Diğer ·

2023/156 E. 2026/222 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2023/156
Karar No
2026/222
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/156 Esas KARAR NO : 2026/222

DAVA : Menfi tespit& markanın hükümsüzlüğü&markanın kullanmama nedeniyle iptali DAVA TARİHİ : 11/07/2023 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi tespit& markanın hükümsüzlüğü&markanın kullanmama nedeniyle iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının... sayılı markasının ve bu markanın ... sınıf ürünlerin ambalajında kullanmasının ve bu suretle Türkiye’de giriştiği ve girişeceği ticari ve sınai faaliyetlerin ve bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin, davalıya ait; ... tescil sayılı marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil etmediğinin ve anılan markanın davalı şirket fiili kullanımları ile haksız rekabet oluşturmadığının tespitine, Davalı ... adına tescilli ... marka tescilinden doğan hakların, davacının ... sayılı marka tescil başvurusuna konu ettiği markasının, tescil kapsamındaki ürünler ve ambalajlarında kullanmasına karşı ileri sürülmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Davalı gerçek kişi adına tescilli; ... sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline, markanın iptaline ilişkin kararın etkisinin iptal koşulunun doğduğu 12.06.2023 tarihinden itibaren etkili olduğuna karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı yana ait markanın 2017 yılından itibaren marka koruması altında olduğunu, iltibasa dayalı haksız rekabet söz konusu olduğunda mutlak bir benzerlik aranma şartı olmadığını, karıştırma ihtimalinin yeterli olduğunu, karşılaştırmaya tabi markaların aynı sınıfta yer almakta olduğunu, markaların iltibasa yol açmasının kaçınılmaz olduğu, müvekkili olan şirketin adına tescilli markayı aktif olarak kullandığı ve belli bir müşteri çevresi oluşturduğunu, davacı yana ait markanın müvekkili olan şirket nezdinde marka tecavüzünde bulunduğunun ve bu eylemin haksız rekabet oluşturduğunu, davacının tüm istemlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık; Davacının ...sayılı markasının ve bu markanın ... sınıf ürünlerin ambalajında kullanmasının ve bu suretle Türkiye’de giriştiği ve girişeceği ticari ve sınai faaliyetlerin ve bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin, davalıya ait; ...sayılı marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil etmediğinin ve haksız rekabet oluşturmadığının tespitine, Davalı ... adına tescilli ... sayılı marka tescilinden doğan hakların, davacının ...sayılı marka tescil başvurusuna konu ettiği markasının, tescil kapsamındaki ürünler ve ambalajlarında kullanmasına karşı ileri sürülmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Davalı gerçek kişi adına tescilli; ... nolu markanın 6769 sayılı SMK’nın 9, 26, 27 ve Geçici 4. Madde hükümleri uyarınca kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur. HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 15/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı yanın adına tescilli markasının kullanımının davalı yana ait tescilli markaya tecavüz ve davalı yan ile haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davacı ve davalı markalarının tescilli oldukları emtialar yönünden fiili kullanımlarının farklılık gösterdiği, davalı dava konusu markayı paketleme için kullandığı ambalajlarda kullandığı, dava konusu markayı 2019 yılından dava tarihine kadar aralıksız yoğun bir şekilde kullandığı, davalı firmanın 2019 yılından dava tarihine kadar dava konusu marka altında Kuruyemiş ve kuru meyve toplam satışlarının 5.680.139,54 TL olduğu, kullanmama nedeniyle iptali talep olunan... kod numaralı markanın tescil tarihi ... olmakla birlikte, iptaline ilişkin koşulun doğduğu tarihin ... tarihi olacağını, davalı yanın... kod numaralı markanın tescil tarihinden itibaren hiçbir dönemde ... Sınıfta yer alan “Kurutulmuş meyve, kuru yemişler” emtiaları dışında ciddi ve kesintisiz kullanımı dosya arasından tespit edilememesi sebebiyle ilgili markanın .... Sınıfta yer alan “Kurutulmuş meyve, kuru yemişler” emtiaları dışında iptal koşullarının 12.06.2023 tarihinde oluştuğunun kabul edileceğini bildirmişlerdir. Rapora itiraz edilmesi üzerine ikinci bir heyet oluşturulmuştur. Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 18/09/2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Kullanmama nedeniyle iptali talep olunan ... kod numaralı markanın ... Sınıfta yer alan “Kurutulmuş meyve, kuru yemişler” emtiaları ve .... Sınıfta Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “Kurutulmuş meyve, kuru yemişler” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; dışında ayırt edici unsuru değiştirilmeden ciddi, aralıksız ve pazar payı oluşturacak şekilde kullanımının ispat edilemediği, kalan mal ve hizmetler yönünden kullanmama nedeni ile iptal koşullarının oluştuğu; SMK 27/2 uyarınca kullanmama nedeniyle iptali talep olunan markanın iptal koşullarının doğduğu tarihten itibaren iptaline karar verilmesi yönündeki taleplerinin kabulü halinde ilgili markanın kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin kararın etkisini 12.06.2023 tarihinden itibaren doğuracağını, Davacı adına tescilli ''...'' şekil markası, davalı adına tescilli '' ...'' şekil markası ile ... Sınıf mal hizmetleri bakımından aynı olup, davalı adına tescilli önceki tarihli markanın kelime unsuru olan ... ibaresi ile karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olan ... ibaresi davacı markasından esaslı unsur olarak yer almakta olduğunu,bu kapsamda davacı markasının 6769 Sayılı SMK’ nın 7/2 b maddesi uyarınca davalı markası ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu, Tarafların gıda sektöründe faaliyet göstermesi, ürünlerin satış kanalları ve tüketici kitlesinin benzer olması, ürünlerin ortalama tüketici kitlesi nezdinde marketlerde satışa sunulduğu, tüketicilerin ürünleri inceleme ve değerlendirme bakımından uzun süreler harcamadığı gözetildiğinde, kaldı ki, kurutulmuş meyve ve kuruyemiş alanında ürünleri bulunan davalının, kurutulmuş dondurma ürününü de piyasaya sunmasının tüketiciler nezdinde çağrıştırılabilir nitelikte olması sebepleri ile davacı markasının ve ambalajının davalı önceki tarihli markası ile bağ/ilişki kurulabilir nitelikte olduğu marka hakkına tecavüze ve haksız rekabete sebebiyet verebileceği, bu yönde davacının aksi yöndeki menfi tespit talebinin yerinde olmadığı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Raporlar arasında çelişki olduğu itirazı üzerine 3.kez heyet oluşturulması gerekmiştir. Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 13/10/2025 tarihli raporda özetle; Davalı ... ’e ait ... nolu ... emtia ve hizmet sınıflarında tescilli 'markanın ' ... şekil markası'' olduğu, davalı ... adına tescilli olan markanın esas unsurunun ... olduğu ve tescil edildiği emtia ve hizmet gruplarında yüksek düzeyde ayırt edici olduğu, Davacının markasının ... nolu .... Emtia sınıfında tescilli ''...'' şekil markası olduğu her iki markanın esaslı unsurunun kelime olduğu ve ... kelimelerinin birbirlerinin benzer olduğu ve bu benzerliğin iltibas/iltibas tehlikesi oluşturduğu, her iki tarafında fiili faaliyet alanlarının gıda olması, tescillerinin aynı ve benzer sınıfta olması, pazar yerlerinin ve pazarda ürünlerin sunum yerlerinin benzer olması, benzer tüketici kitlesine hitap etmesi, markaların kullanıldığı ürünler arasında yüksek benzerlik sebebiyle iltibas ve/veya iltibas tehlikesinin bulunması ve ortalama tüketicide davalıyı çağrıştırması davalının markasının tescilli olduğu emtia ... Emtia sınıflarında geniş korumaya sahip olması gerektiği, davalıdan sonra markasını tescil ettiren davacının markasının davalının markası ile benzerliğinin bulunması her iki tarafında fiili faaliyet konularının gıda sektöründe olması sebebiyle ürün benzerliğinin bulunduğunun kabulü gerektiği, davacının eylemleri ile davalının markasına tecavüz ve haksız rekabet koşullarının oluştuğundan davacının aksi yöndeki menfi tespit talebinin yerinde olmadığını tespit etmişlerdir. Mali incelemelere göre; davalının markasını ... Emtia sınıfında KURUTULMUŞ MEYVE ve KURU YEMİŞLER alt başlıklarında ticari etki yaratacak şekilde markasal olarak gerçek anlamda kullandığı, ancak aynı sınıfta tescilli diğer alt başlıklarında tescil tarihinden itibaren geriye yönelik beş yıl içinde 12.06.2023 tarihinden itibaren kullanmama sebebiyle iptal koşullarının oluştuğu, davalı markasını ... emtia sınıfında yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, (baharatlar), alt başlıklarında ticari etki yaratacak şekilde markasal olarak gerçek anlamda kullandığı, ancak aynı sınıfta tescilli diğer alt başlıklarında tescil tarihinden itibaren geriye yönelik beş yıl içinde 12.06.2023 tarihinden itibaren kullanmama sebebiyle iptal koşullarının oluştuğu, davalının ... Hizmet sınıfında da kurutulmuş meyve ve kuru yemişler kapsamında ve yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, (baharatlar), “müşterilerin mallarını elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” alt başlıklarında kullandığı, ancak aynı sınıfta tescilli diğer alt başlıklarında tescil tarihinden itibaren geriye yönelik beş yıl içinde 12.06.2023 tarihinden itibaren kullanmama sebebiyle iptal koşullarının oluştuğu, Davalının markasını tescilli olduğu .... Hizmet sınıfında kullanılmadığından tescilli alt başlıkların tamamında ancak aynı sınıfta tescilli diğer alt başlıklarında tescil tarihinden itibaren geriye yönelik beş yıl içinde 12.06.2023 tarihinden itibaren kullanmama sebebiyle iptal koşullarının oluştuğu, -Davalı şirketin dava konusu yıllarla ilgili ticari defterlerin sahibi lehine delil hakkına sahip olduğu, 2019-2023 yılları arası dava konusu markayı ...kuru yemiş ve kuru meyve markasını kullandığı, bunların genel satış toplamlarının ,5.680.139,54 TL olduğu, satışların kuru yemiş,kuru meyve kaju,erik,badem,fındık, leblebi, gibi kuru yemiş ve kuru meyve satışları olarak yoğunlaştığı, ...,madde ile ilgili olduğu, bunların dışındaki emtiaların iptal edilme şartlarının 12.06.2023 tarihi olarak kabul edileceği, şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Davacı adına ... başvuru/tescil numaralı, ''...'' şekil ibare ve görselini içeren markanın .... sınıfta 2.6.2022 tarihinde davacı adına tescilli olduğu; davalı ... adına ise ...numaralı “...”şekil ibare ve görselini içeren markanın ... sınıflarda 15.12.2017 tarihinden itibaren tescilli anlaşılmıştır. Toplanan deliller, HMK 266 madde kapsamında sunulu deliller ile uyumlu, son rapor HMK 266 madde kapsamında hükme dayanak olarak alınmıştır. TPMK kayıtlarına göre; davalı ile davacı markalarının tescilli olduğu ... emtia sınıfı aynıdır. Her iki taraf bu sınıfta markalı ürünlerini satışa arz etmektedir. Davacının ürünleri ....Emtia sınıfında dondurmalar kurutulmuş dondurma iken davalının ürünleri yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, (baharatlar)olduğu davalının ürünlerinin aynı zamanda .... Emtia sınıfında kurutulmuş meyve ve kuruyemiş olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. SMK m. 7/2-b hükmündeki (.... Tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk üzerinde, işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil, kartırılma ihtimali olan...) ibaresi dikkate alındığında ; Marka korumasının temel çıkış noktası markanın tüketiciler/ilgililer nezdinde karıştırılma ihtimali yaratacak şekildeki üçüncü kişi kullanımlarının marka sahibi tarafından önlenebilmesidir. SMK m.11/4'e göre ürün benzerliği açısından