İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/721 E. 2024/828 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/721
Karar No
2024/828
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/721 KARAR NO : 2024/828 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/11/2021 KARAR TARİHİ : 05/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yan ile 22.04.2019 tarihli Yetenek sözleşmesi düzenlendiğini sözleşme gereği davacının davalının ---- işbirliklerinden doğan gelirlerinin %20 sinden az olmamak kaydı ile 5.000 TL talep ettiğini, taraflar arası sözleşmenin fesih edildiğini. Davalının --- ve --- ile sınırlı kalmaksızın daha önceden işbirliği yapmış olduğu diğer markalardan elde etmiş olduğu gelirlerin tespit edilerek müvekkil şirkete ödenmesini özellik ---- ve---- markalan ile yapılan işbirliği gelirlerinin tahsili amacı ile dava açıldığını, açıklanan bu nedenlerle davanın kabulünü talep ederiz demektedir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil---- olarak da adlandırılan bir sosyal medya içerik üreticisidir. Bu kapsamda 3. kişiler ve markalarla sürekli bazda reklam, pazarlama iş birliklerine girmekte ve bu 3. kişiler ve markalar için kendi sosyal medya hesapları üzerinden ücreti kabili reklam, pazarlama, tanıtım videoları, canlı yayınları, adanmış post ve hikaye paylaşımları yapmaktadır. Davalı da bu faaliyetlerin yürütülmesinde müvekkil ile 3. kişiler ve markalar arasında komisyon karşılığı aracılık yapmaktadır. Müvekkil İle Davalı Arasında Yukarıda Bahsettiğimiz İşlere Aracılık Etmesi İçin 22.04.2019 Tarihli Bir "Yetenek Sözleşmesi" Akdedilmiş Olup, İş Bu Sözleşme----.Noterliği'nin 08.02.2021 Tarih Ve ---- Yevmiye Numaralı İhtarnamesi İle Tarafımızdan Haklı Nedenlerle Feshedilmiştir. Her ne kadar Sayın Mahkemenin işbu davanın haksız ve dayanaksız olduğuna kanaat getireceğine dair inancımız tam olsa da aksi yönde bir kanaatin oluşması halinde takas ve mahsup talebimiz mevcuttur. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere davacı müvekkilimizden alacaklı değil esasen borçludur. Davacı çok uzun süredir müvekkilin gelirlerini -açık kabulü olduğu halde- elinde tutmakta bunları müvekkile ödememektedir. Müvekkilin davacı yan uhdesine kalan alacakları ile alakalı olarak; ---- İcra Müdürlüğü'nün ----sayılı dosyasından başlatmış olduğumuz icra takibine yönelik olarak davacının yapmış olduğu itiraz neticesinde ----AsIiye Hukuk Mahkemcsi'nin----- Sayılı dosyasından davacı aleyhinde yürüttüğümüz davamız mevcuttur. Bu icra dosyasına konu alacak müvekkilin ---- gelirlerine dayanmaktadır. Bu ---- gelirleri taraflar arasındaki sözleşme yürürlükte olduğu dönemde davacının -vergiden kaçınmak için ---- kurduğu- --- yatırılmakta ve davacı yan ise 10% komisyonunu kestikten sonra kalan miktarı müvekkilin hesabına yatırmaktaydı. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra müvekkil, gelirinin davacı yana ödenmesini sağlayan linki ---- kaldırdıysa da, bu işlemin onayı uzun sürdüğünden Ocak ve Şubat 2021 gelirleri davacıya ödenmiştir. Bu gelirler Ocak 2021 için 2.161,10 USD olup, -Ocak 2021 itibariyle sözleşme hala ayakta olduğundan- davalının % 10 komisyonu hak edişten düşürüldükten sonra 1.944,99 USD ocak ayı ----- geliri ödenmemiş bakiyedir. Şubat 2021 ------ geliri ise 3.337,36 USD'dir. Davalının küsuratla ilgili olarak bir itirazıyla uğraşmamak için, bir iyi niyet göstergesi olarak 10 günlük komisyon yerine aylık komisyon uygulanmış olup bu dönem için % 10 komisyon hak edişten düşürüldükten sonra kalan 3.003,62 USD Şubat ayı ---- geliri ödenmemiş bakiyedir. Bu alacağın tahsili için açılan icra takibine itirazın iptali davası ---Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Sayılı dosyasından derdest olup, Sayın Mahkemcnizcc celbini talep ediyoruz. Davacı yanın talep ettiğimiz alacağın varlığını kabul ettikleri ve ödeme için yaptıkları pazarlıkları gösterir yazışmalar da iş bu dosya içeriğinde mevcuttur. ----.İcra Müdürlüğü'nün ----. sayılı dosyasından başlatmış olduğumuz icra takibine yönelik olarak yapmış oldukları itiraz neticesinde ---- Hukuk Mahkemesi'nin ---- sayılı dosyasından davacı aleyhinde yürüttüğümüz davamız mevcut olup, iş bu dosya -----Aslıye Hukuk Mahkemesi dosyası ile birleşmiştir. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere, davacının ödemediği müvekkile ait Ocak ve Şubat 2021 gelirlerinin tahsili için hali hazırda ----Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası açılmışsa da, bu ilk davaya konu takibin yapıldığı dönemde müvekkilin Mart 2021 ---- gelirleri henüz muaccel olmadığından takibe dahil edilememiştir. Müvekkilin Mart 2021 tarihine ait davacının uhdesinde olan 2.195,15 USD tutarındaki Mart 2021 ---- kısmi gelirinin tahsili için ise----.İcra Müdürlüğü'nün ---- Sayılı takibi ve dolayısıyla -----.Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasını açmak gerekliliğimiz hasıl olmuştur. İş bu dosya ----.Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası ile birleşmiştir. Davacı yanın talep ettiğimiz alacağın varlığını kabul ettikleri ve ödeme için yaptıkları pazarlıkları gösterir yazışmalar da iş bu dosya içeriğinde mevcuttur. Dolayısıyla müvekkil davacıya borçlu değil esasen alacaklıdır. Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde olası bir miktarın davacının yukarıda bahsettiğimiz borcundan takas/mahsubu gerekmektedir. Davalının, usule, yasaya, dosya kapsamına ve emsal içtihatlara aykırı haksız ve dayanaksız davasının REDDİNE, yargılama giderleri, arabuluculuk gider ve ücretleri ve avukatlık ücretlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi vekil olarak saygı ile talep olunur. denilmektedir. RAPOR:Bilirkişi raporunda özetle; "Davalı ve Davacı Ticari Defterlerinin ve kayıtlarının HMK 222. Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, Davacı ticari defter kayıtlarına göre davalının 926,34 TL borçlu olduğu, Davalı firmanın 2021 ve 2022 yılları 05.03.2021 ila 05.09.2022 tarihleri arası (18 ay) satışlarının: 1.933.022,31 olduğu -----firmasına 2021 yılında net 22.964,70 TL satış yaptığı, ------Firmasına satışının olmadığı.---- 1.150.551,45, ---- --- Toplam 1.933.022,31, Davacının sözleşme konusu Madde.3 ve Madde.4 de açık olarak yazılan yükümlülüklerini davalı lehine gerek iş bağlantıları ile gerek ise takipçi sayılarını artırmak suretiyle genel anlamda yerine getirdiği, Davalı tarafın 8 şubat 2021 tarihli ihtarnamede davacıya bildirdiği fesih gerekçelerinin maddi boyutlarına yukarıdaki tespitler çerçevesinde net olarak ulaşılamadığı, Ancak davacı tarafın sözleşme kapsamında üstlendiği edimleri yerine getirmekle birlikte sözleşmedeki esaslı edimlerden olan hakkedişlcrin ödenmesi yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve bu konuda davalı ile yargıya taşınan anlaşmazlıklar yaşandığı, davacı tarafın sözleşmedeki esaslı edimin ifasında geciktiği dikkate alındığında davalı tarafından gerçekleştirilen fesih haklı fesih olarak değerlendirilebileceği. Sözleşmenin davalı tarafından haklı feshedilmesi durumunda da sözleşmenin 4.23 maddesi gereği taleplerini ileri sürebileceği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir. EK RAPOR:Bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı ticari defler kayıtlarına göre davalının 926,34 TL borçlu olduğu, (Davacı tarafından Davalının düzenlediği faturaların KDV dahil olarak ödendiği) Davacı tarafın 3.firmalara Davalının yapmış olduğu işlerle alakalı kesmiş olduğu faturaların toplam tutarının: 249.774,10 TL olduğu % 20 komisyon düşüldüğünde davalının 199.819,28 TL fatura düzenlemesi gerektiği Davalının 4.674,27 TL eksik fatura düzenlediği, (195.145,0 1 TL) %25 oranın hangi işler yapıldığında düzenlenmesi gerektiğinin anlaşılamadığı, Davalı firmanın 2021 ve 2022 yılları 05.03.2021 ila 05.09.2022 tarihleri arası ----firmasına 2021 yılında net 22.964,70 TL satış yaptığı, ----- Firmasına satışının olmadığı, Sözleşmeye göre %20 komisyon düşüldüğünde %80 oranında Davacı tarafın Davalından alacağının oluşacağı 22.964,70 x %80 = 18.371,76 TL + KDV davacının gelir kaybının olduğu" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir. EK RAPOR:Bilirkişi ek raporunda özetle; "Davalının Ajans vasıtası 8 Firmaya satışlarının 151.911,59 TL , Kendisinin Davacı tarafından belirtilen firmalara satışının 22.964,70 TL olduğu Toplam yaptığı satışlarının 151.911,59 + 22.967,70 = 174.876,29 TL olduğu,. Davalının Davacıya 4.674,27 TL Eksik fatura düzenlediği, Davacının 4.11 maddesindeki yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğu" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacı vekili 16.11.