İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/265 E. 2026/167 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/265
- Karar No
- 2026/167
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/265 Esas - 2026/167 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/265 Esas KARAR NO : 2026/167
...
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 10/07/2018 KARAR TARİHİ : 25/02/2026 KA.YAZ. TARİHİ : 27/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dilekçesi ile'' Müvekkili şirket tarafından borçlu şirket aleyhine ..... ile iş ortaklığı kurmak suretiyle işbu iş ortaklığı üzerinden müvekkili bankadan çek defteri talep ettiğini, müvekkili banka tarafından düzenlenen çek defterinin icra dosyası borçlularına teslim edildiğini ve borçlular tarafından kullanılmaya başlandığını, borçlularca kullanılan çeklerin 14 adetinin karşılıksız çıkmış olmakla, çek Kanunu gereğince müvekkili banka çek hamillerine sorumluluğu oranında ödeme yapmak zorunda kaldığını, çek hesabı açılış sözleşmesi 5.madde gereğince “müşterinin bankanın karşılıksız olan her çek yaprağı için yasal olarak ödemekle yükümlü olduğu tutarı, bankaya geri ödemekle yükümlüdür”şeklinde olduğunu, Yine, çek hesabı açılış sözleşmesi 6.4. madde hükümleri gereğince “…çek bedelinin ve Bankaya olan her türlü borcunun ödenmemesi, Banka tarafından yasal takibe geçilmesi, gerek Banka gerekse başka bankalar nezdinde karşılıksız çeklerinin çıkması, iflası veya hacir altına alınması hallerinden birinin tespit edilmesi durumunda elindeki tüm çek yapraklarının Bankaya iadesi Müşteriye yazılı olarak bildirilerek talep edilebilecektir.” şeklinde olduğunu, Çek Kanunu ve davalı ile müvekkil Banka arasında imzalanan çek hesabı açılış sözleşmesi gereğince, müvekkil banka tarafından 02.04.2018 tarihli ihtarname ile “karşılıksız çıkmış ve yasal sorumluluk bedelleri müvekkil Banka tarafından ödenmiş 11 adet çek ile ilgili ödenen sorumluluk tutarı toplamı 16.840,00 TL nin ödenmesi ve iade edilmemiş 14 adet çek yaprağının yasal sorumluluk bedelleri toplamı 20.690,00 TL nin depo edilmesi yahut bahse konu çek yapraklarının Bankaya iadesi” gereği icra dosyası borçlularına bildirildiğini, Buna rağmen davalı ve dava dışı diğer borçlu şirket tarafından ödemenin gerçekleşmemesi üzerine, 14 adet karşılıksız çek sorumluluk bedeli 21.260,00 TL, takip tarihine kadar işlemiş faizi, bu faizin %5 gider vergisi ve 11 adet iade edilmeyen çek sorumluluk bedeli 16.270,00 TL olmak üzere toplam 37.986,23 TL icra takibine konu edildiğini, Borçlu/davalı ... vekili, 14.05.2018 UYAP gönderim tarihli itiraz dilekçesinde “… icra takibine konu edilen çeklerin hangilerinin tazmin edildiği, iade edilmediği bildirilen 11 adet çekin hangi çekler olduğu, hangilerinin bedellerinin depo edilmesi istendiği açıkça bildirilmediğinden” bahisle icra takibindeki borcun tamamına, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, davalı yan bir şirket olduğundan, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü mevcut olduğunu. Davalı yan keşide ederek piyasaya sürdüğü çeklerden hangisinin karşılıksız çıktığını, hangisinin de daha piyasaya sürülmeden uhdesinde olduğunu ve iade edilmesi gerektiğini bilebilecek durumda olduğunu, bu nedenle “hangi çek yapraklarının karşılıksız çıktığı, hangi çek yapraklarının iade edilmesi gerektiğinin bildirilmediği vs” gibi iddialar tahsil sürecini uzatmaya yönelik, alacaklısını zarara uğratma kastına haiz kötü niyetli iddialar olduğunu, Öyle ki, dava dışı diğer borçlu şirket olan ... sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli yapılan itiraz nedeni ile davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalı vekilinin dilekçesi ile'' İİK 'unun 58/4 maddesi gereğince alacak bir belgeye dayanıyorsa belgenin tarih sayısı ve belge suretinin dosyaya ibrazı gerekmektedir. Ancak dayanak belge dosyada olmadığı gibi taraflarına da tebliğ edilmediğini, icra takibine konu edilen çeklerin hangilerinin tazmin edildiği, iade edilmediği bildirilen 11 adet çekin hangi çekler olduğu hangilerinin bedellerinin depo edilmesi istendiğinin açıkça bildirilmediğini, buna ilişkin bir belgede taraflarına tebliğ edilmediğini, ayrıca söz konusu çeklerin ortaklığa ait çekler olup söz konusu ortaklığın imza yetkisinin müvekkil şirkette olmadığını, bu bağlamda söz konusu çeklere ilişkin bilgi ve belgelerin müvekkil şirkette olmasının beklenemeyeceğini, zira ortaklığın hesapları ve adresi ayrı olup bu ortaklığa ilişkin kayıtların müvekkil şirkette bulunmadığını, ayrıca müvekkil şirketin ortaklıktaki hissesinin ekli sözleşmeden de görüleceği üzere %1 olup sembolik bir oranda olduğunu, ödeme emrine, takip konusu yapılan borca, faiz ve tüm fer'ilerine ayrıca borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte alacağa ilişkin zaman aşımı yönünden de itirazları doğrultusunda davacının davasının reddini talep ettikleri…. Hususları belirtilerek takibe itirazları doğrultusunda davacı taleplerinin reddine, haksız ve kötü niyetli yapılan takip nedeni ile davacı aleyhine %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ve masraflar ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi " talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: Taraf Delilleri toplanılmış mahkememizin .... K sayılı ilamı ile "...Davacı tarafça çek karnesi sözleşmesi uyarınca adi ortaklık adına verilen çek karnesi nedeniyle karşılıksız çıkan çeklen nedeniyle ödenen çek teminat bedellerinin tahsili ,iade edilmeyen çek yaprak teminat bedellerinin depo edilmesi için başlatılan icra takibine yönelik davalı itirazının reddi ,davalı tarafça davalının adi ortaklığın %1 ortağı olduğu, davalının adi ortaklığı temsil yetkisinin bulunmadığı, karşılıksız çıkan ve iade edilmeyen çeklerin bildirilmediği , temerrüt şartlarının oluşmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup; Davacı banka tarafından ... Ortaklığına 05.12.2016 tarihli Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi uyarınca çek karnesi verildiği, 14 adet çekin karşılıksız çıktığı,14 adet çekin karşılıksız çıkması üzerine 02.04.2018 tarihli ihtar ile "....... Çek kanununa tabi 14 adet iade edilmemiş/karşılıksız yazılmış çeklerden dolayı toplam 20.690,00 TL nin (kanunen arttırılması halinde arttırılan tutarın ) nakden depo edilmesinin veya çek yapraklarının bankaya iade edilmesinin, aksi halde tüm banka alacaklarının tahsili için , masrafları taraflarına ait olmak üzere haklarında yasal takibe geçileceğinin..." ihtar edildiği,takip tarihi itibariyle 14 adet çekin karşılıksız çıktığı,teminat bedellerinin davalı banka tarafından ödendiği, 11 adet çek yaprağının ise icra takip tarihine kadar davacı bankaya iade edilmediği bu kapsamda davacı bankanın karşılıksız çıkan ve teminat bedeli ödenen çekler nedeniyle takip tarihine kadar 21.260,00 TL Asıl alacak , 434,40 TL İşlemiş akdi faiz ,21,72 TL %5 Gider Vergisi olmak üzere toplam 21.716,12 TL alacağı bulunduğu,iade edilmeyen 11 adet çek yaprağı nedeniyle davacının yasal yükümlülük tutarının 17.600,00 TL olarak bulunduğu , bilirkişi raporu ve çek karne sözleşmesi ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla, çek karnesi sözleşmesinin adi ortaklık temsilcisince bütün ortakları temsil etme yetkisi ile adi ortaklık adına imzalanması nedeniyle TBK 637,638/son maddeleri uyarınca davalının adi ortaklığın borçlarından müteselsilen sorumlu bulunduğu gözetilerek ...Davacının davasının kısmen kabulüne, Mükerrer tahsile esas olmamak üzere davalının ...esas sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, Takibin 21.260,00-TL asıl alacak, 434,40-TL işlemiş akdi faiz, 21,72-TL BSMV olmak üzere 21.716,12-TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %24,24 temerrüt faizi ve BSMV'si ile birlikte; 11 adet çek yaprağı, teminat bedeli 16.270,00-TL gayri nakdi alacağın bankada açılacak vadesiz hesapta depo edilmek üzere davalıdan tahsili için takibin devamına, bakiye talebin reddine, Tarafların şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, ..." karar verildiği görülmüştür. Davalı istinafı üzerine .... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısı ... A.