sınıfların karine teşkil etmediği, farklı sınıflarda benzer ürünlerin ya da aynı sınıflarda farklı ürünler bulunabileceği düzenlenmiştir. Bir diğer deyişle ürün benzerliği karışlaştırmasında, ilgili mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da farklı sınıflarda yer almasının bağlayıcı/belirleyici olmadığı ifade edilmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, bu düzenleme markaların tescil edildikleri sınıfların hiçbir önemi olmadığı anlamına gelmemektedir. Burada önemli olan benzerlik değerlendirmesinde marka farklı sınıfta tescil edilmiş ise de ürünlerin satış mecraları,kullanım şekilleri, fiziksel görünümleri gibi diğer kriterler ile birlikte bulundukları sınıfda değerlendirmede bir kriter olarak dikkate alınmasıdır. Ürün benzerliği her somut olayda markaları oluşturan işaretlerin benzerlik derecelendirmesi ile sunulan tüketici kitlesi gözetilerek yapılmalıdır. Bu noktada önceki markanın ayırt edicilik kapasitesi markanın koruma alanını genişletmektedir. Yani bir markanın işaretsel anlamda ayırt ediciliği ne kadar yüksek ise bu bağlamda marka “güçlü” hale geldikçe ilgili markanın mal ve hizmetlerinin korumasının geniş bir alana yayılması mümkündür. Ürün benzerliğinde karşılaştırma konusundaki markalardaki işaretsel benzerlik arttıkça ürünlerin benzer olduğunun daha kolay kabulü gerekir. Somut dosya kapsamında ürünlerin benzer sınıfta olması, Pazar yerlerinin ve pazarda ürünlerin sunum yerlerinin benzer olması, benzer tüketici kitlesine hitap etmesi, markaların kullanıldığı ürünler arasında yüksek benzerlik sebebiyle iltibas tehlikesinin bulunması ve ortalama tüketicide davalıyı çağrıştırması kaçınılmazdır. Davalı markası kelime ve şekil unsurlu bir marka kombinasyonundan oluşmakta olup, “ ...” ibaresine yeşil, siyah ve beyaz fondaki Astronot, gezegen, yıldızlar şekil unsurları eşlik etmektedir. Davalının ambajlarında markasında yer alan şekil unsuru marka kombinasyonu içerisinde baskın bir unsur olup, davalı markasına ayırt edicilik katmaktadır. Bu noktada şekil unsurunun terk edilerek markanın salt kelime unsuru şeklinde kullanılması da markasal bir kullanımdır. Davacının ... numaralı ...' şekil markasının ana unsuru “...” ibaresidir. Nitekim marka görselinden de tespit edildiği üzere, koyu ve büyük punto ile yazılan “...” ibaresi olup, ... ibaresi markada daha küçük olarak yazılmış olup, marka tescili ile korunmak istenen esaslı unsur “...” ibaresidir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, tüketicilerin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım veya bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” bunların karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. Başka bir deyişle karıştırılma ihtimali; görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın asıl unsurları ve tamamlayıcı unsurları, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine tüketicilerin, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; işaretlerin benzerliğinde ve karıştırılma ihtimalinde dikkate alınacak önemli bir unsur da, önceki markanın ayırt edici niteliğidir. Önceki markanın ayırt edici niteliği düşük ise küçük farklılıklarla dâhi karıştırılma ihtimali ortadan kaldırılabilir. Bu gibi hâllerde önceki marka ile başvuru arasında mevcut farklı unsurların veya ortak unsurlara yapılan ilavelerin ayırt ediciliği ve sonraki başvuruyu yeterince farklılaştırıp farklılaştırmadığı üzerinde durulmalıdır. Nitekim Avrupa Marka ve Tasarım Ağı Ortak Bildirgesinde de belirtildiği üzere, markalar düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsuru paylaşıyorsa, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde örtüşmeyen bileşenlerin markaların genel izlenimi üzerindeki etkisine odaklanılacaktır (Rauf Karasu, Cahit Suluk, Temel Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, Ankara, 2018, s. 189). Başka