Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5106 E. 2026/2496 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5106
- Karar No
- 2026/2496
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/68 E., 2024/256 K.
Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R -
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
... ili,...lçesi,...köyü çalışma alanında bulunan 1 96... parsel sayılı 53.384.32 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle .....ve müşterekleri adına tespit ve tescil edildikten sonra bazı payların satışı nedeniyle .....ve müşterekleri adına kayıtlanmıştır.
Davacı; satınalma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.
Davalılar; davacı tarafın iddiasının asılsız olduğunu, davacı tarafa 1 96... parsel sayılı taşınmazda hak verilip bu taşınmazın davacı ile adlarına müşterek yazıldığını, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin belgesizden değil tapu kaydına dayanılarak yapıldığını, tapunun miktar fazlası kısmının senetsizden iktisap edilmiş olabileceğini, tapulu taşınmazın haricen satışının geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının dava konusu ettiği bölümde uzun yıllardır zilyet olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne çekişmeli 1 96... parsel sayılı taşınmazın 01.10.2014 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 22.736.22 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiş, Dairece; yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek kayıt uygulaması ve taşınmazla ilgili zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı tarafın dayandığı 15.01.1979 tarihli 38 sıra nolu tapu kaydının revizyon gördüğü ve 1 95... , 3, 4, 5 ve 1 96... , 2, 3, 4 nolu parsellere gittiği, tapu kaydı uygulanan bu parsellerin dava konusu 1 96... nolu parselin yaklaşık 150- 160 metre kuzeyinde kaldığı, dava konusu ... ili,...lçesi,...köyü 1 96... nolu sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davacı adına tespit görmesi gerekirken taşınmazın davalılar adına tespit gördüğü, bu şekilde yapılan tespitin hatalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, taşınmazın 15.11.2023 tarihli harita mühendisi tarafından hazırlanan fen raporunda (B) harfi ile gösterilen 22.736,22 m²lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına Çınar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1 02... /126 Karar nolu mirasçılık belgesindeki payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de bozmaya uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, dayanak tapu kaydı oluşumundan itibaren tüm tedavülleri ile denetime elverişli şekilde ve okunaklı olarak dosya arasına alınmamış, çekişmeli taşınmazdaki bazı payların el değiştirdiği ve davalı ... payının intikal gördüğü anlaşılmasına rağmen Mahkemece bu husus değerlendirilmemiş; kabule göre de çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün tapu kaydının iptaline karar verilmiş ise de bu bölümün ifraz edilerek yeni bir parsel numarası ile tesciline karar verilmediğinden infazı kabil şekilde hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazın güncel tapu kaydı ile tüm tarafların nüfus kayıt suretleri dosya arasına alınarak değerlendirilmeli, taraflardan ölenler varsa mirasçıları davaya usulünce dahil edilmek suretiyle davada taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra önceki tarihli bozma ilamı gözönünde bulundurularak bozma ilamında işaret edildiği üzere davalının dayandığı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritası ve tüm oluşum belgeleri, dayanılan tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazların kadastro tutanakları ve oluşmuş ise tapu kayıtlarının onaylı suretleri ve revizyon gördüğü taşınmazlar ile bu taşınmazlara komşu taşınmazları bir arada gösterecek birleşik harita, dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazların tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve dayanakları eksiksiz ve denetime elverişli şekilde Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilmeli; bundan sonra, mahallinde yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılmalı; yapılacak olan keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren hangi hukuki nedene dayalı olarak ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında yerel bilirkişiler ve tanıklardan ayrıntılı ve olaylara dayalı bilgi alınmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanak tapu kaydının dayanağı harita mevcut ise yerel bilirkişi yardımı ve uzman teknik bilirkişi eliyle yöntemince yerine uygulanmalı, uygulama yapılırken haritası bulunan kaydın kapsamının öncelikle haritasına göre belirleneceği gözetilmeli, haritası bulunmayan kayıtlardaki sınırların tespiti bakımından mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmalı, tapu kaydının hudutları ile davacının dayandığı satış sözleşmesinin sınırları ve mevkisi okunup kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilerce zeminde göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazın tasarrufu hususundaki beyanları, komşu parsel tutanakları ve dayanakları kayıtlarla denetlenmelidir. Teknik bilirkişiden, tapu kaydının varsa revizyon gördüğü parsellerin de dikkate alındığı, komşu parsellerin dayanağı kayıtların dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduğunun belirlendiği ve kroki üzerinde işaretlenmek suretiyle tapu kaydının ve satış senedinin sınır denetiminin yapıldığı ve kayıtların kapsamlarının kesin olarak gösterildiği keşfi izlemeye imkan veren ayrıntılı ve gerekçeli rapor ve kroki alınmalı; davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı Adliye Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden (senetsiz defteri) sorularak varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek infazı kabil şekilde bir hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilip eksik araştırma ve uygulama ile hüküm kurulması doğru değildir.
Davalılar vekilinin açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın Çınar 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.