Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/1811 E. 2026/9394 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1811
Karar No
2026/9394
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

İNCELENEN KARARLARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/462 E.- 2023/510 K., 2023/305 E.-2025/118 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

Hakaret suçundan sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 62. ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri gereğince 1.680,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli ve 2023/462 Esas, 2023/510 Karar sayılı ilamı ve aynı sanığın aynı mağdura karşı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 125/4 ve 62. maddeleri uyarınca 3.480,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2025 tarihli ve 2023/305 Esas, 2025/118 Karar sayılı ilamının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2026 tarih ve 2026/6532 sayılı istem yazıları ile Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "...Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 09.03.2023 tarihinde katılan ...'a yönelik gerçekleşen hakaret eylemi nedeniyle Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığının 17.08.2023 tarihli ve 2023/389 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli ve 2023/462 esas, 2023/510 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın itirtaz edilmeksizin kesinleştiği, Yine sanığın inceleme konusu 07.03.2023 tarihinde katılan ...'a yönelik gerçekleşen hakaret eylemi nedeniyle Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2023 tarihli ve 2023/247 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2025 tarihli ve 2023/305 esas, 2025/118 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın kesin mahiyette olduğu, Aynı sanığın inceleme konusu edilmeyen 24.10.2022 tarihli katılan ...'a yönelik gerçekleştiği iddia edilen ilk hakaret eylemi nedeniyle Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığının 26.07.2023 tarihli ve 2023/347 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/447 esasına kayden yargılamasının derdest olduğu anlaşılmakla, Sanığın her üç eyleminin de ilk hukukî kesintiyi oluşturan Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/305 esas esas sayılı dosyası kapsamında yer alan iddianamenin düzenlendiği 26.05.2023 tarihinden önce işlendiği, her üç dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette ve aynı mağdura yönelik olduğu anlaşılmakla; birleştirme kararı verilerek, tek bir hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kararlar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Kanun'un 309. ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay'ca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.) Ceza Genel Kurulunun 25.10.1993 gün ve 260/281 Karar sayılı kararında ise olaya ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilip suçun oluştuğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulduğuna göre, delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında hakaret suçundan farklı tarihlerde kamu davaları açıldığı, Mahkemece deliller değerlendirilip takdir edilmesi sonucu eylemlerin hakaret suçlarını oluşturduğundan bahisle mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır. Takdirde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/1811, K. 2026/9394, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-1811-e-2026-9394-k-d1c3ce950be2