İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/323 E. 2024/478 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/323
- Karar No
- 2024/478
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/323 KARAR NO : 2024/478 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2024 KARAR TARİHİ : 10/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin... plaka sayılı aracının 11.08.2023 tarihinde motorunun arızalanması ve aracın motor arızasının gerçekleştiği tarihte üzerinde Romanya'ya teslim edilmek üzere araçta ticari emtia bulunması nedeniyle 11.08.2023 tarihinde kargoya verilip, 12.08.2023 tarihinde ...Ağır Vasıta isimli Konya'da mukim işyerinden müvekkilinin aracına uygun olduğu satıcı tarafından belirtilmiş olan ... motor numaralı ikinci el motor satın alındığını, motor bedelinin telefonda müvekkili ile görüşüp anlaştığı kişi olan davalı ... tarafından ve onun yönlendirdiği kişi olan diğer davalı ... adına ait olan ... Bankası Mevlana Şubesinin TR... IBAN no'lu hesaba müvekkilinin hesabından yollandığını, çalışır durumda olduğu ve müvekkilinin aracına uygun olarak kargoya verildiğini, miş olan kargo ile gelen ... motor numaralı motorun ...Ağır Vasıta DAF Özel Servis yetkilisi ... tarafından teslim alınarak müvekkilinin aracına takılan motorun davalı ... Ağır Vasıta yetkilisi olan kişi tarafından müvekkilininmotoruna uygun ve çalışır durumda olduğu belirtilmiş olmasına rağmen motorda pompa, enjektör, şarj dinamosu, marş dinamosu,turbo, valant dişlisi, volant muşuru bozuk olduğu, motorun müvekkilinin aracına takılmak üzere teslim alındığı ... Ağır Vasıta DAF Özel Servis yetkilisi tarafından tespit edildikten sonra bu parçaların yaklaşık olarak 30-35 gün süre içinde ... Ağır Vasıta yetkilisi tarafından gönderilmiş olup bu arızalar giderildikten sonra motor çalışır duruma geldiğini, müvekkili tarafından test sürüşü yapılmak suretiyle denenmiş olan motorun, sonrasında araç uzun yola gitmek için hazırlık yapıldığı sırada ancak sadece 130 km yol yaptığı esnada tekrar arızalandığını ve çekici ile ... Ağır Vasıta DAF Özel Servis Tamir Bakım Yedek Parça isimli teknik servis yerine getirildiğini, motorun müvekkilinin aracına takıldıktan sonra araç çalıştırılıp 130 km yola gittikten sonra motorun blok kısmında yetkili servis tarafından daha önceden tespit edilememiş olan parçaların arıza verip motoru patlattığını, yetkili servise teslim edilen motorun komple gelmiş olması nedeniyle motorun tamamının açılmadan bu yeni gelişen arızalı durumun varlığının mümkün olmadığı ve ayrıca motorun üst kapağının çatlak olduğunun da tespit edildiğini, bu hususa ilişkin ... Ağır Vasıta DAF Özel Servis yetkilisi ... tarafından durumu tespit eden yazılı evrak sunulduğunu, İzmir ... Noterliği'nin 05 Ekim 2023 tarih ve... yevmiye no'lu ihtarnamesi keşide edilmiş müvekkil tarafından satın alınan ancak yapılan tüm bakım ve tamire karşılık 130 km yol yaptığı esnada tekrar arızalanmak suretiyle çalışamaz duruma gelmesi nedeniyle, müvekkilinin... plaka sayılı aracının 10.08.2023 tarihinde motorunun arızalanması ve aracın motor arızasının gerçekleştiği tarihte üzerinde Romanya'ya teslim edilmek üzere araçta ticari emtia bulunması nedeniyle 10.08.2023 tarihinde ikinci el motor satış ilanlarından bulmak suretiyle irtibata geçtiği kişi olan ve kendisini... Ağır Vasıta Servisi yetkilisi olan kişi ile kendi aracının ruhsatının fotoğrafını yollamak suretiyle aracına uygun ve çalışır durumda olduğu taahhüt edilen motorun satım bedeli olan miktarı 10.08.2023 tarihinde 5.000,00-TL ve davalı tarafın motoru kargoya verdiği tarih olan 11.08.2023 tarihinde 100.000,00-TL, 25.000,00-TL, 90.000,00-TL olmak üzere ... adına ait olan hesaba müvekkilin hesabından yollanılan 220.000,00-TL'nin ihtarname tebliğinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte iadesi ile müvekkilinin sözkonusu satış işlemi nedeniyle uğradığı tüm zarar kalemlerinin, müvekkilinin sözkonusu ticari emtianın T1 süresi geçtikten sonra teslim edilebilmesi nedeniyle müvekkilinin navlun ücretinde yapılmış olan eksilme, müvekkilinin... plaka sayılı aracı için 428.936,70-TL Lalapaşa Malmüdürlüğü'ne yatırmak zorunda kaldığı teminat bedeli, ...Ağır Vasıta DAF Özel Servis Tamir Bakım Yedek Parça isimli işyerinde ödenen bakım bedeli olan 60.055-TL, müvekkilinin aracına motorun takılabilmesi için arada geçen 35 günlük sürede aracının çalışmamasından kaynaklanan zararı ve sonrasında müvekkilin aracının çalıştırılıp 130 km yol gittikten sonra bu kez başka bir nedenle çalışamaz duruma gelmesi nedeniyle çekici ile araç çekilmiş olması nedeniyle çekiciye ödenen tüm bedelin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile daha sonra arttırılmak üzere şimdilik 230.000,00-TL'nin davalılardan tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalalır üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın konusu satım sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olup mahkememizin yetkili olmadığını, görevli ve yetkili mahkemenin Konya Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava konusu motorun çalışır vaziyette davacının bildirdiği adrese teslim ediliğini, müvekkili ...'ın davacının bildirdiği adrese söz konusu motoru göndermeden önce davacı tarafa motorun sorunsuz bir şekilde çalıştığını beyan ettiğini, motorun gönderilmeden önce çalışır vaziyette olduğuna dair videoların mevcut olduğunu, anlaşma konusu motorun müvekkili tarafından davacının bildirdiği adrese gönderildikten sonra motorda herhangi bir arızanın olmadığı ve çalışır vaziyette olduğu gönderildiği yer olan ... Ağır Vasıta DAF Özel servis yetkilileri tarafından tespit edildiğini, davacının her ne kadar dava dilekçesinde gönderilen motorun sorunlu geldiğini, çalışır vaziyette olmadığını, çalıştırılması için 6-7 parçasının değiştirilmesi gerektiğini iddia etmişse de motorun taraflara ilk ulaştığı anda çalışır vaziyette olduğu davacının ve yetkili servis çalışanlarının beyanları ile sabit olduğunu, zira davacının saymış olduğu motor parçaları olmaksızın motorun çalıştırılabilmesi, bu itibarla üzerindeki parçaların hangisinin arızalı olduğunun tespiti mümkün olmayıp bunun için öncelikle motorun çalıştırılması gerektiğini, müvekkili tarafından gönderilen motor çalışır vaziyette olmasına rağmen davacı motordaki pompa, enjektör, şarj dinamosu, marş dinamosu, turbo, valant dişlisi, volant müşürünün arızalı olduğunu beyan etmiş ve bu parçalar sağlam ve çalışır vaziyette olmasına rağmen müvekkil tarafından tekrar temin edilerek davacıya gönderildiğini, müvekkilinin bu aşamada davacının soyut beyanına göre hareket edip davacının mağduriyet iddiasını araştırma cihetine gitmeksizin söz konusu parçaları yeniden gönderdiğini, davacının iddiasının pompa, enjektör, şarj dinamosu, marş dinamosu, turbo, valant dişlisi, volant müşürü gibi parçaların bozuk olarak gönderildiğine dair olup bu parçalar üzerinde delil tespiti yaptırılmadığını, bu nedenle parçaların bozuk olduğu iddiasının tamamen soyut ve dayanaktan yoksun olduğunu, somut olayda motorda meydana gelen çatlakların aracın uzun yolda kullanımı sırasında piston vurması sebebiyle meydana gelmiş olma ihtimali yüksek olup motor bloğu çatlak olan aracın 150 km yol yapabilmesi teknik anlamda olanaksız olduğunu, arızanın davacının kusurlu eylemleri sebebiyle meydana gelip müvekkillerine atfedilebilmesinin mümkün olmadığını, davacının ihtarnamede ve dava dilekçesinde TBK/227 maddesinde belirtilen seçimlik haklardan hangilerini seçtiğini müvekkillerine bildirmediğini, söz konusu...plakalı