Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/1719 E. 2026/143 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1719
- Karar No
- 2026/143
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1980/429 E., 1982/223 K.
Mahkeme kararı, davalı ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekili ile davacı ... ve diğerleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; 13.01.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde katılma yoluyla temyiz eden davacı ... Mirasçıları davacı ... vekili Avukat ... geldi. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
-K A R A R -
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 2 03... parsel sayılı taşınmazlar belgesizden tarafların müşterek murisi ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına payları oranında tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar ..., ..., ... ve ... çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal etmediğini, davacılar tarafından 3. kişiden satın alındığını iddia ederek 203 parselde davalı ... payının, 670 parselde ise davalı ... ve ... paylarının iptali ile adlarına tescilini talep etmişlerdir.
Davalı ..., yargılamanın 3. oturumunda davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Davalı ..., çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve yasal miras payının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu 670 parsel sayılı taşınmazın tarafların müşterek murisi ...’dan intikal ettiği, davacıların iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle anılan taşınmaza yönelik davanın reddine, 203 parsel sayılı taşınmazın ise davacılar tarafından 3. kişiden satın alındığı ve tereke malı olmadığı gerekçesiyle anılan taşınmaza yönelik davanın kabulüne, davalı ... adına kayıtlı 1/8 payının iptali ile eşit hisselerle davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu 203 parsel sayılı taşınmazın davacılar tarafından 3. kişiden satın alındığının anlaşılmasına göre davalı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacı ... ve diğerlerinin temyiz itirazlarına gelince, bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 308. maddesi, “Davayı kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.”; 309/2. maddesi, "feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 311. maddesi, “feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.” hükümlerini içermektedir.
Somut olayda, davalılardan ...’nin yargılama sırasında davayı kabul ettiği, kabulün davayı sonlandıran usul işlemlerinden olduğu anlaşılmakla 670 parsel sayılı taşınmaz yönünden kabul beyanı gözetilerek davalı ... payının iptali ile davacılar adına tesciline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle davacı ... ve diğerlerinin değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davacı ... ve diğerleri vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen davalılardan alınmasına, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.