Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3213 E. 2026/2511 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3213
- Karar No
- 2026/2511
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/186 E., 2022/367 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
...ili...ilçesi, ...köyünde bulunan taşınmaz, 2007 yılındaki kadastro çalışmasında yol olarak tespit harici bırakılmamıştır.
Davacı; kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır.
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazda zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı Hazine temsilcisi ile davalı Köy Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.12.2011 tarihli ve 2011/1856 Esas, 2011/6524 Karar sayılı ilamı ile “makul sürede dava açılmadığına” değinilerek karar bozulmuş; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Hafik (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16.01.2013 tarihli ve 2012/7575 Esas, 2013/274 Karar sayılı ilamı ile karar onanmış, aynı Daire tarafından karar düzeltme isteminin reddine karar verilmekle hüküm kesinleşmiştir. Bilahare davacı vekili tarafından hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru neticesinde, Anayasa Mahkemesince, adil yargılanma ilkesi kapsamında davacının mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle yeniden yargılama yapılmasına karar verilmekle, Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacının davasının kabulü ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kırmızı renk ile taralı 159,24 metrekare yüz ölçümlü alanın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince “TMK'nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince, tescil davalarında, keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması ve yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi” gereğine değinilerek bozulmuş; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece, işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmaz bölümünün bulunduğu yerde, yargılama sırasında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesine dayalı olarak kadastro tespitinin yapıldığı, çekişmeli taşınmaz bölümü hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği ve taşınmazın 1 52... parsel numarası ve 750,95 metrekare yüz ölçümü ile kargir ev ve arsası vasfıyla davacı ... adına kayıtlandığı anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesinde; mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu Mahkemelerin görevinin sona ereceği ve dava dosyalarının Kadastro Mahkemesine re'sen devrolunacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında Mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; Mahkemece kadastro tespiti yapılan taşınmaz bölümü hakkında görevsizlik kararı verilerek dosyanın re'sen Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın ...3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.