aracında ticari emtia bulunduğu iddiasında çelişkili olduğunu, aracın 150 km yol katettikten sonra bozulmasının birden fazla sebebi bulunduğunu, üst kapağı çatlak olan motorun müvekkili tarafından gönderilen motor olmayıp, davacının eski motoru olduğu husustaki beyanları doğru olmadığını, davacının kendi motorundaki arızasını müvekkiline isnat ederek kötüniyet sergilediğini beyan etmekle, dava hakkında yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının haksız davasının esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-Tarafların iddia ve beyanları, 3-Davacı ...'a ait vergi sicil, esnaf sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları, 4-Davalı ...'a ait vergi sicil, esnaf sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları, 5-Davalı ...'a ait vergi sicil, esnaf sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları, 6-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, taraflar arasındak...numaralı ikinci el mahiyetindeki motor ürününün alım satımına dair yapılan anlaşma kapsamında davalı tarafından davacıya teslim edilen motorun arızalı ve çalışamaz durumda olduğu, parçalarının eksik olduğu, eksik olan parçaların motorun teslim edildiği dava dışı ... Ağır Vasıta DAF Özel Servisi tarafından istenilmesi üzerine aynı adrese gönderildiği, eksik parçaların motora takılarak motorun çalıştırıldığı, ancak araç çalıştıktan kısa bir süre sonra motorun arıza verdiği iddiası kapsamında, motor ücreti olan 220.000,00-TL ile motor arızası sebebiyle araçta bulunan yükün geç teslim edilmesi sebebiyle navlun ücretinde yapılan kesinti bedeli, davacıya ait... plakalı araç açısından Lalapaşa Mal Müdürlüğüne yatırılmak durumunda kalınan teminat bedeli, servis bakım bedeli, motorun takılabilmesi için gerekli olan 35 günlük süre boyunca aracın çalışamamasından kaynaklanan zarar bedeli ve aracın kısa süre sonra çalışamaz duruma gelmesi sebebiyle ödenen çekici bedelinden ibaret tazminat bedellerinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanun'un 5. maddesinde de ticari davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanun'da düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar. (ERİŞ Gönen, Gerekçeli- Açıklamalı-İçtihatlı 6335 Sayılı Kanunla Güncellenmiş Yeni TTK Hükümlerine Göre Ticari İşletme ve Şirketler Ticaret Sicili Yönetmeliği ve İlgili Tebliğler, Seçkin Yayınevi, 1. Baskı, Mart 2013, 1. Cilt, Sh, 323). Ticari davalar ise aynı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda yeterli görülmüştür. 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesinde; ''Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.'' hükmü düzenlenmiştir. Davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise tarafların gerçek kişi oldukları, taraflar arasındaki ilişkinin tarafları işletmeleri ile ilgili olup olmadığı, tarafların işletmelerinin ticari işletme vasfında olup olmadıkları ve bu itibarla tarafların tacir sayılıp sayılmayacaklarının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Manisa Vergi Dairesine, Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Manisa Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Konya Vergi Dairesine, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ve Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarında yer alan veriler çerçevesinde davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, Karayolu Taşımacılığı mesleği çerçevesinde esnaf siciline kayıtlı olduğu, yine davacının Kara Yolu İle Şehirler Arası Yük Taşımacılığı faaliyeti kapsamında vergi siciline kayıtlı olduğu, bilanço hesabına göre defter tuttuğunun mahkememize bildirildiği, davacının vergi sicil kayıtlarının incelenmesinde 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağladığının görüldüğü, ancak davalıların ticaret sicilinde bir kısım şirket ortaklıkları açısından kayıtlarının bulunduğu, esnaf sicilinde kayıtlarının bulunmadığı, davalıların dava konusu alım satım işlemi tarihi ve hali hazırda devam eden vergi mükellefiyetinin bulunmadığı, açıklanan hususlar dolayısıyla davalıların tacir sıfatını haiz olmadıkları, ticari işletmelerinin bulunmadığı ve bu sebeple uyuşmazlığın davalıların ticari işletmeleri ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesinde mahkemenin görevli olması da dava şartları arasında sayılmıştır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, tarafların iddia ve beyanları, davacı ...'a ait vergi sicil kayıtları, davacı ...'a ait esnaf sicil kayıtları, davacı ...'a ait ticaret sicil kayıtları, davalı ...'a ait vergi sicil kayıtları, davalı ...'a ait esnaf sicil kayıtları, davalı ...'a ait ticaret sicil kayıtları, davalı ...'a ait vergi sicil kayıtları, davalı ...'a ait esnaf sicil kayıtları, davalı ...'a ait ticaret sicil kayıtlar ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki... numaralı ikinci el mahiyetindeki motor ürününün alım satımına dair yapılan anlaşma kapsamında davalı tarafından davacıya teslim edilen motorun arızalı ve çalışamaz durumda olduğu, parçalarının eksik olduğu, eksik olan parçaların motorun teslim edildiği dava dışı... Ağır Vasıta DAF Özel Servisi tarafından istenilmesi üzerine aynı adrese gönderildiği, eksik parçaların motora takılarak motorun çalıştırıldığı, ancak araç çalıştıktan kısa bir süre sonra motorun arıza verdiği iddiası kapsamında, motor ücreti olan 220.000,00-TL ile motor arızası sebebiyle araçta bulunan yükün geç teslim edilmesi sebebiyle navlun ücretinde yapılan kesinti bedeli, davacıya ait ... plakalı araç açısından Lalapaşa Mal Müdürlüğüne yatırılmak durumunda kalınan teminat bedeli, servis bakım bedeli, motorun takılabilmesi için gerekli olan 35 günlük süre boyunca aracın çalışamamasından kaynaklanan zarar bedeli ve aracın kısa süre sonra çalışamaz duruma gelmesi sebebiyle ödenen çekici bedelinden ibaret tazminat bedellerinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise tarafların gerçek kişi oldukları, taraflar arasındaki ilişkinin tarafları işletmeleri ile ilgili olup olmadığı, tarafların işletmelerinin ticari işletme vasfında olup olmadıkları ve bu itibarla tarafların tacir sayılıp sayılmayacaklarının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Manisa Vergi Dairesine, Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Manisa Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Konya Vergi Dairesine, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ve Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarında yer alan veriler çerçevesinde davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, Karayolu Taşımacılığı mesleği çerçevesinde esnaf siciline kayıtlı olduğu, yine davacının Kara Yolu İle Şehirler Arası Yük Taşımacılığı faaliyeti kapsamında vergi siciline kayıtlı olduğu, bilanço hesabına göre defter tuttuğunun mahkememize bildirildiği, davacının vergi sicil kayıtlarının incelenmesinde 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağladığının görüldüğü, ancak davalıların ticaret sicilinde bir kısım şirket ortaklıkları açısından kayıtlarının bulunduğu, esnaf sicilinde kayıtlarının bulunmadığı, davalıların dava konusu alım satım işlemi tarihi ve hali hazırda devam eden vergi mükellefiyetinin bulunmadığı, açıklanan hususlar dolayısıyla davalıların tacir sıfatını haiz olmadıkları, ticari işletmelerinin bulunmadığı, bu kapsamda uyuşmazlığın davalıların ticari işletmeleri ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince, tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 10/09/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza