İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/139 E. 2025/825 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/139
Karar No
2025/825
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/139 KARAR NO : 2025/825 DAVA : Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat (Kazanç Kaybı) DAVA TARİHİ : 19/04/2024 KARAR TARİHİ : 30/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; :6098 sayılı TBK 154 maddesi uyarınca; alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı süresinin kesidiğini, buna göre, işbu alacak kapsamında 13/03/2024 tarihinde Kemalpaşa İcra Dairesinin...Esas nolu dosyası kapsamında icra takibine başvurulduğunu zamanaşımı süresinin kesildiğini, davalıların ödeme emrine itiraz tarihinin 15.03.2023 olduğunu, bu tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin tekrardan başladığını, müvekkiline ait... plakalı aracın, 21.02.2023 tarihli kazada davalıların sahibi ve sürücüsü olduğ... plakalı araç ile çarpması sonucunda hasarlandığını, kazanın oluşumunda... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin,... plakalı 2008 model ... R 124 GA 4x2NA 420 paket ticari aracı ile yük nakli yapmakta ve günlük yaklaşık 3.500,00-TL net kazanç elde etmekte olduğunu, müvekkiline ait aracın 15 gün süre ile serviste kalması gerektiğini, müvekkilinin yük nakli yaptığı ticari aracından 15 gün mahrum kalarak, kazanç kaybına uğradığını, müvekkilinin aracından mahrum kalması nedeniyle uğramış olduğu kazanç kaybının tahsili için 3500 x 15= 52.500,00-TL zararının oluştuğunu, davanın kabulüne karar verilmesini, şimdilik 100,00-TL'nin kazanç kaybı bedelinin 21.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden aşağı olmamak üzere enflasyon faiz oranı ile birlikte tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ olunmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüş, davalı vekili duruşmadaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından sunulan dava dilekçesind... plakalı aracın işleteni olan ... Ahşap Sanayi Ticaret A.Ş'ne karşı dava açılmış ise de anılan şirket yönünden dava 13/05/2025 tarihinde tefrik edilerek, mahkememizin ...esas sayılı dosyasına kaydedilmiş, mahkememizin 14/05/2025 tarihli ve... Kararı ile ...hşap Sanayi Ticaret A.Ş yönünden davanın zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 21/02/2023 tarihinde, davacıya ait 10 CBL 32 Plakalı çekici niteliğindeki ticari araca, dava dışı ...Ahşap Sanayi Ticaret A.Ş'ne ait diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarptığı iddiasıyla meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta oluştuğu iddia olunan kazanç kaybının... plakalı aracın sürücüsü olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Somut olayda; davacının tacir olmasına rağmen, davalı ...'ün tacir ve esnaf kaydının bulunmadığı, vergi kaydına göre potansiyel vergi kaydının bulunduğu, bilanço esasına göre defter tutmadığının böylelikle davalının tacir niteliğinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan tüm maddi ve hukuki nedenlerden ötürü; davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı gibi nispi ticari dava özelliği de taşımadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenleme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle göreve dair dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, Dair davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/09/2025 Katip ... ¸E-imzalıdır Hakim ... ¸E-imzalıdır

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/139, K. 2025/825, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-139-e-2025-825-k-da9658e18b3f