Ş tarafından eldeki davanın konusunu teşkil eden .... esas sayılı dosyasında yapılan 05/12/2019 tarihli söz konusu haciz işlemine karşı... Ortaklığı tarafından .... esas sayılı dosyasında icra müdürlüğünce 09/07/2021 tarihli karar ile ödenen miktarın davacı bankadan istenilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 165.maddesinde; "(1)Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine veyahut dava konusu ile ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir. (2)Bir davanın incelenmesi veya sonuçlandırılması başka bir davanın veya idari makamın çözümüne bağlı ise mahkeme, ilgili tarafa görevli mahkemeye veya idari makama başvurması için uygun bir süre verir. Bu süre içinde görevli mahkemeye veya idari makama başvrulmadığı taktirde, ilgili taraf bu husustaki iddiasından vazgeçmiş sayılarak esas dava hakkında karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. Eldeki davada, dava konusu borç nedeniyle davacı banka tarafından bir kısım tahsilat yapılmış ise de safahati yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan yargılama süreci sonunda tahsil edilen miktarın davacı tarafından iade edilip edilmediği ve dolayısıyla dava konusu borcun tahsilat ile sona erip ermediği hususunun kesinleşmediği anlaşılmakla söz konusu yargılama süreci sonucunda verilecek karar işbu davanın sonucu etkileyecek nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince ..... Esas sayılı dosyasının işbu davaya etkisi yönünden bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan, Dairemizce davacı bankaya yazılan müzekkereye yazılan 26/10/2023 tarihli cevabi yazıda, icra takibinde deposu talep edilen çeklerin teslim tarihlerinin 14/03/2017 - 24/07/2017 arasında olduğu bildirilmiş olup, yargılamanın gelinen aşaması itibariyle 5941 Sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 6273 Sayılı Kanunun 2.maddesi ile 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesine eklenen son fıkrasında düzenlenen “Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer” hükmü ve aynı Yasanın Geçici 3. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen “Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/06/2018 tarihinde sona erer.” hükümlerinin de gözetilmesi gereklidir. ..." denilerek mahkememize iade edildiği görülmüştür. .... K sayılı dosyasının tetkikinde davacılarının ... ..., dava konusunun istihkak olduğu,mahkemenin 02/05/2024 tarihli kararı ile "...Mahkememizce yapılan incelemede; 6098 sayılı TBK'nın 622- 623. maddeleri gereğince, adi ortaklıkta her ortak şirketin karına iştirak hakkına sahip olduğundan, ortağın kişisel alacaklıları, borçlu ortağın şirketteki (yıl sonunda bilançonun düzenlenmesi ile ortaya çıkan) kar payını İİK'nın 89. maddesine göre haczettirebilirler, ayrıca aynı kanunun 638. maddesine göre, adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczi mümkün bulunmaktadır (.... Karar sayılı ilamı). Bir ortağın şahsi alacaklıları, haklarını ancak, o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler, şirket sözleşmesinde bu kuralın aksi de kararlaştırılabilir. Ortaklık geliri henüz taksim edilmeden onun üzerinde bütün ortakların iştirak halinde mülkiyet hakları bulunduğundan (... Karar sayılı ilamı) henüz adi ortaklığa ait kazancın ortaklar arasında taksim edilmediği veya ortaklığın tasfiyesi halinde borçlu ortağa isabet edecek tasfiye payının belirlenmediği bir aşamada, adi ortaklığın yaptığı işin karşılığında üçüncü kişiden olan alacağının haczi mümkün değildir ....Karar sayılı ilamları).Adi ortaklıklarda, ortakların/ ortaklardan herhangi birinin borçlarından dolayı takip yapılması halinde, ortağın kar payı veya tasfiye payına haciz konulması mümkün olduğu, tüzel kişiliği bulunmayan ortaklığa ait bir mal veya alacak üzerine haciz konulamayacağı ve borçlu ... ... Ltd. Şti.'nin haciz konulan dosya alacağının ....K sayılı ilamı ile "......elen haciz yazısında dosya borçlusunun ... dosyalarının alacaklısının ise, ....iş ortaklığı yani farklı bir tüzel kişiliğe sahip, farklı bir şirket olduğunun beyan edildiği, ... alacağını direk iş ortaklığından alamayacağını, ortaklığın tasfiyesi gerektiğini, bu nedenle dosyalarının alacaklısının haciz yazısı gelen ... esas sayılı dosyasının borçlusu olmadığını, sehven yapılan haciz işleminin kaldırılmasını talep etmiştir. Dosya içerisinde bulunan iş ortaklığı sözleşmeleri de incelendiğinde;..... olduğu, iki farklı şirket olup oluşturdukları her adi ortaklığın da birbirlerinden farklı ortaklıklar oldukları takip dosyalarında dikkat edilmeyip sehven konulmuş olabileceği görüntüsü verdiğinden, dosyanın tarafı olmayan üçüncü kişi mahiyetindeki tüzel kişinin ise ancak istihkak iddiası ile haczin kaldırılmasını talep edebileceği Dairemizce de kabul edilmiş, bu nedenle A... kaldırma kararının da dosya kapsamına uygun olduğu, başvurunun istihkak davası olarak hukuki nitelendirmesi yapılarak sonuçlandırılması ve mahkemece isabetli olarak haczin kaldırılmasına karar verilmesi dosya kapsamına uygun bulunmuş, bu nedenle davalı alacaklı bankanın istinaf isteminin reddine... Kesin olarak " karar verildiği ,istinaf onaması ile kararın kesinleştiği görülmüştür. Davacı ... yazılan müzekkereye verilen 13/01/2025 tarihli cevapta "...İlgi yazınıza istinaden yapılan araştırmada .... esas sayılı dosyasına 09/07/2021 tarihinden sonra davacı banka tarafından ödemede bulunup bulunulmadığı hususunda bilgi istenilmiş olup, Dosyanın tetkikinde; 22/07/2021 tarihinde banka tarafından ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Ödemeye ilişkin tahsilat makbuzu yazımız ekinde sunulmuştur. " denildiği ekinde ödeme dekontu sunulduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça çek karnesi sözleşmesi uyarınca adi ortaklık adına verilen çek karnesi nedeniyle karşılıksız çıkan çekler nedeniyle ödenen çek teminat bedellerinin tahsili ,iade edilmeyen çek yaprak teminat bedellerinin depo edilmesi için başlatılan icra takibine yönelik davalı itirazının reddi ,davalı tarafça davalının adi ortaklığın %1 ortağı olduğu, davalının adi ortaklığı temsil yetkisinin bulunmadığı, karşılıksız çıkan ve iade edilmeyen çeklerin bildirilmediği , temerrüt şartlarının oluşmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup; Davacı banka tarafından ...Ortaklığına 05.12.2016 tarihli Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi uyarınca çek karnesi verildiği, 14 adet çekin karşılıksız çıktığı,14 adet çekin karşılıksız çıkması üzerine 02.04.2018 tarihli ihtar ile "....5941 Çek kanununa tabi 14 adet iade edilmemiş/karşılıksız yazılmış çeklerden dolayı toplam 20.690,00 TL nin (kanunen arttırılması halinde arttırılan tutarın ) nakden depo edilmesinin veya çek yapraklarının bankaya iade edilmesinin, aksi halde tüm banka alacaklarının tahsili için , masrafları taraflarına ait olmak üzere haklarında yasal takibe geçileceğinin..." ihtar edildiği,takip tarihi itibariyle 14 adet çekin karşılıksız çıktığı,teminat bedellerinin davalı banka tarafından ödendiği, 11 adet çek yaprağının ise icra takip tarihine kadar davacı bankaya iade edilmediği bu kapsamda davacı bankanın karşılıksız çıkan ve teminat bedeli ödenen çekler nedeniyle takip tarihine kadar 21.260,00 TL asıl alacak , 434,40 TL İşlemiş akdi faiz ,21,72 TL %5 Gider Vergisi olmak üzere toplam 21.716,12 TL alacağı bulunduğu,iade edilmeyen 11 adet çek yaprağı nedeniyle davacı bankanın 5941 Sayılı Çek Kanunun 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun 30/06/2018 tarihinde sona erdiği, bu kapsamda davacı bankanın bu tutarı talebinin mümkün olmadığı , bilirkişi raporu ve çek karne sözleşmesi ...sayılı ilamı ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla, çek karnesi sözleşmesinin adi ortaklık temsilcisince bütün ortakları temsil etme yetkisi ile adi ortaklık adına imzalanması nedeniyle TBK 637,638/son maddeleri uyarınca davalının adi ortaklığın borçlarından müteselsilen sorumlu bulunduğu, davacı bankaca ... Esas sayılı dosyasından yapılan tahsilatın iade edildiği de gözetilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; Davacının davasının kısmen kabulüne, Davalının ... esas sayılı dosyasındaki itirazına mükerrer tahsile esas olmamak üzere kısmen iptaline, takibin 21.260,00-TL asıl alacak 434,40-TL işlemiş faiz, 21,72-TL bsmv olmak üzere 21.716,12-TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ve bsmv ile birlikte devamına, bakiye talebinin reddine, Tarafları şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.483,42-TL harçtan, dava açılışında alınan 458,79-TL peşin harç toplamından düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 1.024,63-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 492,50-TL, tebligat ücreti ve 800,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.292,50-TL'nin yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 738,90-TL'si ile 458,79-TL peşin harç, 35,90TL başvurma harcı olmak üzere1.233,59-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 21.716,12-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 16.270,14-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair Taraf vekillerini yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026
....