625,50 kabul oranı dikkate alınarak 16.624,50 TL si ile dava açılışında alınan 269,85-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı ve 615,40-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 17.779,60-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Dava açılmadan önce yapılan 3.120,00- TL arabuluculuk giderinin 3.119,00 TL sinin davalıdan 1 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına , Davacı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, red edilen bakım gideri yönünden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince 1,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/834, K. 2026/113, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-834-e-2026-113-k-9ff385492bdc