bir deyişle önceki markanın ayırt edici niteliği düşük ise markaların örtüşmeyen bileşenlerinin benzerlikleri/farklılıkları ve ayırt edicilikleri ele alınarak sonuca gidilecektir. Davacı adına tescilli ''...'' şekil markası, davalı adına tescilli '' ...'' şekil markası ile ... Sınıf mal hizmetleri bakımından aynı olup, davalı adına tescilli önceki tarihli markanın kelime unsuru olan ... ibaresi ile karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olan ... ibaresi davacı markasından esaslı unsur olarak yer almakta olduğu, bu kapsamda davacı markasının 6769 Sayılı SMK’ nın 7/2 b maddesi uyarınca davalı markası ile karıştırılma ihtimali bulunduğu, Tarafların gıda sektöründe faaliyet göstermesi, ürünlerin satış kanalları ve tüketici kitlesinin benzer olması, ürünlerin ortalama tüketici kitlesi nezdinde marketlerde satışa sunulduğu, tüketicilerin ürünleri inceleme ve değerlendirme bakımından uzun süreler harcamadığı gözetildiğinde, kaldı ki, kurutulmuş meyve ve kuruyemiş alanında ürünleri bulunan davalının, kurutulmuş dondurma ürününü de piyasaya sunmasının tüketiciler nezdinde çağrıştırılabilir nitelikte olması sebepleri ile davacı markasının ve ambalajının davalı önceki tarihli markası ile bağ/ilişki kurulabilir nitelikte olduğu marka hakkına tecavüze ve haksız rekabete sebebiyet verebileceği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalının markasının tescilli olduğu emtia .... Emtia sınıflarında geniş korumaya sahip olmasından hareket ile davacının eylemleri ile davalının markasına tecavüz koşulları oluştuğundan davacının ki menfi tespit talebi yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Keza somut olayda davalının markasını tescil ettirdiği gibi kullandığının da kabulü gereklidir. Davalının ambalaj üzerindeki kullanımları kendi tescil belgesi ile uyumlu olduğu anlaşıldığından davacının bu yöndeki itirazları da yerinde görülmemiştir. Toplanan delillere göre davacının markasının iltibas oluşturması nedeniyle davacının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğundan, menfi tespit istemi yerinde görülmediğinden bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir. KULLANMAMA NEDENİNE DAYALI İPTAL İSTEMİNİN İNCELENMESİ: 6769 s. SMK'nın 9. Maddesinde "Markanın Kullanılması" başlığı altında yer alan düzenlemenin ilk fıkrasına göre "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." denilmiş ve 2. Fıkrada ise kullanım sayılan haller arasında a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması. b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması. şeklindeki kullanımlar da kabul edilmiştir. Maddenin 3. Fıkrasında ise “Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir” düzenlemelerine yer verilmiştir. Görüleceği üzere markanın kullanılması kanundan doğan bir yükümlülüktür. Gerçekleştirilen kullanımların da ciddi olması gerektiğine açık bir şekilde kanunda yer verildiği gibi uygulamada da bu hususta görüş birliği bulunmaktadır. Nitekim “ciddi kullanım”dan ne anlaşılması gerektiği konusunda, AB Adalet Divanı’nın Minimax kararı da benzer ilkelere sahiptir. Kararda, ciddi kullanım kavramı aşağıdaki şekilde değerlendirilmektedir: • Markanın ciddi kullanımı, markanın fiilen kullanılmasını gerektirmektedir. Dolayısıyla, tek amacı markadan kaynaklanan hakları sürdürmek olan simgesel kullanım ciddi kullanım olarak kabul edilemez. • Ciddi kullanım, kullanımı gerçekleştiren işletmenin kendi içindeki kullanımı değil, markanın kapsamında yer alan mal veya hizmetlerin piyasadaki kullanımını gerektirir. • Ciddi kullanım halihazırda piyasaya sürülmüş veya piyasaya sürülmek üzere olan ve bunun için reklam kampanyaları hazırlanarak müşterilere ulaştırılmış mal veya hizmetlere ilişkin olmalıdır. • Kullanımın ciddi olup olmadığı değerlendirilirken, markanın ticari kullanımını oluşturan tüm faktörler ve durumlar dikkate alınmalıdır. (Markanın ticari kıymetinin gerçek olup olmadığı, özellikle bu kullanımın ilgili ticari sektörde mallar ve hizmetler için pazar oluşturma veya pazar payı yaratma etkileri yaratabilecek kullanım olarak görülüp görülemeyeceği, vb.) • Kullanımın ciddi kabul edilebilmesi için her zaman miktar olarak çok büyük olması gerekmez, bu husus ilgili piyasada, inceleme konusu mal ve hizmetlerin özelliklerine bağlıdır. Markanın kullanımına ilişkin bu genel ilkeler çerçevesinde uyuşmazlık konusu olaya döndüğümüzde ;mali inceleme raporları, sunulu fatura ve belgeler, internet kullanımlarına ilişkin görseller, reklam vb deliller bir arada incelendiğinde; Davalı adına ... no ile tescilli markanın ...sınıfda yer alan “kurutulmuş her türlü meyve, kuru yemişler ” emtiaları .... emtia sınıfında yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, (baharatlar), .... sınıfta kurutulmuş meyve ve kuru yemişler kapsamında ve yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, müşterilerin mallarını elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri”nde ciddi, aralıksız ve pazar payı oluşturacak şekilde kullanıldığı gözetilerek bu emtialar yönünden açılan kullanmama sebebine dayalı iptal isteminin reddine, kalan mal ve hizmetler yönünden kullanmama nedeni ile SMK 27/2 maddesi kapsamına göre markanın iptaline( ilgili markanın iptal koşullarının 12.06.2023 tarihinde oluştuğunun tespitine) Kararın kesinleşmesini müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, I-Davalı adına... no ile tescilli markanın ...sınıfda yer alan “kurutulmuş her türlü meyve, kuru yemişler ” emtiaları ... emtia sınıfında yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, (baharatlar), ... sınıfta kurutulmuş meyve ve kuru yemişler kapsamında ve yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, müşterilerin mallarını elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri”nde ciddi, aralıksız ve pazar payı oluşturacak şekilde kullanıldığı gözetilerek bu emtialar yönünden açılan kullanmama sebebine dayalı iptal isteminin reddine, kalan mal ve hizmetler yönünden kullanmama nedeni ile SMK 27/2 maddesi kapsamına göre markanın iptaline( ilgili markanın iptal koşullarının 12.06.2023 tarihinde oluştuğunun tespitine) Kararın kesinleşmesini müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine II-MENFİ TESPİT İSTEMİNİN REDDİNE III- 732 TL ilam harcının yatırılan 269,80 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 462,2 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Kısmen Reddedilen markanın kullanmama nedeniyle iptali talebi yönünden; Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ’e verilmesine 4-Kısmen Kabul edilen markanın iptali talebi yönünden; Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davalı ... ’den alınarak davacıya verilmesine, 5-Menfi tespit isteminin reddi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 269.80 TL başvuru harcı 269,80 TL peşin harç 807 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 42.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 43.346,6 TL yargılama giderinin taktiren 1/3 ünün davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı DB Ticaret 'in yapmış olduğu 12.300 TL yargılama giderinin 1/3 ünün davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalı ... 'in yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm tesisine yer olmadığına, 9-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair karar davacı ve davalı .. vekilinin yüzüne karşı, davalı ... 'in yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İstanbul bölge adliye mahkemesi nezdinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 30/09/2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: Diğer, E. 2023/156, K. 2026/222, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2023-156-e-2026-222-k-857dc3433a18