Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/7606 E. 2026/4346 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7606
Karar No
2026/4346
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/920 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Nitelikli yağma, konut dokunulmazlığını ihlal etme, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2014 tarihli ve 2014/45 değişik iş sayılı kararı ile 8 yıl 21... gün hapis cezasına hükümlü ...'nın, bu cezasının infazı sırasında, 10.08.2015 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine ilişkin İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 05.08.2015 tarihli ve 2015/692 değişik iş sayılı kararını müteakip, hükümlünün 14.04.2017, 24.02.20 18... .08.2018 tarihlerinde işlediği kasıtlı suçlardan hapis cezasına mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine şartla tahliyesinin geri alınmasına, ikinci ilk suçun işlendiği 14.04.2017 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 03.03.2019 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına dair İstanbul Anadolu 2. İnfaz Hakimliğinin 20.02.2025 tarihli ve 2025/1625 Esas, 2025/1773 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2025 tarihli ve 2025/920 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.10.2025 tarihli ve 94660652-105-34-24981-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve 2025/124214 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve 2025/124214 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "7242 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki 5275 sayılı Kanun'un 107/6. maddesinde, "Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklinde, Aynı Kanun'un 107/12. maddesinde, "Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi... hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır." şeklinde belirtildiği üzere, koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresinin, anılan maddenin diğer fıkralarına göre belirlenecek infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı olacağı nazara alındığında, Somut olayda, hükümlünün İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2014 tarihli ve 2014/45 değişik iş sayılı kararı ile 8 yıl 21... gün olan infaza konu hapis cezasının, 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği 5275 sayılı Kanunun 107/2. maddesi uyarınca 1/2 indirim yapılarak infaz edilmesi gerektiği, bu kapsamda yapılan infaza ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.03.2015 tarihli ve 2010/6-262 sayılı müddetname uyarınca hükümlünün ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin, 8 yıl 21... gün toplam ceza süresi üzerinden 1/2 oranında indirim yapılarak 4 yıl 10... gün olarak bulunacağı göz önüne alındığında, anılan sürenin yarısı olan 2 yıl 5 ay 16 gün denetim süresi olacağı, hükümlünün fiilen koşullu salıverilme tarihi olan 10.08.2015 tarihine belirlenen denetim süresi ilave edildiğinde bulunan 25.01.2018 tarihinin denetim süresinin sona erdiği gün olduğu, bu itibarla hükümlünün koşullu salıverildikten sonra 14.04.2017 tarihinde kasten işlediği suçun denetim süresi içerisinde, diğer mahkumiyete konu 24.02.20 18... .08.2018 tarihleri suçların ise denetim süresi sona erdikten sonra işlendiği, diğer yandan hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği başkaca mahkumiyet hükmümünde bulunmadığı cihetle, Hükümlünün 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107/13-a maddesi gereği ceza infaz kurumunda geçireceği sürenin belirlenmesinin lehe olduğu nazara alındığında, denetim süresi içerisinde işlenen İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2017/292 Esas, 2019/96 Karar sayılı kararına konu 5 ay hapis cezasının iki katı olan 10 ay (300 gün) sürenin ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir.

2. 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile değişiklik yapılmadan önceki 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında "Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." aynı Kanun'un 107 nci maddesinin 12 nci fıkrasında "Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi... hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır." 14 üncü fıkrasında "Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” şeklindeki düzenlemelere göre şartla tahliye edilen hükümlünün denetim süresinin, anılan maddenin diğer fıkralarına göre belirlenecek infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı olacağı ve denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirilmesi durumunda cezanın infaz edilmiş sayılması gerektiği anlaşılmaktadır.

3. Nitelikli yağma, nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından mahkum olan ve cezaları 8 yıl 21... gün hapis olarak içtima edilen hükümlünün, bu cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.03.2015 tarihli ve 2010/6-262 sayılı müddetnameye göre, 11.03.2015 tarihinde ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün, müddetnamenin düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezasından 2/3 oranında indirim yapılmak suretiyle, şartla tahliye tarihinin 10.08.2015, bihakkın tahliye tarihinin ise 19.11.2018 olarak belirlendiği ve hükümlünün cezasının infazı sırasında Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 05.08.2015 tarihli ve 2015/692 değişik iş sayılı kararıyla 10.08.2015 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, hükümlünün şartla tahliyesine karar verildikten sonra 14.04.2017 tarihinde işlemiş olduğu hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis, 14.06.2018 tarihinde işlemiş olduğu hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis, 24.02.2018 tarihinde işlemiş olduğu resmi belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 1 yıl hapis, 11.08.2018 tarihinde işlemiş olduğu resmi belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.

4. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2017 tarihli ve 2006/257 Esas, 2007/328 Karar sayılı ek kararı ile hükümlü hakkında daha önce verilen 105 günlük sürenin mahsubuna ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesi nedeniyle, hükümlünün bihakkın tahliye tarihinin yeniden belirlenmesi amacıyla 03.01.2018 tarihli ve 2010/6-262 sayılı müddetnamenin düzenlendiği ve daha önce 19.11.2018 olarak belirlenen bihakkın tahliye tarihinin 03.03.2019 olarak yeniden belirlendiği görülmektedir.

5. Şartla tahliyesine karar verilen hükümlü hakkında infaz işleminin özgürlüğü bağlayıcı cezanın kanun gereği yerine getirilmesi tarihine kadar kesintisiz sürdüğünün kabul edilmesinin zorunlu olduğu, 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile yapılan değişiklik öncesi 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında koşullu salıverilmesine karar verilen hükümlünün denetim süresine tabi tutulacağı, bu denetim süresinin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadar olacağı ve süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemeyeceği öngörülmüştür.

6. Hükümlünün şartla tahliye süresinin ve buna bağlı olarak denetim süresinin hükümlü lehine düzenleme getiren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun geçici 6 ncı madde hükmü dikkate alınarak yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, ancak bu belirleme yapılırken daha önceki şartla tahliye tarihinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, belirlemenin lehe yapılan değişiklik nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tespiti ve bu tespite göre denetim süresinin belirlenmesi ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiği, şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün hapis cezasını gerektiren kasıtlı suçu bu belirlenen denetim süresi içinde işlemesi halinde şartla tahliye kararının geri alınmasına karar verilmesi gerekmektedir.

7. 8 yıl 21... gün hapis cezasının infazı amacıyla, 11.03.2015 tarihinde ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün, şartla tahliye süresinin ve buna bağlı olarak denetim süresinin hükümlü lehine düzenleme getiren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun geçici 6 ncı madde hükmü dikkate alınarak yeniden belirlenmesi ve hükümlünün şartla tahliyesine karar verildikten sonra ancak bihakkın tahliye tarihinden önce işlediği kasıtlı suçlardan, denetim süresi içerisinde işlediği suç yada suçlar nedeniyle şartla tahliye kararının geri alınmasına ve aynen infaza ilişkin karar verilmesi, denetim süresi dolduktan sonra işlediği suçlar nedeniyle şartla tahliyenin geri alınmasına ve aynen infaza ilişkin karar verilmesinin 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin 14 inci fıkrasında yer alan, "Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır." hükmü gereğince mümkün olmadığı dikkate alınarak, aynen infaza karar verilecek sürenin 7242 sayılı kanun ile yapılan değişiklik öncesi ve sonrası durumda değerlendirilmek suretiyle belirlenmesi gerekirken, 5275 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle hükümlünün denetim süresinin ne olarak kabul edilmesi gerektiği ve şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün işlediği suçların hangisi yada hangilerinin denetim süresi içinde, hangilerinin yasa gereği hükümlünün cezasının infaz edilmiş sayıldığı tarihten sonra işlendiği konusunda bir ayrım ve değerlendirme yapılmaksızın hükümlü hakkında bihakkın tahliye tarihinden önce işlediği tüm suçların cezasının toplam süresi esas alınarak yapılan değerlendirme sonucu ikinci suçun işlendiği 14.04.2017 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 03.03.2019 tarihi arasındaki sürenin aynen infazına dair verilen karar karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu nedenle yerinde görülmüştür.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.03.2025 tarihli ve 2025/920 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/7606, K. 2026/4346, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-7606-e-2026-4346-k-160db0849322