Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/3836 E. 2026/3581 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3836
Karar No
2026/3581
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/65 E., 2025/113 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma, kamu görevlilerine karşı görevinden dolayı hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi bozma, kısmi temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

Dairemizin 2026/986 sayılı esasında kayıtlı bulunan dosya ile inceleme konusu olan dosyanın bağlantılı olması karşısında, delillerin birlikte değerlendirilmesi uygun görülmekle temyiz incelemesi her iki dosya yönünden eş zamanlı olarak birlikte yapılmıştır. Katılan sanıklar ..., ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükümler yönünden; İlk Derece Mahkemesince katılan sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan hükmedilen cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ile bu suça yönelik temyizlerin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Katılan sanıklar ..., ... ve ... hakkında müşteki ..., katılanlar ..., ..., ... ve katılan sanık ...'ye karşı kamu görevlilerine karşı görevinden dolayı hakaret, katılan sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'e karşı kasten öldürme, katılan sanık ... hakkında maktul ...'a karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçlarından verilen hükümler yönünden; İlk Derece Mahkemesince katılan sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1 ve 286/3-a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2024 tarihli ve 2023/288 Esas, 2024/570 Karar sayılı kararı ile, a) Katılan sanık ... hakkında maktul ...'a karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 27/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/3-c maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, b) Katılan sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'e karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37/1 delaletiyle aynı Kanun'un 81/1, 53, 58. maddeleri uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

c) Katılan sanıklar ..., ... ve ... hakkında müşteki ..., katılanlar ..., ..., ... ve katılan sanık ...'ye karşı kamu görevlilerine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a, 125/4, 43/2 delaletiyle 43/1, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve katılan sanıklar ... ve ...'in aynı Kanun'un 58. maddesi gereği cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

2. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2025/65 Esas, 2025/113 Karar sayılı kararı ile katılan sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik katılan sanıklar ... ve ..., katılan sanıklar ..., ... ve ... müdafileri, katılanlar ..., ..., ..., ... ve ...'in istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, savunma hakkının kısıtlandığına, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına gerektiğine, maktul ...'e yönelik eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturacağından bahisle suç vasfına, illiyet bağına, katılan sanık ...'nin, maktul ...'a yönelik eylemi nedeniyle kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine, kamu görevlilerine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işlediğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ve lehe hükümlere ilişkindir.

2. Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçlar nedeniyle sübuta ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, atılı suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik incelemeye, gerekçeye, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, illiyet bağına, iştirake, katılan sanık ...'nin, maktul ...'a yönelik eylemi nedeniyle kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

3. Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sübuta, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, kamu görevlilerine karşı görevinden dolayı hakaret suçu nedeniyle haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret hükümleri ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılan sanık ...'nin, maktul ...'a yönelik eylemi nedeniyle kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE 1. Mahkemenin, katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 27/2. maddesinin uygulanmasına ilişkin kabul ve değerlendirmesinde isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnamedeki meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş bir neden bulunmaması nedeniyle bozma öneren düşünceye iştirak olunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, kamu görevlisi olan müşteki ..., katılanlar ..., ..., ... ve katılan sanık ...'ye görevlerinden dolayı hakaret eylemlerinin katılan sanıklar ..., ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, maktul ...'e yönelik eylemin katılan sanıklar ... ve ... tarafından fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle iştirak halinde birlikte gerçekleştirildiğinin

saptandığı, maktul ...'a yönelik eylemin katılan sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, katılan sanıklar ... ve ...'in eylemleri ile maktulün ölümü arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, katılan sanık ...'in eyleminde kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunun unsurlarının oluşmadığı, Mahkemenin katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 27/2. maddesinin uygulanmasına ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, savunma hakkının kısıtlanmadığı, haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, maktul ...'den kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan söz ve davranış bulunmadığı dikkate alınarak haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, katılan sanıklar ..., ... ve ... hakkında hakaret suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, katılan sanıklar lehine uygulanabilecek lehe hüküm bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR A. Katılan sanıklar ..., ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümler yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında dabulunmadığı dikkate alındığında, katılan sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan sanıklar ..., ... ve ... hakkında müşteki ..., katılanlar ..., ..., ... ve katılan sanık ...'ye karşı kamu görevlilerine karşı görevinden dolayı hakaret, katılan sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'e karşı kasten öldürme, katılan sanık ... hakkında maktul ...'a karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçlarından verilen hükümler yönünden; Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2025/65 Esas, 2025/113 Karar sayılı kararında katılan sanıklar ..., ..., ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, katılan sanık ... hakkındaki hüküm yönünden oy çokluğu ile, diğer hükümler yönünden oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak katılan sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY ... ailesi ile ... ailesi arasında arazide hayvan otlatma meselesinden husumet bulunduğu, olay günü katılan sanık ... ile maktül ... arasında meydana gelen kavgada ...’ın bıçakla BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, bunun üzerine karşılıklı olarak diğer sanıkların olay yerine geldikleri, jandarmanın olaya müdahale ettiği ancak ... ailesinin jandarmaya da karşı koyup eylemlerine devam etmesi üzerine takviye jandarma ekibi çağrıldığı, olay yerine gelen jandarma görevlisi müşteki sanık ...’ın olayın yerindeki sanıkların dağılması amacıyla havaya ateş ettiği, bu esnada maktül ...’ın elindeki av tüfeğini ...’ye doğrulttuğu, bunun üzerine müşteki sanık ...’nin ...’a 4 el ateş ettiği, ...’ın sağ ön koltuk altı, sağ uyluk ön orta, sağ humerus ve sol uyluktan aldığı isabet sonucu öldüğünün anlaşıldığı olayda; Sayın çoğunluk ile anlaşmazlığa düştüğümüz nokta sanık ...’ın ...’a karşı eylemi ile ilgili hukuki durumuna ilişkindir. 765 sayılı TCK’nın “Ceza Sorumluluğunu aldıran veya ...” başlıklı bölümünde yer bulan ve ‘Sınırın Aşılması başlıklı 27. maddesi, sınırın aşılması halini iki kısma ayırarak hüküm altına almıştır. Her iki durumda da sınırın kast olmaksızın aşılması hali söz konusudur.

27. maddenin uygulanması için öncelikle olayda meşru savunma şartlarının oluşması gerekir. Bu şartın gerçekleşmediği hallerde sınırın aşılmasından söz edilemez. Türk Ceza Kanunun 27/1. maddesinin uygulanabilmesi için sınırın kasten aşılmaması gerekir. Buradaki kasten ibaresi sınırın aşılmasındaki ölçüyü içermektedir. Fail, tehlikeden korunmak veya başkasını korumak için hareket ederken tepkisinin orantılı olduğu konusunda özenli davranmakla yükümlüdür. Fail gösterdiği tepkinin sınırını salt özensiz davranışıyla, neticesini öngörmeden ya da öngördüğü halde istemeden hareket etmelidir. İradi olarak sınırı aştığı durumlarda sınır kasten aşılmış sayılır. Bu halde TCK 27. maddesinin uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Yani netice itibarıyla fail, savunmanın ölçüsünde yanılgıya düşmeseydi, daha dikkatli ve özenli davransaydı, savunmanın saldırıyı defedecek ölçünün ötesinde olduğunu öngörebileceği yönünde bir değerlendirme yapmak mümkün ise sınırı taksirle aştığı kabul edilip TCK 27/1. maddesinin uygulanması gerektiği sonucuna varılmalıdır. Kanunun 27/2. maddesinin uygulanabilmesi için ise meşru müdafaa şartlarının bulunması ancak failin içinde bulunduğu heyecan, korku veya telaş nedeniyle savunmanın ölçüsünde sınırın aşılması gerekir. Bu fıkranın uygulanması için sınırın taksirle aşılması aranmamalıdır. Mazur görülecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş olması zorunlu görülmelidir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Maktul ...’ın elinde silah bulunduğu ve sanık ...’ye yönelttiği sabittir. Jandarma görevlisi olan ...’nin eyleminin, kendisinin ve olay yerinde bulunan diğer görevliler ile vatandaşın güvenliğinin teminini sağlanmak için gerçekleştirdiği ve meşru savunma şartlarının oluştuğu aşikardır. Sanık ...’nin önleyici kolluk görevinin bulunması, silah kullanma kabiliyeti, askerlik vazifesinin gereğini yerine getirmek için aldığı eğitim ile bilgi ve tecrübesi dikkate alındığında; elindeki silahı kullanmayan maktüle 1 veya en fazla 2 kez öldürücü olmayan nahiyelere ateş edip durdurma imkanı varken taksirle hareket ederek bir tanesi öldürücü bölgeye olmak üzere 4 kez ateş etmesi sebebiyle eyleminin TCK 27/1. maddesi kapsamında kaldığı düşüncesiyle Sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.04.05.2026

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/3836, K. 2026/3581, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-3836-e-2026-3581-k-a4711c2dc463