İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/183 E. 2021/503 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/183
- Karar No
- 2021/503
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2017/183 Esas KARAR NO:2021/503 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:18/05/2017 KARAR TARİHİ:29/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in Kara Kuvvetleri Komutanlığında 4 yıllık sözleşmeli Er'liğini bitirmesine müteakip 18/07/2016 tarihinde uzman Erbaşlığa naspedilerek birliğe katıldığını, SG Topçu Uzman Onbaşı olarak ... Sahil Güvenlik Botunda görevli olarak çalışmak üzere 18/7/2016 tarihinde görevlendirildiğini, tüm Sahil Güvenlik askeri personele uygulandığı gibi bu göreve getirilmeden önce müvekkilinin bakımından da bir takım sağlık raporları alındığını, psikolojik testten geçirildiğini, müvekkilinin göreve başlamasından yaklaşık bir ay sonra 17 Ağustos 2016 tarihinde görevli olduğu 7 personelin bulunduğu ... Sahil Güvenlik Botunun, Rusya Federasyonuna ait ... isimli askeri mayın tarama gemisine Montrö Türk boğazlar sözleşmesine göre refakat etmekte iken ... bayraklı ... isimli ticari geminin çarpması ve askeri botun alabora olarak batmasına neden olduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcılığının ... nolu dosyası ile adli soruşturma başlatıldığını, söz konusu soruşturma kapsamında bilirkişi incelemesine gidilerek, 19/08/2016 tarihli ön raporda ve 5/10/2016 tarihli bilirkişi raporunda asli kusurlu gemi kaptanının, tali kusurlu olarak 1. Zabit ve baş üstünde görevli güverte lostromosu olduğunu belirlendiğini, hazırlanan iddianamenin .... Ağır Ceza Mahkemesinin... esas dosyasında kovuşturmaya başlandığını, kaza sonrası ... gemisinin Kıyı emniyet kılavuzları vasıtasıyla Büyükdere koyuna demirletildiğini, ... Botun ise çekici vasıtasıyla Deniz kuvvetleri Komutanlığı Tersanesine götürüldüğünü, meydana gelen çatma olayı sonucunda müvekkilinin içinde bulunduğu botun alabora olduğunu, yangın söndürme tüpünün patlaması sonucunda karbondioksit gazı nedeniyle arkadaşları gözleri önünde şoka girdiğini,yaşanan bu acı olay sonrası müvekkilinin arkadaşlarının şehit olduğunu, kendisinin de ölüm tehlikesi geçirdiğini, müvekkilinin kamaranın havalandırma için kullandığı yatay pencereyi kullanması sonucunda batmakta olan botun içerisinden kendisi ile birlikte diğer 2 arkadaşının da kurtulmasına yardımcı olarak, yüzerek balıkçı teknesine çıktığını ve bu esnada ayağından yaralandığını, deniz polisi ve Saget ile birlikte batmakta olan botun içinde kalan arkadaşlarını kurtarmak için çok mücadele ettiğini, ancak deniz polisi kendisinin tekrar bota girmesine izin vermediğini, müvekkilinin yaşadığı bu acı olay nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşadığını, bedensel ve ruhsal bütünlüğünün zarara uğradığını, ekonomik geleceğinin sarsıldığını, tedavisinin halen devam ettiğini, davacının psikolojik olarak şok yaşadığını, maddi ve manevi zarar gördüğünün kabul edilmesi gerektiğini, çatma olayı sebebiyle ölüm tehlikesi atlatan, birlikte çalıştığı arkadaşlarını kaybeden müvekkilinin davalıların sebep olduğu olay nedeniyle manevi zarar gördüğünü, manevi tazminat talep edilmesi zaruriyeti de hasıl olduğunu, kaza sonucunda müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi her hangi bir teminat da gösterilmediğini, davalılar tarafından herhangi bir şekilde müvekkili ile irtibata geçilmediğini, ilgili mevzuat hükümleri ile İstanbul Boğazının yüksek risk oranı birlikte değerlendirildiğinde ... isimli yük gemisinin yasal yükümlülükleri yerine getirmeyerek çatmaya neden olduğu ve bu olay sonucunda müvekkilinin maddi-manevi zararının doğmasına sebebiyet verdiğini, söz konusu kazaya sebebiyet veren ... gemisinin donatanının tazminattan sorumlu olduğunu, düzenlenen bilirkişi raporlarında belirtilen eksiklikler, ihmali davranışlardan ve Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğüne riayet edilmesindeki kusurlarının yoğunluğu dikkate alındığında, ölümlü deniz kazasına sebep olan çatma olayı sonucunda ... gemisinin yasal yükümlülükleri yerine getirmediğinin anlaşıldığını, donatanın TBK adam çalıştıranın sorumluluğu ilkesi uyarınca personelinin 3. Kişilere karşı sebebiyet verdiği zararlardan doğan tazminat sorumluluğunun bulunduğunu, basiretli ve tedbirli bir kaptandan beklenecek ilk iş İstanbul Boğazını çok iyi bilen ve buradan yüzlerce kez geçmiş bir kılavuz kaptan eşliğinde boğazı geçmek olduğunu, ancak ... gemisinin kaptanın bu tedbir ve öngörüden uzak hareket ettiğini, kazanın oluşmasına sebep olduğunu, somut olaya bakıldığında mevzuata göre yetişen gemi statüsünde olan ... Gemisi Türk Boğazları Deniz Trafik Tüzüğünün 14. Maddesine göre zorunluluk halleri hariç olmak üzere önlerinde seyreden gemiyi geçmeyecekleri açıkça ifade edilen maddeye aykırı olarak önünde seyreden ... botu geçmek istediğini ve çatmaya sebep olduğunu, Denizde Çatmayı Önleme Tüzüğünün 5, 7, 8, 9 maddelerinin ihlal edildiğini, Boğazdaki yoğun trafiğe rağmen geçiş sırasında maksimum sürat uygulandığını, gemi kaptanının ceza dosyasında ifade ettiği sorumluluktan kurtulmaya yönelik savunma iddiaları nazara alındığında, salt gemi trafik hizmetlerinin talimatlarına uyulmuş olması kaptanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, TTK göre çatma sonucunda meydana gelen zararlardan donatan ve kaptanın sorumlu tutulmasına dair özel hükümler saklı kalmak kaydıyla bu hükümler yanında genel hükümlere bakıldığında TBK 71. maddesi de uygulanabilir nitelikte olduğunu, TTK 1320 ve devamı maddelerinde gemi alacağı ile kanuni rehin hakkı düzenlendiğini, TTK 1321/1 maddesine göre de gemi alacağı, sahibine, gemi ve eklentisi üzerinde kanuni rehin hakkı verdiğini, ... sigortacısın sorumluluğu bulunduğunu, ... ... gemisinin koruma ve tanzim sigortacısı olduğunu, TTK 1487 ve yönetmelik uyarınca davaya konu zararın tamamından sorumlu olduğunu beyanla davalı yana ait ... IMO numaralı ... üzerinde müvekkili lehine TTK 1320 -1321 maddeleri uyarınca kanuni rehini hakkı tesis edilmesine, denizde çatmadan kaynaklanan haksız fiil nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve yapılacak bilirkişi incelemesiyle belirlenecek miktar üzerinden arttırılmak kaydıyla şimdilik 50.000TL maddi, 400.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden 17/08/2016 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... IMO numaralı ... gemisi donatanı ... ... .... izafeten acentesi ... Ltd. Şti ile ... gemisi kaptanı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada taraf teşkili henüz sağlanmadığını, davacı tarafından davalı olarak ... IMO Numaralı ... ...'e izafeten ... Ltd. gösterildiğini ve dava dilekçesine ilişkin tebligat ... Ltd tarafından dosyaya iade edildiğini, davacı varlığını iddia ettiği zararlarının sebebi olarak 17 Ağustos 2016 tarihinde İstanbul Boğazında gerçekleşen deniz kazasını gösterdiğini, bu kaza müvekkillerinin sırasıyla gemi donatanı ve kaptanı olduğu ... gemisi ile davacının görevli olduğu Sahil Güvenlik Komutanlığı'na alt ... botu arasında yaşandığını, ... gemisi Gemi Trafik Hizmetleri'nden (VTS) geçiş izni aldığı saat 06:35'ten kaza anı olan saat 08:21'e kadar 106 dakika boyunca Güney'den Kuzey'e doğru aynı istikamette aynı hızda yol almaktayken, ... botu saat 08:13'e kadar ... gemisiyle aksi istikamette seyrettiğini, kazadan yalnızca 8 dakika önce manevra yaptığını ve hızını azaltarak rotasını sürekli ... gemisinin rotasına doğru değiştirdiğini, dava konusu vakıada normal seyirlerinde birbirini takip eden iki gemi bulunmadığını, ... gemisi tüm boğaz geçişi boyunca kendisine ayrılan trafik şeridinin en iskelesinden, başka bir deyişle trafik düzeninin tam ortasından seyrettiğini, ... botu ise aksi yönden ve deniz trafik şeridinin kendisine göre sancak tarafından saat 08:13'e kadar ... gemisinden bir hayli geniş bir açıklıkta güneye doğru indiğini, ... botu bir anda ... gemisinin rotasını dik kesecek biçimde “U” dönüşü yaptığını ve sonrasında hızını azaltarak ... gemisinin önüne geçtiğini, ... botu ile ... gemisi arasında bir yetişen gemi-yetişilen gemi ayrımı yapılamayacağını, .... Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yürütülen yargılamada, ... Üniversitesi Denizcilik Fakültesi'nden seçilen ve deniz kazalarında uzman bilirkişilerce hazırlanan raporda, iki gemi arasında yetişme durumu oluşmadığını, davacının iddia ettiği zararının oluşmasına sebep olan olayda gemilerin aykırı pozisyonları nedeniyle, yetişen-yetişilen gem kuralları değil yol veren-yol verilen gemi kuralları işletileceğini, davacının görevli olduğu ... botu, Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü (“DÇÖT”) Kural 10 uyarınca, karşı şeritten ... gemisinin şeridine girdiğinden yol veren gemi konumunda olacağı ve ... gemisine yol vereceğini, ... botu bu kurala aykırı olarak, çatma tehlikesi oluşturacak şekilde ... gemisinin şeridine geçtiğini ve kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, DÇÖT kuralları ... botunun, çatışma tehlikesinin varlığı sebebiyle bu geçişi yapmamasını emrettiğini, ... son derece tehlikeli bir biçimde, yakın bir mesafeden karşı şeride geçmiş ve kazanın oluşumuna neden olduğunu, ... ve ... gemileri kurallara uygun bir şekilde belirli bir rotada belirli bir hızda seyretmekteyken, ... botu yaptığı U dönüşü sonrasında gözetlemekle görevlendirildiği ... gemisinden sürekli olarak uzaklaştığı ve ... gemisine doğru yaklaştığını, VDR kayıtlarından görüleceği üzere, ... gemisi kendi rotasında gitmesi gereken hızda, 10 knot'ta ilerlediğini, ... gemisinin de düzenli bir rotada seyrettiğini, ... botu yaptığı tehlikeli şerit geçişiyle kalmayarak, hem hızını 12 Knot'tan 7 Knot'a kadar düşürdüğünü, hem de sürekli olarak ... gemisinin rotasına doğru seyrettiğini, Türk Boğazları Deniz Trafik Tüzüğü, 10 Knot'tan yavaş seyreden gemilerin, kendi trafik ayrım şeritlerinin mümkün olan en sancak (sağ) tarafında seyretmelerini ve daha hızlı giden gemilerin kendilerini geçmelerine izin vermelerini emrettiğini, yavaş giden ... askeri gemisi mümkün olan en sancak tarafta ilerlemekte olduğunu ve ... gemisine yol verdiğini, ... botu 08:13'te başlayıp 08:15'te tamamladığı U dönüşünden sonra kazanın gerçekleştiği 08:21:55 anına kadar düz bir rotada değil ... gemisinin rotasına doğru seyrettiğini, ...'in bir yarış teknesi kadar hızlı ve manevra kabiliyeti yüksek bir bot olduğu düşünüldüğünde, bu kazanın ... botu tarafından engellenebilir olduğunu, ... botu kazadan yalnızca 1 dakika önceki pozisyonunda düz bir rotada seyrine devam etseydi dahi, bu kazanın yaşanmayacağını, ... botunun saat 08:21 - 08:22 arasında rotasını tekrar ... gemisinin istikametine doğru çevirdiğini, "sesli anlatım" isimli videoda ... gemisinin kazadan saniyeler öncesine kadar rotasını iskele tarafına doğru yaklaşık 12-16 derece arasında bir açı ile çevirdiğinin görüldüğünü, ... gemisinin ... botunun yaptığı bu son manevrayı tahmin etmesi ve buna göre bir önlem alması imkânsız olduğunu, hiçbir basiretli kaptanın, son derece yüksek hıza ve manevra kabiliyetine sahip bir botun, bir anda 12-16 derece arasında manevra yaparak, kendinden kat be kat büyük bir gemiye çarpacağını öngöremeyeceğini, ... botunun bu son manevrası saat 08.21'dan sonra yapıldığını ve kaza 08.21.40'da meydana geldiğini, ... gemisi yüksüz şekilde yarı hızda ileri doğru seyrederken en kısa sürede durmak için bir anda makineyi durdursa ve full tornistan, yani tam geri yönde çalıştırmaya başlasa dahi ancak 660 metre sonra durabileceğini, bununla beraber geminin yarı hızda giderken durabilmesi için en az 3 dakika 50 saniyeye ihtiyaç olduğunu, ...'ın ... botunun bu manevrası sonrasında hız kesmesi ve durması imkânsız olduğunu, ... botunun radarı olay süresince aktif olmadığını, radar olmadan sadece AIS ile seyrin emniyeti kesinlikle sağlanamayacağını, bunun en önemli sebebinin ... anteninin gemilerin kıç tarafında yer alan köprüüstünün tepesinde konumlandırılmış olması olduğunu, ... gemisinde de diğer tüm gemilerde olduğu gibi AIS anteni köprüüstünde olduğunu ve ... gemisinin köprüüstüyle baş kısmı arasında 133 metre mesafe bulunduğunu, .... Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde görülen kovuşturmada tanzim edilen bilirkişi raporunda ... botunun radar sisteminin çalışmadığı sonucuna varıldığını, ... botunun son derece kalabalık bir trafik içerisinde, önceden kestirilebilmesi mümkün olmayan manevralarda bulunduğunu, bunun sebebinin radar sisteminin kapalı olması olduğunu, kaza öncesinde botun arka tarafında gözcülük yapan hiçbir personel bulunmadığını, sol arka tarafta yer aldığı beyan edilen personelin makine kontrol konsolu başında ve sol arka sağ ön koltukta yer alan personelin ... konsolu başında olduğu düşünüldüğünde, hiçbirinin başkaca bir gözlem yapma şansı bulunmadığını, bot komutanı dâhil tüm personelin son na kadar etrafındaki deniz trafiğinden habersiz bir şekilde İstanbul Boğazı'nda öngörülemeyen manevralar yaptığını, davacının ... botu personeli olarak, bu boyun yaptığı kusurlu davranışlara iştirak ettiği ve işbu davranışların önüne geçmek amacıyla herhangi bir eylemde bulunmadığını, davacının meydana gelen kaza hadisede asli kusurlu olduğunu, ... gemisinin kurallara uygun hareket ettiğini, TTK hükümleri uyarınca donatanın gemiyi denize, yüke ve yola elverişli durumda bulundurma yükümlülüğü bulunduğunu, ... botunun manevraları objektif olarak hiçbir basiretli kaptanın tahmin edebileceği manevralar olmadığını, bir kimsenin bir zarardan sorumlu tutulabilmesi, onun zararın meydana gelmesinde kusurlu olmasına bağlı olduğunu, ... gemisinin uyuşmazlığa konu zarar iddiasını doğuran deniz kazasında kusuru olmadığını, meydana gelen kazada kusurlu tarafın ... botu personeli olduğunu, ... gemisinin hal ve şartların gerektirdiği tüm dikkat ve özeni gösterdiğini, davacının ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ... botu personellerinin kusurundan kaynaklanan ve varlığı iddia olunan zarardan ... gemisi donatanı ve kaptanının sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, davacının alınan beyanlarından kazayı müteakiben botun içerisinde bulunan yangın söndürme tüpünün patladığı ve etrafa kokusuz CO2 gazının yayıldığının anlaşıldığını, davacının ifadelerine göre ... botunun içerisinde bulunan personelin kaza sonrasında baygın düşmesi bu nedenle olduğunu, ... Devlet Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı tarafından Sahil Güvenlik Komutanlığına gönderilen raporda, davacıya ilaç yazıldığı ve istirahata gerek görülmediği belirtildiğini, yalnızca kazanın dışarıdan bakıldığında Büyük ve ciddi olması, kişinin bu kazadan dolayı ruhsal sağlığını yitirmesi ve bu anlamda bir zarara uğramış olması sonucunu doğurmayacağını, her ihtimalde manevi tazminatın kusur sorumluluğunun özel durumu olduğu, bu nedenle haksız fiilin kusur unsurunun oluşmadığı ve bu nedenle maddi tazminata hükmedilmediği durumlarda, manevi tazminata da hükmedilemeyecek olması yasa gereği olduğunu, manevi tazminat talebinin, kusur sorumluluğuna ilişkin genel koşulların gerçekleşmiş olmasına bağlı olduğunu beyanla davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin her iki müvekkili bakımından reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... IMO numaralı ... ... Sigortacısı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... gemisinin ... sigortacısı olduğunu, Hanseatic ... Genel Sigorta Koşulları'na bakıldığında ise, uygulanacak hukukun, Tahkim Anlaşması ve Yargı Yetkisi başlıklı 42.1 numaralı madde uyarınca aksine bir anlaşma olmadığı durumda Sigorta Sözleşmesi'nden doğan tüm uyuşmazlıklar Hamburg Hakem Heyeti önünde GMAA kuralları uyarınca tahkim prosedürüne tabi olduğunu, sigortacı olan müvekkili şirkete ... gemisi donatı arasındaki sigorta ilişkisi dolayasıyla talepte bulunulması ve bu talep dolayısıyla meydana gelen bir uyuşmazlık söz konusu olduğunda bu uyuşmazlığı çözmekte görevli Hamburg Hakem Heyeti olduğunu, bu sebeple davanın görev yönünden reddine karar verilmesini, davanın davalının yerleşim yerinde açılacağını hükmeden HMK'nun 6. Maddesine göre müvekkiline tazminat istemi yöneltilmesi durumunda davanın şirketin mukim olduğu Almanya'da açılması gerektiğini, mahkemece davanın görev ve yetki yönünden reddedilmesi gerekmekte ise de, aksi kanaatte olup davanın esasına girmesi durumunda uygulaması gereken hukukun Alman hukuku olacağını, sigorta şirketi ile sigortalı ilişkisi “önce üyenin ödeme yapması” koşuluna bağlı olduğunu, kulüp kuralları uyarınca öncelikle müvekkilinin sigortalısı olan ... ... Ltd.'nin sorumluluk şartları mevcut ise ve davacının zarar iddiası doğru ise gerçekte mevcut olan zararı tazmin etmesi ve bunun akabinde malvarlığında bir azalma meydana gelmiş ise bunu müvekkili sigorta şirketinden talep etmesi gerektiğini, üçüncü bir kişinin doğrudan sigorta şirketi'ne başvurabilmesine ise imkân bulunmadığını, davacı yanın, denizde çatmadan kaynaklanan haksız fiil nedeniyle maruz kaldığını iddia ettiği zararların müvekkilleri tarafından giderilmesini talep ettiğini, bu anlamda öncelikle haksız fiillerden doğan borç ilişkisini Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi hükmü gereğince incelemesi gerektiğini, davacının varlığını iddia ettiği zararlarının sebebi olarak 17 Ağustos 2016 tarihinde İstanbul Boğazı'nda gerçekleşen deniz kazasını gösterdiğini, kazanın müvekkilinin sigortacısı olduğu ... gemisi ile davacının görevli olduğu Sahil Güvenlik Komutanlığı'na ait ... botu arasında yaşandığını, ... gemisinin tüm boğaz geçişi boyunca kendisine ayrılan trafik şeridinin en iskelesinden, başka bir deyişle trafik düzeninin tam ortasından seyrettiğini, ... botunun ise aksi yönden ve deniz trafik şeridinin kendisine göre sancak tarafından saat 08:13'e kadar ... gemisinden bir hayli geniş bir açıklıkta güneye doğru indiğini, eğer ... gemisi hâlihazırdaki seyrini sürdürmüş olsa idi, ... gemisinin iskelesinden rahatlıkla geçebileceği ve bu elim kazanın meydana gelmeyeceğini, ... botunun bir anda ... gemisinin rotasını dik kesecek biçimde “U” dönüşü yaptığını ve sonrasında hızını azaltarak ... gemisinin önüne geçtiğini, ... botu ile ... gemisi arasında bir yetişen gemi-yetişilen gemi ayrımı yapılamayacağını, söz konusu çatma hadisesinin ... botunun yanlış hareketleri ve manevraları sebebiyle meydana geldiğini, VDR kayıtlarından görüleceği üzere, ... gemisi kendi rotasında gitmesi gereken hızda 10 knot'ta ilerlediğini, aynı şekilde ... gemisinin de düzenli bir rotada seyrettiğini, ancak ... botu yaptığı tehlikeli şerit geçişiyle kalmayarak, hem hızını 12 Knot'tan 7 Knot'a kadar