Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/170 E. 2026/2710 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/170
Karar No
2026/2710
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1801 E., 2024/2248 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kulu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/611 E., 2024/71 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz edilen davalı vekili Avukat... geldi. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili; davacı murisi ... ...'ın 1 56... parsel sayılı taşınmazını 28.08.2007 tarihinde oğlu ...a satış göstermek suretiyle devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, ...un da taşınmazı 10.08.2015 tarihinde eşinin kardeşi olan davalıya muvazaalı olarak devrettiğini, imar çalışmaları sonucu 7 parça taşınmaz oluştuğunu, dava konusu devirlerin öğrenilmesi üzerine mirasçılar ve davalı ile yapılan görüşmelerde taşınmazlardaki miras paylarının mirasçılara devrine karar verildiğini, bu kapsamda bir kısım parsellerde mirasçılar ..., ..., ... ve ...a paylarının (1/5) satış suretiyle devredildiğini, muris ...'in terekesi 5 eşit pay olarak mirasçılar ..., ..., ... ...ve davacı tarafından paylaşıldığını, mirasçılardan ...'nin miras payı almadığını, davacının davalı ile yaptığı görüşmelerin ise sonuç vermediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mirasçılar arasındaki taksimde anlaşılan şekilde 1/5 payı oranında davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; davayı kabul ettiklerini, davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep etmiş, bilahare duruşma sırasında davacının yasal miras payı oranında karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmayarak ve kabul beyanı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının davadan önce davacıya tapuda hisse devri yapmadığı, davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği, davalının kabul beyanından sonra taşınmazın keşfen değeri belirlenip davacı tarafça eksik harç tamamlanmış ise de ön inceleme duruşması öncesi dava kabul edildiğine göre davalı tarafın dava dilekçesinde gösterilen değer (10.000,00 TL) üzerinden davayı kabul ettiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi, Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gözetilmek suretiyle hüküm tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle anılan hususlar yönünden düzeltilerek davanın kabulü ile 1/5 pay oranda tapu iptali-tescile karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ... ...'ın çekişme konusu eski 1 56... parsel sayılı taşınmazını 28.08.2007 tarihinde oğlu olan dava dışı ...a, ...un ise 10.08.2015 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle devrettiği, taşınmazın 11.12.2018 tarihli imar işlemine tabi olduğu; 1940 doğumlu muris ... ...'ın 20.11.2021 tarihinde ölümü ile geride mirasçıları olarak davacı oğlu ... ile dava dışı çocukları ve eşi ...'nin kaldıkları, Kulu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/800 Esas, 2120/739 Karar sayılı kararı ile davacının yasal miras payının 3/20 olarak belirtildiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki; 6100 sayılı Kanun'un 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.

Somut olaya gelince; dava dilekçesinde, muris ...'in terekesinin 5 eşit pay olarak mirasçılar ..., ..., ... ...ve davacı tarafından paylaşıldığı, mirasçılardan ...'nin miras payı almadığı ileri sürülerek mirasçılar arasındaki taksimde anlaşılan şekilde 1/5 pay oranında tapu iptali-tescil isteğinde bulunulmuş, davalı tarafça davanın kabul edildiği bildirilmiş olup yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilerek talep gibi 1/5 pay oranında hüküm tesis edilmiş ise de davacının mirasçılar arasında yapılan taksim ile mirastan pay almayacağını iddia ettiği mirasçılardan annesi ...'nin eldeki davada taraf olmadığı, bu haliyle davada taraf olmayan kişi hakkında ve bu kişinin miras payına ilişkin olarak karar verildiği, bu hususun doğru sicil oluşturma ilkesine aykırı olduğu gibi aleyhe bozma yasağının da kapsamı dışında kalacağı, davacının ancak yasal miras payı oranında kabul karar verilebileceği anlaşılmakla, davada taraf olmayan kişi hakkında bir karar verilmesinin mümkün ve doğru olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.

Hâl böyle olunca, davacının yasal miras payı oranında tapu iptali-tescile karar verilmesi ve bu kapsamda hüküm tesis edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Davacı vekilinin temyizi üzerine re'sen yapılan inceleme sonucu; açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine, Temyiz eden davacı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/170, K. 2026/2710, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-170-e-2026-2710-k-acd6d3480902