Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/2491 E. 2026/3269 K. – Kasten Yaralama
Konu: Kasten Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2491
- Karar No
- 2026/3269
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Yaralama
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/238 E., 2025/288 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Aydın 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2025 tarihli ve 2025/238 Esas, 2025/288 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 62, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 53, 58. maddeleri gereğince 8 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 20.06.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2026 tarihli ve 2025/31309 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/40611 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/40611 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 'Tebellüğ edecek şahsın hasım olması' başlıklı 39. maddesindeki 'Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz.' şeklindeki, 5271 sayılı Kanun'un 251/2. maddesinde, 'Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir' şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, mahkemesince sanığın savunmasının tespiti için yapılan tebligatın müşteki olan kardeşi ...'e 07.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği, bu haliyle yapılan tebliğin usulsüz olduğu, mahkemesince kovuşturma aşamasında usûlüne uygun şekilde savunması tespit edilmeyen sanık hakkında savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un, Basit yargılama usûlü başlıklı 251. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ikinci fıkrası; “Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlü hakkında açılan davanın basit yargılama usulüne göre yürütülmesine karar verildiği belirlenmekle hükümlüye savunmasını bildirmesi için yapılan tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Şöyle ki 7201 sayılı Kanun’un “Tebellüğ edecek şahsın hasım olması” başlıklı 39. maddesinde belirtilen; “Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olacak şekilde hükümlü adına tebliğe çıkarılan ihtarın incelenen dosyada şikâyetçi olması nedeniyle hasım olan şikâyetçi Habibenur'a tebliğ edildiği belirlenmiştir.
Hükümlüye çıkarılan tebligatın usûlüne uygun yapılmadığı dikkate alınmadan yargılamaya devam edilerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen Aydın 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2025 tarihli ve 2025/238 Esas, 2025/288 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.