Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/699 E. 2026/4342 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2026/699
Karar No
2026/4342
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/588 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Cebir tehdit veya hile kullanmak suretiyle, silahla, birden fazla kişiyle birlikte ve beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme suçlarından şüpheliler ... ve diğerleri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.11.2025 tarihli ve 2025/23569 soruşturma, 2025/10173 Esas, 2025/1970 sayılı iddianamenin iadesine dair Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2025 tarihli ve 2025/347 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2025 tarihli ve 2025/588 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 94660652-105-23-45410-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2026 tarihli ve 2026/660 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2026 tarihli ve 2026/660 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, ... ... isimli kişiden 22.01.2023 tarihinden itibaren haber alınamaması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, adı geçen maktülün şüpheliler tarafından iştirak halinde öldürüldüğü iddiasıyla Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.11.2025 tarihli iddianamenin, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2025 tarihli kararı ile özetle, "... iddianamede maktul olarak belirtilen kişinin cesedine ulaşılamadığı, bu kişinin öldürüldüğüne dair kanaat etmenin yeterli olmadığı gibi bu kişinin ölümünde, her bir şüpheli için iddianamede belirtilen sevk maddeleri kapsamında değerlendirme yapmak için yeterli araştırmanın bulunmadığı, yine öldüğü bildirilen kişi ile en son temas kurmanın cezai sorumluk anlamında nasıl değerlendirileceğine ilişkin usule aykırılık bulunduğu, dolayısıyla bazı şüphelilerin lekelenmeme hakkının ihlal boyutunda bir durumun oluşabileceği görülmüştür ..." şeklindeki açıklamalarla iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.04.2012 tarihli ve 2012/1266 Esas ve 2012/3211 Karar sayılı ilamında yer alan, "İnsan öldürme suçlarında, ceset en önemli delil olmakla birlikte, istisna da olsa bazı durumlarda, ceset bulunamamış olsa bile, diğer yan delillerle kişinin öldüğü kesinlik kazanmışsa, ceset bulunmasa da, failin öldürme eylemini gerçekleştirdiği anlaşılırsa, dava da açılabilir, eylemi gerçekleştirdiği anlaşılırsa mahkumiyet kararı da verilebilir. " şeklindeki açıklamalar ile, Yine benzer bir olayla ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.06.2019 tarihli ve 2019/1475 Esas ve 2019/3162 Karar sayılı ilamında yer alan, "Maktul ...'nın sağ ve sadece kayıp olduğunu düşünmek elde edilen beyanlar ve deliller karşısında olağan yaşam deneyimi ile izah edilemeyip, sırf maktulün cesedinin bulunamamasının onun öldürülmeyeceği anlamına gelmediği, yakılması veya bir başka şekilde ortadan kaldırılarak kimsenin bilmediği bir yere gömülmesinin de mümkün olduğu, her öldürme olayında cezalandırmanın mutlak surette cesedin bulunması gibi bir şarta bağlanmasının hukuken ve fiilen mümkün olmayacağı açık olup söz konusu durumun ceza adaleti ile de bağdaşmayacağı" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2025 tarihli fezlekesinde de belirtildiği üzere, her öldürme olayında cezalandırmanın mutlak surette cesedin bulunması gibi bir şarta bağlanmasının hukuken, vicdanen ve fiilen mümkün olmayacağı ki söz konusu durumun ceza adaleti ile de bağdaşmayacağı, suça konu bölgede domuz, ayı, kurt, çakal, tilki vb. yabani hayvanların da yoğun olarak bulunduğunun belirtildiği, ayrıca bazı şüphelilerin alınan ifadelerinde "gereğini yapacağım, aracın arkasında bir torba kireç var", "Bir hafta bir yerde tutalım köpek kireç dökülünce kokuyu almıyormuş" ve "ben bunu ... götürüp vuracağım, bir torbada kireç almışım, kireç aracın bagajındadır, üstüne dökecem, köpek kireçten dolayı cesedi bulamayacak" şeklinde beyanların geçtiği, Soruşturma kapsamında maktulün ... (... ve Bilgi Toplama) sistemine "kayıp şahıs" olarak girildiği, olay günü maktulün şüpheli ... tarafından kaçırılarak geçtiği belirtilen güzergahtaki kamera kayıtlarının incelendiği, suça konu yerlerde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 1 16... vd. maddeleri gereğince arama ve el koyma kararları verildiği, şüphelilerin telefonlarında aynı kanunun 134. maddesi gereğince imaj kayıtlarının alındığı ve 135. maddeleri gereğince "İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması" tedbirinin uygulandığı, iddia edilen yerlerde cesedin ortaya çıkarılabilmesi amacıyla kadavra köpekleriyle arama yapıldığı, suça konu araçlarda

luminol incelemenin yapıldığı, HTS (historical traffic search) ve baz verilerine yönelik daraltılmış baz uygulamasının yapıldığı, dosya arasına alınan 30 kişiyi aşkın kişiden müşteki, şüpheli ve bilgi sahibi sıfatıyla birden fazla kez ifadelerin alındığı, ... Komutanlığı ... (jandarma suç araştırma timi) personellerince istihbari olarak detaylı (otel, konaklama, karayolu, havayolu, demiryolu, denizyolu, kolluk sorgulama, sağlık kuruluşları, eczane, yurtdışı giriş/çıkış, sınır kapıları, gümrük, kamu kurum ve kuruluşlarında müracaat, banka işlemleri vb.) araştırma yapıldığı ve toplanan delillerin şüphelilerle ayrı ayrı değerlendirmesinin yapıldığı, ayrıca ulusal medyaya yayın yapan bir TV programında maktulün adı ve fotoğrafları yayınlanmak suretiyle günlerce aranmış olmasına rağmen bulunamadığı, ayrıca yaklaşık 3 yıldır gönül ilişkisi olduğu belirtilen biriyle evlendikten yalnızca 16 gün sonra bir daha haber alınamamak üzere eşini dahil herkesi terk etmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu, maktülün yaklaşık 3 yıldır yaşadığına dair en ufak bir ize dahi rastlanmadığının belirtildiği, Somut olayda maktülün dosya arasına alınan ifadelerde ve diğer delillerle de ispat edildiği üzere defalarca şüpheliler tarafından öldürülmekle tehdit edildiğinin belirtildiği, keza kendisiyle son temas kuran kişilerin de şüpheliler olduğu, alınan ifadelerde öldürme eyleminde kullanılmak üzere ...'ın elinde siyah renkli silahın olduğu, şüpheli ...'ın şüpheli ...'tan kazma, kürek ve bel gibi aletler istediği ve yine ...'ın "gereğini yapacağım, aracın arkasında bir torba kireç var" ve "ben bunu Karsan'a götürüp vuracağım, bir torbada kireç almışım, kireç aracın bagajındadır, üstüne dökecem, köpek kireçten dolayı cesedi bulamayacak" şeklinde beyanlarının olduğunun hem ... hem de ... tarafından beyan edildiği, ...'ın ifadesinin devamında ise azmettirici ...'ın ikametinde bulunduğu sırada ... tarafından "Bir hafta bir yerde tutalım köpek kireç dökülünce kokuyu almıyormuş" dediğini duyduğunu beyan ettiği hususu birlikte değerlendirildiğinde, şüpheliler haklarında atılı suçlardan kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu gibi, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Cumhuriyet savcısının kararına itiraz" başlıklı 173 üncü maddesi; (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz. (6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/10 md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır. Şeklinde düzenlenmiştir.

3. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasında kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği belirtildikten sonra, aynı maddenin devam eden fıkraları gereği soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısının, bir iddianame düzenleyeceği, görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede şüphelinin kimliğinin, varsa müdafisinin, maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliğinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin vekilinin veya kanunî temsilcisinin, açıklanmasında sakınca bulunmaması hâlinde ihbarda bulunan kişinin kimliğinin, şikâyette bulunan kişinin kimliğinin, şikâyetin yapıldığı tarihin, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddelerinin, yüklenen suçun işlendiği yerin, tarihin ve zaman diliminin, suçun delillerinin, şüphelinin tutuklu olup olmadığının, tutuklanmış ise gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların sürelerinin gösterileceği hüküm altına alınmıştır.

4. Aynı düzenleme uyarınca iddianamede yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı, iddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususların değil, lehine olan hususların da ileri sürüleceği, iddianamenin sonuç kısmında da, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiğinin; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbirinin açıkça belirtileceği öngörülmüştür.

5. 5271 sayılı Kanun'un, “İdianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinde yer alan düzenleme ile Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle aynı Kanun'un 170 inci maddesinde öngörülen hususlara aykırı olarak veya suçun sübûtuna etki

edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen ya da ön ödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaşma usûlü uygulanmadan düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verileceği, ancak suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceği hüküm altında alınmıştır.

5. Dairemizin 24.04.2012 tarihli ve 2012/1266 Esas, 2012/3211 Karar sayılı ilamı ile 18.06.2019 tarihli ve 2019/1475 Esas, 2019/3162 Karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi "insan öldürme suçlarında, ceset en önemli delil olmakla birlikte, istisna da olsa bazı durumlarda ceset bulunamamış olsa bile, diğer yan delillerle kişinin öldüğü kesinlik kazanmışsa, ceset bulunmasa da, dava açılmasının ve eylemi gerçekleştiren failin mahkumiyetine karar verilmesinin mümkün olduğu, her öldürme olayında cezalandırmanın mutlak surette cesedin bulunması gibi bir şarta bağlanmasının hukuken mümkün olmayacağı" kabul edilmelidir.

6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu, düzenlenen ve iadesine karar verilen iddianamede, cesedinin bulunamaması nedeniyle, iddianamede maktülün ne şekilde öldürüldüğü konusunda kesin bir tespitin yapılamadığı ancak maktül ile şüpheliler arasındaki ilişkinin açıklandığı ve tespit edilen delillere göre hukuki nitelendirme yapıldığı, mahkemece soruşturma aşamasında toplanan deliller ile kovuşturma aşamasında toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, mahkemenin, Cumhuriyet savcısının yaptığı hukuki nitelendirme ile bağlı olmadığı, suçun hukukî nitelendirilmesi ve cesedin bulunamaması sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceği belirlenmekle merci tarafından iddianamenin iadesine dair verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05.12.2025 tarihli ve 2025/588 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2026/699, K. 2026/4342, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2026-699-e-2026-4342-k-95fc0ddab309