Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/2095 E. 2026/3807 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2095
- Karar No
- 2026/3807
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/685 E., 2026/14 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1.maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291.maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1.maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli ve 2022/618 Esas, 2023/308 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen hükmün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.01.2024 tarihli ve 2023/1521 Esas, 2024/1 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.09.2025 tarihli 2024/43 71... /6224 Karar sayılı ilâmı ile "teşebbüsün derecesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanunun 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2026 tarihli ve 2025/685 Esas, 2026/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 29, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik indiriminin uygulanma yeri bulunmadığına, ilişkindir. 2. Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrikin derecesine, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik inceleme bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Dosya kapsamına göre; olaya ilişkin görüntülerin incelenmesinde; duruşma salonunda bulunan ... ve ...'ın kapı önünde bekleyen ...'in yanına gelerek tartışmaya başladıkları, duruşma salonundan çıkan sanık ...'ın bıçakla ...'e saldırdığı ve vurmak için bıçakla hamle yaptığı, bunun üzerine olay yerindeki tarafların tekme ve yumruklarla karşı tarafa vurarak kavgaya karıştıkları, taraflar arasında kavga devam ederken katılan ...'in de duruşma salonundan çıkarak kavgaya katıldığı, sanığın katılan ...'in ... bölgelerine birden çok kez bıçakla vurarak onun yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı, sanığın olayın başından beri bıçak kullandığı, katılan ... ve onun tarafından kimsenin kesici delici alet kullanmadıkları, ...'in ilk olarak sövdüğü kabul edilse bile, bu aşamadan
sonra sanık ...'ın çıkardığı bıçak ile ...'e doğru saldırıp bıçak savurması eylemi nedeniyle, sanık ...'ın karşı taraf lehine etki-tepki dengesini bozduğundan sanık lehine haksız tahrikten bahsedilmeyeceği, sanık ...'ın bıçakla saldırma anına kadar katılan ...'ten sanık ve ailesine yönelik haksız tahrik oluşturacak herhangi bir söz veya davranış bulunmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Dosya kapsamına göre; Dairemizin bozma ilamı ile katılanın aldığı bıçak darbeleri ile ... tehlike geçirecek ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek biçimde yaralandığı anlaşılan olayda, sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul (orta) düzeyi bir miktar aşacak şekilde bir ceza tayini yapılması gerektiğine karar verildiği halde, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamını etkisiz kılacak şekilde makulün de altında 11 yıl ceza belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2026 tarihli ve 2025/685 Esas, 2026/14 Karar sayılı kararının "haksız tahrikin bulunmadığı ve teşebbüsün derecesi" yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2.maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, teşebbüsün derecesi yönünden oy birliğiyle, haksız tahrik hükümleri uygulanmaması gerektiğine dair bozma nedeni yönünden oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y Dava Konusu; Katılan ... ile Sanık ... aileleri arasında önceye dayalı miras hukukuyla ilgili husumet nedeniyle Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde duruşma yapıldığı sırada duruşma sonucunda taraf ailelerden ... ile ... ..., ... ... arasında belirlenemeyen bir nedenden dolayı çıkan tartışmada, sanık ...'in katılan ...'i ... tehlike geçirecek şekilde ve basit tıbbi müdahale ile iyileşmeyecek şekilde yaralamasından dolayı sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan gerek Batman Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararında açıklandığı üzere aileler arasında önceye dayalı husumet nedeniyle çıkan tartışmada tarafların birbirlerini suçladığı, ilk eylemin kimin tarafından gerçekleştiği belirlenmediğinden TCK'nın 29/1. maddesinde tanımlanan ve haksız tahrik hükümlerinin kasten yaralanması şeklindeki hükmün, Sayın çoğunluk tarafından haksız tahrikin bulunmadığı ve teşebbüsün derecesi dikkate alınarak bozma kararı; Karşı Oy Gerekçesi; Olayın oluşuna ilişkin dosya içerisindeki taraf beyanları birlikte değerlendiğinde her iki ailenin geçmişe dayalı miras hukukundan doğan husumet bulunduğu, bu konuda adliye koridoru içerisinde kamera kayıtlarının görüleceği alanda Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin duruşma salonu içerisindeki ve dışındaki görüntü kayıtları incelendiğinde her iki tarafında birbirine yönelik sözlü ve eylemli atışmaların olduğu, olay anında sanığın ne şekilde ele geçirildiği belli olmayan bıçakla katılan ...'e yönelik eyleminin bir kargaşa ve kavga ortamında meydana geldiği birlikte değerlendirildiğinde, incelenen görüntü kayıtlarında bir kesinlik arz etmediğinden isabet edilen yaralanmanın katılanın boyun bölgesine gelmesinin suç vasıtasında öldürmeye teşebbüs olarak kabul edilse bile, Sayın çoğunluğun teşebbüsün derecesi yönünden bozma kararında açıklandığı üzere sanığın doğrudan nereye hedef alacağına yönelik görüntü kayıtlarında ve taraf beyanlarında bir kesinlik olmadığı, çıkan kavga sırasında yaralanmanın teşebbüsün makul (orta) düzeyi bir miktar aşacak şekilde hüküm kurulması gerektiği kanaatiyle, Sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. 11.05.2026