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle davalı yan ile 22.04.2019 tarihli Yetenek sözleşmesi düzenlendiğini sözleşme gereği davacının davalının ---işbirliklerinden doğan gelirlerinin %20 sinden az olmamak kaydı ile 5.000 TL talep ettiğini, taraflar arası sözleşmenin fesih edildiğini, Davalının --- ve --- ile sınırlı kalmaksızın daha önceden işbirliği yapmış olduğu diğer markalardan elde etmiş olduğu gelirlerin tespit edilerek müvekkil şirkete ödenmesini özellik ---- ve ---- markaları ile yapılan işbirliği gelirlerinin tahsili amacı ile dava açıldığını, açıklanan bu nedenlerle davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde usule, yasaya, dosya kapsamına ve emsal içtihatlara aykırı haksız ve dayanaksız davasının REDDİNE, yargılama giderleri, arabuluculuk gider ve ücretleri ve avukatlık ücretlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ----nolu duruşmaya iştirak ederek görev itirazını yinelemiştir. Aynı duruşmanın ----- nolu ara kararı ile; "Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri ile düzenlenmiştir: "MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."Taraflar arasında imzalandığı anlaşılan 22/04/2019 tarihli Yetenek Sözleşmesinin konusunun davalının her türlü reklam, pazarlama ve tanıtım faaliyetlerinin yapılması için aracılık sağlama, davalının 3. kişilerle bir araya getirilerek davalının 3. kişilerle reklam işbirliği yapmasını amaçladığı, bu haliyle mezkur sözleşmenin komisyon sözleşmesi olduğu, komisyon sözleşmesinden kaynaklanan ihtilafların TTK 4. Maddesi gereğince tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Ticaret Mahkemelerince görülmesi gerektiği hususları hep bir arada değerlendirilerek davalı vekilinin göreve ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiş olup işin esasına girilerek deliller toplanmaya devam olunmuştur.Davalı vekilinin ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamını ek yaparak 24/11/2024 tarihli görevsizlik kararı verilmesine ilişkin talep dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır. ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesinin -- esas ve ----- karar sayılı ilamınında; " Dava; taraflar arasında imzalanan "Yetenek Sözleşmesi"nden doğan 4.962,55 USD karşılığı 43.202,96 TL nin tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın İİK 67. Madde uyarınca iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Somut olayda; davalının tüzel kişi tacir olduğu açık ise de dosyaya kazandırılan Gelir İdaresi Başkanlığı ---- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 02/12/2021 ve 23/11/2022 tarihli müzekkere cevapları ile davacının işletme hesabı esasına tabi olduğu ve yıllık kazancının tacir vasfını kazanmak için aranan sınırı aşmadığı, bu haliyle davacının tacir vasfına haiz olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK 4-5 maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliği de taşımadığı uyuşmazlığın çözüm yerinin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan tespit doğrultusunda; tüm tarafların tacir olduğu hatalı tespitine dayanılarak verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla; davacının istinaf istemleri incelenmeksizin, HMK 353-1-a-3 maddesi gereği kararın kaldırılarak dosyanın esas yönünden karar verilmek üzere mahkemesine iadesine oy birliğiyle karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " şeklindeki gerekçelere yer verildiği görülmüştür-----Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi'nin---- esas ve ----- karar sayılı ilamına konu dava tarafları mahkememiz işbu dava dosyasındaki taraflar ile aynı taraflardır. Taraf sıfatları da aynıdır. İhtilafın özündeki konu Yetenek Sözleşmesinden doğan alacak davası da aynıdır.Sonuç olarak tarafları ve ihtilaf konusu aynı olan dava hakkında ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin --- esas ve ----- karar sayılı ilamı ile davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği hüküm altına alındığından mahkememizin işbu dava dosyasındaki 14/04/2022 tarihli ve ---- nolu celsenin ----- nolu ara kararından rücu etmek gerekmiştir. ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin --- esas ve ----- karar sayılı esas alınarak ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere ----- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair 5235 Sayılı Kanunun geçici 2.maddesine göre Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 ve ---- sayılı ---- Gazetede ilan edildiği anlaşılmakla; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/721, K. 2024/828, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-721-e-2024-828-k-0e2dbf7dd37b