Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/155 E. 2026/2499 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/155
- Karar No
- 2026/2499
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/348 E., 2024/51 K.
Mahkeme kararı asıl ve birleştirilen davada davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu, ... ilçesi, Kestel kasabası çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazlar idari yoldan 2061 parsel numarası ve 15594 metrekare yüz ölçümü ile 22.09.1999 tarihinde, 1634 parsel numarası ve 21700 metrekare yüz ölçümü ile 25.12.1986 tarihinde Hazine adına ayrı ayrı tescil edilmişlerdir. Yine 1059, 1048, 10 51... parsel sayılı sırasıyla 5440 metrekare, 1340 metrekare, 1530 metrekare ve 266 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar ayrı ayrı vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla ... ve ...adına tespit ve tescil edilmiştir. 22.09.1999 tarihinde yapılan imar çalışması nedeniyle 1059 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluşan 4 56... parsel sayılı 653 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ... Anılmış, 1048, 10 51... parsel sayılı taşınmazların ifrazından oluşan 4 58... parsel sayılı 2.259,03 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ..., 16 34... parsel sayılı taşınmazların ifrazından oluşan 4 56... parsel sayılı 1000 metrekare ve 4 57... parsel sayılı ve 4.606,23 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar ise Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı ...; 31.07.2007 tarihinde kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle, 21.02.2008 tarihinde 4 56... , 4, 4 57... ve 4 58... parsel sayılı imar parsellerine ve imar yoluna yönelik tapu iptali ve tescil istemiyle, 13.12.2013 tarihinde ise imar planının iptal edildiği ve sonrasında herhangi bir çalışma yapılmadığından imar planından önceki kadastro halinin ihyası istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır.
Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin 18.04.2014 tarihli kararıyla; davacının birleştirilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/752 Esas sayılı dosyasında taşınmazın kadastro halinin ihyasına ilişkin davanın kabulü ile; 4 56... nolu parselin tapu kaydının iptali ile ... nolu kadastral paftanın yeniden ihyasına, 4 56... nolu parsel ve dayanağı olan ... nolu parsel ile 4 57... nolu parselin tapu kayıtlarının iptali ile ... nolu kadastral parselin yeniden ihyasına, 4 58... nolu parselin tapu kaydının iptali ile 1048, 10 51... nolu kadastral parsellerin yeniden ihyasına; davacının ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/476 Esas sayılı dosyasında mevcut davasının (tescil davasının) kısmen kabulü ile çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 17.04.2012 tarihli rapor ve eki haritada (Al), (A2), (A3), (A4) ve yol olarak gösterilen ve toplam 3.227,14 metrekare yüz ölçümündeki bölümün davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; davacının birleştirilen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/105 Esas sayılı dosyası yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; iptal edilen hususun 1/1000 ölçekli uygulama imar planı olup Hazine adına ihdasen oluşan 2061 sayılı parselin dayanağının bu imar planı olmadığı, buna göre 2061 parselin tapu kaydının dayanaksız kaldığından söz edilemeyeceği, taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilmesinin isabetsiz olduğu, bilirkişi raporunda (A1), (A2), (A3), (A4) ve yol olarak gösterilen 3.227,14 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümlerinin davacı taraf adına tesciline karar verilmiş ise de bu bölümlerin kadastro paftasına göre (ayakta olan) 2061 parsel sınırları içinde mi, yoksa halen tescil harici olan alanda mı kaldığı hususunda fen bilirkişisinden ayrıntılı rapor da alınmadığı, uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğraflarından usulünce yararlanılmadığı açıklanarak karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; dava konusu taşınmazın tam olarak hangi taşınmaz bölümüne denk geldiği, 2061 parsel sayılı taşınmaz içinde mi yer aldığı, iptal edilen imar parselleri içerisinde mi bulunduğu tam olarak belirlenmemiş, çelişik ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporları hükme esas alınmış, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği kesin olarak belirlenmemiş, bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için önceki bozma ilamında işaret edildiği üzere Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanı gösterir kadastro paftası, imar haritaları, 2061 parsel sayılı taşınmazın idari yoldan tesciline ilişkin tüm kroki ve evrak ile 1999 yılından 15-20-25 yıl öncesine ilişkin üç farklı zamanda çekilmiş en az üç adet hava fotoğrafı ilgili yerlerden eksiksiz olarak getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle taraf tanıkları, tapu işlerinden anlayan teknik bilirkişi, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte; teknik bilirkişiye kadastro paftası, imar haritaları ve 2061 parsel sayılı taşınmazın idari yoldan tesciline ilişkin krokilerin üst üste çakıştırılması ve bu krokiler üzerinde çekişme konusu taşınmaz bölümünün gösterilmesi istenerek davaya konu taşınmazın tesis kadastrosu paftasında hangi yere tekabül ettiğini, herhangi bir kadastro parseline isabet edip etmediğini, ediyor ise hangi parsele isabet ettiğini, idari yoldan oluşan Hazine tapularıyla irtibatının ne olduğunu, tamamının veya bir kısmının 2061 parsel sayılı taşınmazın kapsamında mı yoksa tescil harici alanda mı kaldığını, imar haritalarına göre durumunu açıkça gösterir ve keşfi ve uygulamayı takibe imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli, tescil harici alanda kalıyor ise davacıya davasını Büyükşehir Belediye Başkanlığına da yöneltilmesi için süre ve imkan tanınarak taraf teşkili sağlanmalı, taşınmaz bölümünün 2061 parsel sayılı taşınmaz kapsamında kaldığının anlaşılması halinde bu parsele ilişkin tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar tescil harici alanda kaldığının anlaşılması halinde ise davanın açıldığı tarihe kadar zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden usulünce zilyetlik araştırması yapılmalı; bu kapsamda, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları üzerinde jeodezi ve fotogrametri mühendisine inceleme yaptırılarak çekişme konusu taşınmaz hava fotoğraflarında gösterilmeli; çekişmeli taşınmaz bölümünün önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kime ait olduğu, öncesinde kim tarafından kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, öncesinde nasıl kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; ziraat bilirkişi kurulundan da taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı ve zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü belirtir fotoğraflarla desteklenmiş, üzerindeki ağaçların yaşını da gösteren bilimsel içerikli rapor alınmalı; davaya konu bölümlerin tescil harici alanda kaldığının anlaşılması halinde TMK'nın 713/4-5. maddeleri gereğince zorunlu ilanlar da yaptırılmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan hususlar tam olarak yerine getirilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.