Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2607 E. 2026/4605 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2607
Karar No
2026/4605
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/387 E., 2025/380 K. SUÇLAR : Olası kast ile öldürme, olası kast ile yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında katılan ...'ya yönelik olası kast ile yaralama suçundan verilen hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında maktul ...'e yönelik olası kast ile öldürme suçundan verilen hüküm yönünden;İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği

temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2025 tarihli ve 2024/410 Esas, 2025/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik olası kast ile öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 21/2 ve 62. maddeleri uyarınca 16... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 27.02.2025 tarihli ve 2025/387 Esas, 2025/380 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının ''sanığın kasten işlemiş olduğu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olması dolayısı ile; hapis cezasının yasal sonucu olarak TCK'nın 53/1.maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanmaması hukuka aykırı ise de;... hükmün infazı aşamasında gözetilmesi olanaklı olmakla bu husus'' eleştirilmekle, katılanlar lehine vekalet ücreti ve emanette kayıtlı eşyalar yönünden ise 5271 sayılı Kanunun 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik ceza ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına ilişkindir.

III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık hakkında uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanığın olay günü akrabasının düğününe katıldığı, mahallenin toprak zeminli cami kenarında yer alan etrafı tel örgüler ile çevrili boş alanda yapılan düğün sırasında, farklı tabancalar ile çok sayıda atış yapıldığı, sanığın da yanında getirdiği tabanca ile ateş etmek amacıyla düğün alanına girişe göre sağ tarafta bulunan paravan olarak kullanılan bölümün arkasına geçtiği, tabancasını eline alan sanığın doldur

boşalt yapmak için sürgüyü çektiğinde silahın bir kez ateş alarak patladığı ve atım yatağında bir tane fişek sıkıştırdığı, sanığın sıkışmayı giderebilmek için şarjörü çıkardıktan sonra tekrar sürgüyü çektiğinde silahın bir kez daha patladığı bu sırada ateş alan silahtan çıkan mermi çekirdeğinin düğünde oynayanları izleyen ve sanığa yaklaşık 7 metre mesafede bulunan maktulün sol arka tarafından girip sağ tarafından çıkarak sağ yanında oturan katılan ...'un sol koluna saplandığı, yaralanan maktulün kaldırıldığı hastanede iki gün sonra hayatını kaybettiği, suçta kullanılan tabancanın ele geçirildiği, sanığın ele geçirilen silahında, emniyet mandalı ile ateşleme sisteminin sağlam ve işler durumda olduğu, sürgüsü sert bir şekilde bırakıldığında ateşleme iğnesinin tetiğine basılmaksızın kendiliğinden düşerek atım yatağında bulunan fişeği patlattığı ve bu dudumda şarjörde bulunan diğer fişekleri de tam otomatik(seri) olarak patlattığı, sürgüsü yavaş ve kontrollü bir şekilde bırakıldığında ise tetiğine basılmaksızın atım yatağındaki fişeği patlatmadığı, tetiğine basıldığında ise ateşleme iğnesinin düşerek atım yatağında bulunan fişeği patlatmasına müteakip şarjöründe bulunan tüm fişekleri de tam otomatik(seri) olarak patlattığı, bu duruma ateşleme horozu ve mesnedinin tutucu çenelerinin aşınmasının neden olduğunun değerlendirildiği, uzmanlık raporuna göre katılan ...'dan çıkan 1 adet deforme mermi çekirdeği ile 2 adet 9x19 mm çapında olay yerinde tespit edilen suç konusu kovanların, sanığın olayda kullandığı tabancadan çıktığının tespit edildiği, katılan ...'nın bedeninden çıkarılan mermi çekirdeği gömlek parçası itibarıyla, 9 mm çapında mermi kullandığı sabit olan tabancası ile düğün yerinde ateş etmeye çalışırken tabancasının doldur boşalt yapmak için sürgüyü çektiğinde silahın bir kez ateş alarak patladığı ve atım yatağında bir tane fişek sıkıştırdığı, sanığın sıkışmayı giderebilmek için şarjörü çıkardıktan sonra tekrar sürgüyü çektiğinde silahın bir kez daha patladığının sabit olduğu; sanığın silahın sürgüsü ile oynadığı sırada patladığı, ateş etme iradesinin bulunmadığı ancak sanığın, bulunduğu yer itibarıyla tabancası ateş aldığında çevredekilerin yaralanabileceğini ve ölebileceğini öngörmesine rağmen hareketini sürdürmek suretiyle sonucu kabullenerek tabancasının tetiğine bilinçli olarak basıp ateşlediğine ilişkin her türlü kuşkudan uzak bir belirleme yapılamayışı karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.04.2022 tarihli ve 2021/1-95 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere dikkatsizlik ve özen eksikliği sonucu öngördüğü ölüm neticesini istemeksizin maktulün ölümüne bilinçli taksirle neden olduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 85/1, 22/3. maddeleri uyarınca bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan temel ceza üst sınıra yakın bir şekilde tayin edilerek mahkumiyeti yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde olası kastla öldürme suçundan cezalandırılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR A. Sanık Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Olası Kast ile Yaralama Suçundan Verilen Hüküm Yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı

dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

Gerekçede belirtilen suç vasfına ilişkin değerlendirmeye göre 5271 sayılı Kanun'un 308/a maddesi uyarınca gereğinin takdir ve ifasının ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ele alınmasına,

B. Sanık Hakkında Maktule Yönelik Olası Kast ile Öldürme Suçundan Verilen Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafinin suç vasfına ilişkin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 27.02.2025 tarihli ve 2025/387 Esas, 2025/380 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/2607, K. 2026/4605, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-2607-e-2026-4605-k-573d66441f8c