Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2421 E. 2026/5314 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2421
Karar No
2026/5314
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1523 E., 2025/38 K. SUÇLAR : Olası kastla öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

1.Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ile bu suça yönelik temyizlerin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince olası kastla öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2024 tarihli ve 2023/226 Esas, 2024/396 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 81/1, 21/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 16... ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Mağdur sanık ... hakkında mağdur sanık ... 'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3.Mağdur sanık ... hakkında mağdur sanık ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.01.2025 tarihli ve 2024/1523 Esas, 2025/38 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanmasına, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübut bulmadığına ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanmasına, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübut bulmadığına ve suç vasfına ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, maktule yönelik eylemin sanık ... tarafından olası kast ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık ...'ın ...u hedef alarak birden fazla kez ateş ettiğinin sabit olduğu, somut olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, belirlenen suç vasıflarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR 1.Sanık ... Hakkında 6136 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve sank müdafiinin

temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Sanık ... Hakkında Maktule Yönelik Olası Kastla Öldürme, Mağdur ...'a Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Sanık ... Hakkında Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.01.2025 tarihli ve 2024/1523 Esas, 2025/38 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... hakkında olası kastla öldürme suçu yönünden oy çokluğuyla, diğer hükümler yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Sanık ... hakkında hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.09.2026 tarihinde karar verildi.

(karşı oy)

KARŞI OY Maktul ...'ın, arkasında katılan sanık ...'ın bulunduğu motorsikletle olay yerine geldiği, hemen ardından müşteki sanık ...'in, arkasında müşteki sanık ... olduğu halde motorsikletle olay yerine geldiği, maktul ile katılan sanık ...'ın motorsikletten indikleri ve kamera görüş açısında bulunmayan müşteki sanıklar ... ve ...'la muhtemelen konuştukları, karşıda bulunan ağaçlık araziden çıkan müştekiler ... ile ...'in de diğer şahısların yanına doğru geldikleri, kamera saatine göre 03.14:32'de 5 şahsın kaçışmaya başladıkları, bu sırada sanık ...'ın elinde muhtemelen silah olduğu, şahısların silah sesi duymaları üzerine kaçışmaya başladıkları, araçların arkasına ve kaldırıma doğru kendilerini gizledikleri ve muhtemelen silah sesinin geldiği yöne doğru baktıkları, sanık ...'in elinde herhangi bir suç

unsuru olmadan maktulün üzerine doğru fiziki hamle yaptığı ve maktulün yere düştüğü, bu sırada maktulün yaralanma durumunun oluşmadığı, hemen ardından yaralanan maktulün kafasından kanlar geldiği, olayın meydana geldiği sırada sadece katılan sanık ...'ın kamera açısında olmadığı, olay gerçekleştikten sonra müşteki sanıklar ..., ... ve müştekiler ... ve ...'nın karşıda bulunan ağaçlık alana doğru kaçtıkları, müşteki ...'in, müşteki sanıklar ... ve ...'ın olay yerine gelirken kullandıkları motorsikletle olay yerinden ayrıldığı, güncel olan kamera saatine göre 03.14:31'de katılan sanık ...'ın silahla kaçarken şahıslara ateş ettiği, bu esnada diğer şahısların silah sesinin geldiği yöne doğru baktıkları, ancak bu sırada kimsenin yaralanmadığı, saat 03.14:34'te katılan sanık ...'ın elindeki silahla kaçarken bir kez daha ateş ettiği, bu sırada maktulün kafasından yaralandığı, katılan sanık ...'ın elindeki silahla ikinci kez ateş ettiği sırada maktulün kafasından kanlar geldiği, katılan sanık ...'un silahla birlikte koşarak olay yerinden kaçtığı olayda olası kastla öldürmeden sorumlu tutulan sanığın haksız tahrik hükmünden yararlanması gerektiği kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır.

Haksız tahrik, kişinin haksız bir fiilin kendisinde meydana getirdiği hiddetin etkisi altında suç işlemesi halinde kusur yeteneğinde bir azalmayı ifade etmektedir. Fiilin haksızlık içeriğinde değişiklik yapmayan haksız tahrik, kusurun irade unsuru üzerinde etki yapmakta, haksız tahrik durumunda failin iradesinde bir zayıflama meydana gelmektedir. Haksız bir fiilin meydana getirdiği şiddetli bir elem nedeniyle kişinin suç işlemekten kendini alıkoyma yeteneği, önemli ölçüde azalmaktadır. Bu nedenle TCK’nın 29. maddesine göre “haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimsenin” cezasında indirim yapılmaktadır. Dolayısıyla, haksız tahrik, irade unsuru üzerinde etkide bulunmakta ve kişinin suç işlemekten alıkoyma yeteneğini önemli derecede azaltmaktadır. Haksız tahrik durumunda cezada indirim yapılmasının gerekçeleri, failin haksız bir fiilin doğurduğu öfke ve üzüntü içinde olması ve mağdurun kendi haksız fiiliyle failin suç işlemesine sebebiyet vermesidir.

Kararı onanan ilk derece mahkemesi, sanığın haksız tahrik altında suç işlediğini kabul ederek, katılan ...’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçu bakımından haksız tahrik hükmünü uygulamasına rağmen, maktulün sanığa yönelik haksız bir fiili bulunmadığı ve bu nedenle TCK m. 30/3 koşulları oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmamasına karar vermiştir. Öncelikle belirtmeliyiz ki, söz konusu olayda TCK m. 30/3’de “Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.” şeklinde düzenlenen hükmün uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Zira fail haksız tahrik koşullarının varlığında bir hataya düşmemiştir. Aksine mahkemenin kararıyla sabit olduğu üzere fail haksız tahrik altında fiili işlemiştir.

Bununla birlikte, haksız tahrikin varlığı için haksız fiili gerçekleştiren kişi ile suçun mağdurunun aynı kişi olması gerekmektedir. Eğer suçun mağduru, faili tahrik eden kişi değilse, haksız tahrik hükmü uygulanmayacaktır. Ancak olayımızda maktulden kaynaklanan haksız bir fiilin olması mümkün değildir.

Zira mahkemenin kabulüyle de yanlışlıkla vurulan maktul sanığın arkadaşı olup olay yerine birlikte gelmişlerdir. Her ne kadar maktulden sanığa yönelik haksız bir fiil olmasa da, mahkeme sanığın katılana yönelik fiili nedeniyle haksız tahrik altında olduğunu kabul etmiştir. Buna göre sanığın fiili işlerken haksız bir fiilin kendisinde meydana getirdiği hiddetin etkisiyle iradesinin zayıfladığı ve dolayısıyla kusur yeteneğinin etkilendiği kabul edilmek zorundadır. Aslında olay şahısta hata durumundaki sorumluluktan farklı değildir. Haksız tahrik altında hasmını öldürmeye giden bir kişinin hasmına benzeyen kişiyi öldürdüğünde haksız tahrik hükümleri uygulanıyorsa burada da uygulanmak zorundadır.

Üstelik, olayımızda sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmaması ceza adaleti bakımından kabulü mümkün olmayan bir sonuca neden olmuştur. Nitekim eğer sanık hedef aldığı kişiyi öldürmüş olsaydı hakkında haksız tahrik hükmü uygulanarak en fazla 18 yıl hapis cezası verilebilecekken, olası kast nedeniyle 20... yıl arasında cezalandırılması mümkündür. Olayımızda sanık hakkında 20 yıl hapis cezası verilmiştir. Ancak kanun koyucu olası kast altında işlenen suçların haksızlık muhtevasının kasten işlenen suçlara göre daha az olduğunu kabul ederek, olası kast durumunda kişinin kasten suç işlemesine kıyasen daha az ceza almasını kabul etmiştir.

Bu bağlamda sanığın fiili işlerken bulunduğu kusur durumunu dikkate almayan ve fiili kasten işlemesi halinde alacağından daha fazla ceza verilmesini onaylayan sayın çoğunluğun kararına iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/2421, K. 2026/5314, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-2421-e-2026-5314-k-e40ac7db8910