Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/4624 E. 2026/5149 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4624
Karar No
2026/5149
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2694 E., 2024/2304 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 36.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2023/376 Esas, 2024/371 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1 ve 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b) Sanık hakkında katılan ...'ye karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 35/2 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/2694 Esas, 2024/2304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; tasarlamanın varlığına ve eksik incelemeye ilişkindir.

2.Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; adil yargılanma hakkının ihlaline, eksik incelemeye, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, suç vasfına ve haksız tahrikin varlığına ilişkin ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan aracın elverişliliği, darbe sayısı, hedef alınan vücut bölgeleri, katılanda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı gözetildiğinde eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının oluşmadığı, katılandan ve maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmaması karşısında sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/2694 Esas, 2024/2304 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

18/07/2023 günü saat 22:05 sıralarında katılan ...'in sevk ve idaresindeki 35... plaka sayılı araç ile arkadaşı olan maktul ...'un Kuzey Ankara tünel istikametinde oldukları sırada arkalarında seyir halinde olan tanık ...'ın kullandığı ticari taksiye sanık ...'ın kullandığı aracın şiddetli bir şekilde arkadan çarptığı, katılan ...'nin kaza yapan araçların önünde sağa çekerek durduğu ve maktul ile birlikte yardım amacıyla kaza mahalline gittikleri, bu esnada ticari taksi sürücüsü ile sanığın ve sanığın aracında bulunan kız arkadaşı ... ile ...'ın kızının araçtan indikleri, ...'ın bacağının çarpma etkisiyle kanadığı, taksi şoförü ... ile sanık arasında yolu açma mevzu sebebiyle tartışma yaşandığı, taksi şoförünün tutanak tutmadan yolu açmak istemediği, sanığın ise tutanak tutturmak istemeyip taksi şoförü ...'a kimliğini vererek aracını yarın yaptırayım dediği, bu esnada katılan ... ile maktul ...'in kaldırımda oturan ... ve kızının yanına yardımcı olmak için giderek su verdikleri ve akabinde maktul ...'in yol açma ve tutanak tutma meselesi sebebiyle tartışan taksi şöforü ... ile sanığı yatıştırmak ve yolu açmaya yardımcı olmak amacıyla aralarına girdiği, sanığın maktul ...'den olaya karışmamasını istediği, sanık ile maktul ... arasında tartışma çıktığı, tarafların birbirlerini yakalarından tuttukları ve yere düşerek boğuştukları, sanığın kalkarak aracına gittiği ve araçtan silah alarak 3 metre uzak atış mesafesinden birden fazla kez ateş etmeye başladığı, katılanın ve maktulün kaçtığı, sanığın silahından çıkan mermilerden birinin maktul ...'e geldiği ve maktulün kaldırıldığı hastanede vefat ettiği olayda sanığın maktul ... yönünde haksız tahrik altında öldürme değil yaralama kastıyla hareket ettiği ve katılan ... yönünden öldürme kastıyla hareket ettiği konusunda delil bulunmadığı kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır.

1. Sanığın maktul ...’e yönelik fiili yönünden; 5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir. Bu bağlamda; 1. Öncesinde maktul ve sanığın birbirlerini tanımamaları ve sanığın silahı meydana gelen trafik kazasının ardından çıkan kavganın etkisiyle kullanmış olması nedeniyle, sanığın maktulu öldürmek için bir sebebinin bulunmadığının kabulünün gerekmesi, 2. Yaralama kastıyla hareket ettiğini ifade eden sanığın beyanıyla da uyumlu şekilde maktulün kalça bölgesinden vurulmuş olması, 3. Sanığın 7-8 el ateş ettiği iddia edilmiş ise de olay yerine bir kovan ile biri maktulün kalçasında diğeri araç üzerinde olmak üzere iki mermi çekirdeği bulunması, 4. Her ne kadar maktulün kalçasına isabet eden mermi damar yaralanması sonucu kan kaybından ölüme neden olmuşsa da, sanığın mağduru hayati bölgelerine birden fazla atış yapabilme imkanı varken 3-4 metre mesafeden sadece vücudunun alt kısmını hedef olarak ateş etmiş olması, 5. Kararda mani halden bahsedilmiş olsa da, sanığın çok sayıda atış yapma imkanın olması, 6. Sanığın silahı daha önce husumeti olmayan maktule karşı kimin çıkardığı belli olmayan kavga neticesinde kullanmış olması ve kavga sırasında sanığın da yaralanmış olması dikkate alındığında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği, Hususları dikkate alındığında, 3-4 metre gibi çok yakın bir mesafeden ateş etmesi nedeniyle istemesi halinde katılanın vücudunun hayati bölgelerinden vurabilecek olan sanığın, katılanın vücudunun alt kısmını hedef alması karşısında, sanığın dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip oldukları kasta bakılmaksızın sadece kullanılan aracın öldürmeye elverişli olduğu ve ölüm neticesi nazara alınarak ve bundan fiili bir karine oluşturularak, yaralama kastıyla hareket ettiği kabul edilmesi gereken sanığın fiilinin haksız tahrik altında TCK’nın 87. maddesinin 4. fıkrası kapsamında tutulması gerekirken, kasten adam öldürme olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

2. Sanığın katılan ...’ye yönelik fiili yönünden; Her ne kadar sanığın katılan ...’yi öldürme kastıyla hareket ettiği kabul edilmişse de; 1. Olay öncesinde sanık ile katılan ... arasında her hangi bir sözlü veya fiili kavga yaşanmamış olması, 2. Katılan ...’nin “bir anda tuttu silahı ikimize de biz o an kaçamadık silaha baktık o sıra ateş etmedi taksici tuttu büyük bir ihtimal silahı ben sol tarafından kaçtım arabanın ... sağ tarafını dolandı ben sol taraftan eğilerek kaçarken ... arkadaşım sağda dümdüz kaçtı o sırada büyük ihtimal vuruldu” şeklindeki kendi beyanıyla sanık ateş etmeden önce farklı yönlere kaçmış olmaları, 3. Yukarda belirtildiği üzere sanığın 7-8 el ateş ettiği iddia edilmiş ise de olay yerine bir kovan ile biri maktulün kalçasında diğeri araç üzerinde olmak üzere iki mermi çekirdeği bulunması, 4. İddia edildiği üzere katılanın araca binmesinden sonra sanığın katılanı hedef olarak yeniden ateş ettiğine dair hiçbir delil bulunmaması nedeniyle araçtaki merminin ilk atış sırasında araca saplandığının kabul edilmesi gerektiği, Hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın öncesinde tanımadığı katılanı kavgaya karışmaması nedeniyle hedef almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, sanığın katılan ...’yi hedef alarak ateş ettiği konusunda delil bulunmaması karşında sanığın kasten öldürme suçuna teşebbüsten sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/4624, K. 2026/5149, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-4624-e-2026-5149-k-e4ae1b38d68b