İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/457 E. 2025/834 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/457
- Karar No
- 2025/834
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/457 Esas KARAR NO : 2025/834 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/05/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; "Müvekkil Şirket tarafından, davalı yana... sözleşme hesap nolu abonelik çerçevesinde elektrik tedariki sağlanmış olup, davalı tarafça ödenmeyen elektrik faturasının tahsili amacı ile Merkezi Takip Sistemi... E. sayılı dosyası ile takip başlatılmıştır. Davalı hakkında,56.230,88 TL Fatura tutarı (İstenen: Yıllık 6183 Sayılı K. 51.Madde Gecikme Faizi), 149,74 TL KDV, 748,72 TL İşlenmiş Faiz 57.129,34 TL Toplam Alacak Alacağın fazlaya ilişkin haklarımız ile faiz oranlarındaki artıştan doğan her türlü talep, takip ve dava hakkımız saklı kalmak ve de tahsilde tekerrür olmamak şartıyla takip tarihinden itibaren Asıl Alacak için hesaplanacak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve 6183 sayılı Kanunun 51. md. uyarınca 56230,88 TL tutarı için Yıllık(365 Gün) %54,00 Gecikme Faizi; KDV Kanunun 24/c maddesin göre işleyecek gecikme cezasının %20 KDV'si; icra harç ve masrafları, vekalet ücreti ile birlikte Türk Borçlar Kanunu'nun 100. md. uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve giderlere mahsubuyla tahsili talebi ile başlatılan icra takibine, davalının borca itirazı neticesinde takip durmuştur. Davaya konu abonelik sözleşmesi, davalının Küçükçiğli Mh.... Çiğli/İZMİR adresindeki... RESTORAN GIDA ÜRÜNLERİ VE YEMEK HİZMETLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. isimli ticarethane için tanzim edilmiş olup, davalıya ait abonelik sözleşmesi ve ekleri dilekçemiz ekinde sunulmaktadır. Anılan sözleşme gereği davalı tarafa elektrik enerjisi temini sağlanmış, bu tüketim sonucu enerji kullanım bedeli olarak hukuka uygun şekilde fatura tahakkuk ettirilmiş ve işbu fatura bedelinin davalı tarafça ödenmemiş olması nedeniyle anılan fatura bedeli takibe konu edilmiştir. Davalı borçlu tarafından ise haksız şekilde ve kötü niyetli olarak borca itiraz edilmiş olup takip durmuştur. Bu itibarla davalının ticarethane aboneliğinden kaynaklanan elektrik tüketim bedeline ilişkin fatura borcunun ispatı için takip konusu fatura ve ödeme yeri belgesi ekte sunulmaktadır. Hal bu iken itirazın iptali davası açmak amacıyla 6102 sayılı TTK. md. 5/A gereğince alacağın ticari uyuşmazlık kapsamında bulunması nedeniyle arabuluculuğa başvurulmuş olup arabuluculuk dosyasında taraflarca anlaşma sağlanamamıştır. Dava konusu alacak tüketim ve gecikme bedeli faturalarına ilişkin bir alacak olup likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan ve davalının borca itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan İİK'nin 67/2 maddesi uyarınca takip toplamının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği de izahtan varestedir. Açıklanan nedenlerle, davalının takibe haksız itirazı üzerine takip durduğundan, itirazın iptali ve takibin devamı için sayın mahkemenize başvurma zarureti hasıl olmuştur. Davalı tarafa fatura tebliği akabinde fatura hakkında bilgi verilmiş ve ödenmemesi nedeni ile sonraki süreçte de bilgilendirmeler yapılmıştır. Ancak, sonuç alınamamıştır. Davalı tarafından itirazın kötü niyetle ve zaman kazanmak için yapıldığı, bu süreçte davalı tarafın alacaklılarından mal kaçırmaya giriştiği anlaşılmaktadır. Müvekkil şirketin alacağı rehinle temin edilmiş olmayıp, bu nedenle ihtiyati haciz talep etmek zorunlu olmuştur. Yukarıda açıklanan nedenler ve toplanacak deliller doğrultusunda, Müvekkil şirketin fazlaya ilişkin ve başkaca talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile davalı tarafın 57.129,34-TL tutarındaki malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini; davamızın kabulü ile; Merkezi Takip Sistemi ...E. sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, davalının asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir. Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan elektrik faturalarının tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c.maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115.maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir. Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 30/05/2019 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Somut olaya gelince; Davanın taraflarından; vergi dairesinden gelen yazı cevabına göre davalı tacir değildir. Dava kanunda özel olarak düzenlenen hallere de girmediğinden, 6102 sayılı TTK'nın 4/1.maddesi hükmünce, davayı ticari dava saymak ve Asliye Ticaret Mahkemesini görevli kabul etmek mümkün olmayacağından eldeki uyuşmazlığı çözmekle görevli olan mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davada HMK' nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi' ne gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yetkisizlik kararından sonra davaya görevli mahkemede devam edilmesi hâlinde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile yargılama giderlerine ilişkin karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025 Katip ... E-imza Hakim ... E-imza