İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/179 E. 2025/505 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/179
- Karar No
- 2025/505
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/179 Esas - 2025/505 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2025/179 Esas KARAR NO : 2025/505 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/12/2024 KARAR TARİHİ: 13/05/2025 K. YAZIM TARİHİ: 13/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;müvekkilinin, ailesi ile birlikte kendilerine ait araç ile nakliye işi yaptığını, davalı ...'ın, ... garajında ... Nakliyat isimli yazıhanenin sahibi olduğunu, Müvekkilinin, ... günü davalı ile ... - ... arası 4 palet 2 ton yükün nakliye işi için anlaştığını, komisyonunu elden ödediğini, davalının ticari ilişkinin tarafı konumunda olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle davalı komisyoncu kabul edilse dahi ticari mevzuattan kaynaklı komisyoncuların garanti yükümlülüğü gereği yine sorumluluğunun bulunduğunu, davalının ekteki kartvizitin arkasına 6.500 TL olan ücreti tek taraflı belirleyerek yazdığını, mezkur takipteki diğer borçlu ...'in numarasını yazdığını ve üzerine ödeme için ibaresini eklediğini, davalının, ücreti kendisi tek taraflı belirlediğinden aynı zamanda iş sahibi konumunda olduğunu, davalının, göndericilerden peşin ödeme ile işi alıp, kendi belirlediği fiyata müvekkili gibi taşıyıcılara daha düşük ücretlere verdiğini, davalının komisyoncudan ziyade gönderici konumunda olduğunu, dolayısıyla müvekkiline ödenmesi gereken paranın davalı uhdesinde olduğunu, diğer borçlu ...'in, yükün yüklendiği yerdeki sorumlu olduğunu, ... hakkında takip kesinleşmesine rağmen borca batık kimse olduğundan tahsilat yapılamadığını, davalının, diğer borçlu olan gönderici ... ile danışıklı çalışarak müvekkili gibi nakliyecileri zarara uğrattıklarını, güven oluşturup, irsaliye vermeyip, fatura kestirmediklerini, mesajlar ve davalının el yazılı beyanının, somut borç ilişkisini kanıtladığını, cumaya kadar ödeme yapılacak şeklindeki taahhüdü, borcun tarafı olduğunu, ilgili yükün tam ve eksiksiz teslim edildiğini gösterdiğini, davalının ödemeleri kendi uhdesine almasına rağmen, müvekkiline ödeme yapmayarak zarara uğrattığını, Kahramankazan İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına usulen ve asılsız itirazlarda bulunduğunu, tüm bu nedenlerle; öncelikle haklı davanın kabulüyle; davalı tarafından Kahramankazan İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına yapılan İtirazın İptaliyle Takibin Devamına, takibe kötü niyetle itiraz eden davalı aleyhine, %20 Oranında İcra İnkar Tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesi ile özetle; nakliye ve komisyonculuk yaptığını, davacıya geçmiş yıllarda nakliye taşıma işiyle ilgili ... adresine iş verdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, tarafına bu olayı aksettirdiğinde teslim ettiğine dahil evrakı istediğimde kendisine teslim ettiğine dair bir evrak vermediklerini, aynı zamanda nakliye ücreti 6.500.00TL ödenmediğini ısrarla beyan ettiğini, ödeme yapacak vatandaşın telefon numarasına bizzat davacıya verdiğini, telefon numarasını (...) davacının dediğine göre benim vermiş olduğum telefon görüşme yaptığını ödemesini alamadığı söylediğini, fakat bunun inandırıcı gelmediğini, kendisinden para istendiğini, ortada nakliye faturası bulunmadığını, komisyoncu olarak malzemeyi götüren davacının malzemeyi adrese eksiksiz teslim eder teslim ettiğine dair belge alındığını, sonra faturasını kestiğini, parayı bizzat malın sahibi ödemek zorunda olduğunu, kendisinin böyle bir tasarrufu olmadığını, kendilerinin aracı olarak çalıştıklarını, kendilerinden haksız para istendiğini, kendi banka hesaplarına herhangi para girişi olmadığını, 6.500.00TL faturanın aynı zamanda malı teslim ettiğine dair belgeyi ibraz edemediğini, taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, taraflar kendi aralarında teslim alıp teslim ederken peşin olarak anlaştığını, kendisinin komisyoncu olarak bu işin dışında bulunduğunu, bu işle alakalı kendisine parasının olmadığını, ödemeyi alınca komisyon ücreti 400TL'nin sonradan vereceğini beyan etmesine rağmen hakkı olan komisyon ücretini de alamadığını, kendisinin de maddi zarara uğradığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi, yargılama harç ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası, vergi dairesi kayıtları, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü kişinin kimler olduğu, eş söyleyişle bir davada davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir. Dolayısıyla, bir sübjektif hakka ilişkin davada davacı olma sıfatı o hakkın sahibine (aktif husumet) ait olup, bir sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi o hakka uymakla yükümlü olan kişidir (pasif husumet). Taraf sıfatının (husumetin) usul hukukunu ilgilendiren yönü ise, taraflardan birinin taraf sıfatına sahip olmaması durumunda mahkemece dava konusu hakkın esasına ilişkin inceleme yapılıp karar verilememesi ve davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi yönünde verilen kararın, şüphesiz o davada taraf olarak gösterilmiş bulunan kişiler arasında kesin hüküm teşkil etmesidir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. (15.H.D. 2016/5078 Esas, 2018/227 Karar) Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğinde olup, HMK. Madde 116’da yer alan ilk itirazlardan olmadığından, 6100 sayılı HMK'nun 114. maddesi uyarınca, aktif husumet ehliyeti dava şartı olup, aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığını taraflar her zaman ileri sürebilecekleri gibi, mahkemelerin de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığını araştırması gerekir. Somut olayda, davalının taşıma işindeki konumu iddia ve savunma kapsamında tartışıldığında davacı vekilince davalının taşıma işleri organizatörü sıfatıyla hareket ettiği, davacının dava dışı ... ile akdi taşıma ilişkisini bu davalıyla kurmuş olduğuna dair bir delil dosyaya sunulmamıştır, Aynı zamanda diğer davalı ile ayrı muhasebesi ve yönetimi bulunduğunu, davalının işbu dava konusu taşımalara ilişkin acenta gibi değil de taşıma işleri komisyoncusu gibi sorumlu olacağı düşünülse dahi, TTK 928/1 uyarınca, taşıma işleri komisyoncusu yalnızca zilyetliğinde bulunan malların hasarından sorumlu tutulacağı, Bu nedenle davalının mallar üzerindeki doğrudan yahut dolaylı bir zilyetliğinden bahsedilmeyeceği için taşıma işleri komisyoncusu sayılsa dahi TTK 928/1 hükmü uyarınca sorumlu tutulamayacağı gözetilerek nakliye ücretinden sorumlu tutulamayacağı nitekim davacının davalının TTK 926 kapsamında eşyanın taşınmasını bizzat üstlendiğine yönelik delil sunmadığı bu kapsamda taşıtan olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle davanın davalıya izafeten açılamayacağı kanaatiyle İş bu sebeple davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/05/2025 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı