Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6109 E. 2026/2497 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6109
- Karar No
- 2026/2497
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/410 E., 2025/132 K.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda ... ili, ... ilçesi, .... köyünde bulunan 1 37... parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı, pay satışı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, 1 37... parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı, satın almaya dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemenin 22.01.2015 tarihli kararıyla; davanın vaki kabul nedeniyle kabulüne, çekişmeli 1 37... , 7 ve 29 parsel sayılı taşınmazların ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 1 37... parsel yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; davalının keşif yerindeki beyanında açıkça davayı kabul ettiğine ilişkin bir ifade yer almadığı gibi, dosya kapsamındaki tapu kaydı, tutanak ve fen bilirkişi raporuna göre 1 37... parsel sayılı taşınmaz ile 1 37... ve 29 parsel sayılı taşınmazların ayrı ayrı parseller olduğunun anlaşılmış olması karşısında davalının söz konusu ifadesinin kabul beyanı olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı açıklanarak karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 06.11.2020 tarihli kararıyla; tespit bilirkişisi ...’nın beyanlarının çelişmesi nedeniyle itibar edilmediği, bozma öncesi keşiflerde dinlenen ...’in,...’in,... ...’ın ...'nın ve ...’un beyanları ile dava konusu 1 37... ve 29 parsel sayılı taşınmazların uzun yıllardır davacının ve öncesinde davacının satın aldığı şahsın zilyetliğinde olduğu, davacının taşınmazı iktisap koşullarını sağladığı, 1 37... parsel sayılı taşınmaz yönünden davalının kabul beyanı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 1 37... ve 29 parsel sayılı taşınmazlarda davalı ... adına kayıtlı tapu kaydı ile çekişmeli 1 37... parsel sayılı taşınmazda davalı ....adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 1 37... parsel sayılı taşınmaz yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiş, davalı ... ...’ın temyizi yönünden yapılan incelemede Mahkemenin 22.01.2015 tarihli 2009/55 Esas, 2015/33 Karar sayılı ilk kararı ile; temyize konu kararla aynı şekilde davalının malik olduğu 1 37... parsel sayılı taşınmaz hakkında davanın kabulüne karar verildiği, davalı bu yönden hükmü temyiz etmediğinden kabul kararının davalı aleyhine kesinleştiği, temyiz incelemesine konu olan hükümle davalı aleyhine yeni bir hukuki durum yaratılmadığına göre kesinleşen hükmü temyizde hukuki yararı bulunmayan davalı ...’in temyiz isteminin reddine karar verilmiş; davalı ...’ün 1 37... ve 29 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise eksik araştırma ile karar verildiği açıklanarak davalı tarafın dayanak tapu kaydının taşınmaz başında uygulanması, dayanak tapu kaydının taşınmazları tamamen ya da kısmen kapsamadığının anlaşılması halinde ise taşınmazla ilgili zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; davaya konu 4 taşınmaz olduğu, bu taşınmazlardan davalılardan ....adına kayıtlı olan 1 37... parsel ve 1 37... parsel sayılı taşınmaz yönünden önceki yargılamalarda verilen kararın temyiz edilmediği ve kesinleştiği, 1 37... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu ve dayanağının 05.03.1974 tarih, 38 yevmiye numaralı 431 sahife numaralı tapu kaydı olduğu, anılan tapu kaydının taşınmaza gerek miktar gerek mevki olarak uyduğu, hal böyle olmakla her ne kadar davacı tarafından dosyaya sunulan köy senedi ile bu taşınmazın satın aldığı iddia edilmiş ise de davalının elinde yer alan ve taşınmaza birebir uyan tapu kaydı göz önüne alındığında davacının bu taşınmaz yönünden hak iddia etmesinin yerinde olmadığı, 1 37... parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede ise taşınmazın davalı ... adına kadastroda senetsizden tescil edildiği, davalının yargılamada bu taşınmazın da tapu kaydı ile satın alındığı iddiasında bulunduğu, dosyaya 05.03.1974 tarih, 38 yevmiye 430 sahife numaralı tapu kaydını sunduğu, tapu kaydının zemine uygulandığı ancak 1 37... parsel sayılı taşınmaza uymadığı, davacının sunmuş olduğu köy senedinin mevki ve yüz ölçüm itibariyle anılan taşınmazı da içine alan çok geniş bir alana uyduğu, taşınmazın evveliyatının ...e ait olduğu tarla olarak 30-40 yılı aşkın kullandığı, akabinde ...'a sattığı, adı geçenin de taşınmazı 10 yıla yakın kullandığı, akabinde davacıya sattığı ve taşınmazın davacı tarafından kullanılmaya devam edildiği, daha sonrasında köy senedinin yapıldığı ancak davacının öncesinde kullanımının olduğu, bu hali ile davacının anılan taşınmaz yönünden eklemeli zilyetlikle taşınmaza malik olduğu, davalının ise her ne kadar kadastroda senetsizden adına tescil yapılmış ise de zilyetliğine ilişkin dosya kapsamı itibariyle herhangi bir delil olmadığı, tek tanık beyanının tanık listesinde yer almayan ve davacının dinlenmesine muvafakat etmediği ...isimli tanığın beyanı olduğu, başkaca bir delil bulunmadığı, anılan taşınmaz yönünden davacının iddialarını ispatladığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 1 37... parsel sayılı taşınmazın davalı ....adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, 1 37... ve 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine, 1 37... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Ne var ki; bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşacağı, bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerektiği göz ardı edilip Mahkemece bozmaya uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, dayanak tapu kaydı tüm intikalleri ile tesisinden itibaren okunaklı ve denetime elverişli şekilde ve çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin tutanak ve dayanakları eksiksiz şekilde getirilmemiş, bilirkişiden keşfi takibe elverişli çakıştırmalı kroki alınmamış, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetlik kesin olarak belirlenmemiştir. Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için önceki bozma ilamı dikkate alınarak davalı tarafın dayandığı tapu kaydı ile taşınmazın tespitine esas olan tapu kaydının ilk tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritaları ile çekişmeli taşınmaza komşu tüm taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanak kayıtları eksiksiz olarak getirtilmeli, tapu kaydının başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise bu taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanakları dosyaya getirtilmeli, ondan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydının varsa haritası uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmeli, tapu kaydının haritası bulunmuyor ya da uygulanma kabiliyeti yoksa, sınırlarına itibar edilmeli, bu halde tapu kayıt sınırları ve köy senedindeki sınırlar ayrı ayrı okunmak suretiyle yerel bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmeli, yerel bilirkişilerin gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkânı sağlanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ile denetlenerek kayıt kapsamları duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli; dayanak tapu kaydının taşınmazları tamamen ya da kısmen kapsamadığının anlaşılması halinde zilyetlik araştırması yapılmalı ve bu kapsamda dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, zilyetliğin ne zaman başladığı, kim tarafından ne zamandan beri hangi tasarruflarla zilyetliğin sürdürüldüğü sorulmalı, bu beyanlar komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmeli, beyanlar arasında oluşabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemine uygun şekilde giderilmeye çalışılmalı, çelişki giderilemezse hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılıp açıklanmalı, bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, değinilen hususlar gözetilmeksizin ve bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davacı vekili ve davalı vekilinin açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.