düşürdüğünü, hem de sürekli olarak ... gemisinin rotasına doğru seyrettiğini, Türk Boğazları Deniz Trafik Tüzüğü 13. Maddeye göre boğazdan geçiş hızı saatte 10 Knot olduğunu, bu Tüzük'e göre İstanbul Boğazı'nda seyretmekteyken herhangi bir nedenle hızını azaltacak gemilerin, arkadan gelmekte olan gemilere yol vereceklerini önceden bildirmeleri gerektiğini, ... botu hız keseceğini bildirmemiş olmasının yanı sıra, ... gemisine yol vermediğini, ... botunun saat 08:21 - 08:22 arasında rotasını tekrar ... gemisinin istikametine doğru çevirdiğini, ... gemisinin ... botunun yaptığı bu son manevrayı tahmin etmesi ve buna göre bir önlem alması imkânsız olduğunu, ... botunun radarı olay süresince aktif olmadığını, radar olmadan sadece ...ile seyir emniyeti kesinlikle sağlanamayacağını, ... botunun radarı olay anında aktif olmadığını, radarı kapalı olan ... botunun gözcülük ödevini de yerine getirmediğini, ... gemisinin kurallara uygun hareket ettiğini, ... gemisinin varlığı iddia olunan zarardan sorumlu olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; denizde meydana gelen çatmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Çatma TTK'da deniz ticaretine ilişkin hükümler arasında TTK'nın 1286 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup Yasa'nın 5. maddesi uyarınca TTK'nın 5. kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflar Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görevinde bulunduğundan, uyuşmazlığın çözümü açısından mahkememiz görevlidir. Davalı sigorta şirketi vekili tarafından sigorta sözleşmesindeki tahkim klozu nedeniyle, tahkim itirazında bulunulmuş ise de, sözleşmenin nispiliği ilkesine göre sözkonusu tahkim şartı ancak sigorta sözleşmesinin tarafları açısından bağlayıcı olduğundan tahkim itirazı yerinde görülmemiştir. Öte yandan, MÖHUK 40.maddesi dalelatiyle HMK 'nun 16.maddesine göre mahkemimiz yetkili olduğundan, davalı yanın milletlerarası yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı sigorta vekili, kulüp sigortası kurallarına göre, üçüncü bir kişinin doğrudan sigorta şirketine başvurma imkânının bulunmadığından bahisle husumet itirazında bulunmuştur. TTK'nın 1478.maddesinde getirilen düzenleme ile zarar görenin, sigorta şirketine karşı doğrudan dava açma hakkı tanınmıştır. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlığa MÖHUK 34.maddesi uyarınca Türk Hukuku uygulanacak olduğundan, TTK m. 1478'e göre sigorta şirketinin husumet itirazı yerinde görülmeyerek davanın esastan incelenmesine geçilmiştir. TTK 'da çatma, iki veya daha fazla geminin birbiri ile çarpışması şeklinde tanımlanmış olup çatmaya uygulanacak hükümler TTK'nın 1286 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 1288.maddesinde kusurlu çatma gemilerden birinin donatanın veya adamlarının kusurundan ileri gelmiş ise zararı o geminin donatanının tazmin edeceği kabul edilmiştir. TTK 1290.madedede kusurlu çatma sırasında gemilerde bulunan kişilerin çatma yüzünden ölümünden veya yaralanmasından yahut sağlığının bozulmasından doğan zararlardan, gemi donatanlarının müteselsilen sorumlu oldukları hükmü sevk edilmiştir. Hükmün 2. Fıkrasında ise donatanların birbirine rücuunda, her donatanın kusurunun ağırlığı oranında sorumlu olduğuna değinilmiştir. Dava konusu çatma olayı, 17 Ağustos 2016 tarihinde Sarayburnu açıklarında saat 08:22 sularında meydana gelmiştir. Marmara Denizi'nden Karadeniz'e çıkmak için seyir halinde olan Rusya Federasyonu Deniz Kuvvetlerine ait ... isimli gemiye refakat eden Sahil Güvenlik Komutanlığı'na ait ... adlı bota, aynı istikamette seyreden ... isimli ticaret gemisi baş taraftan çarpmış olup Çatışma esnasında ... botu ters dönmüş ve içinde bulunan yedi personelden dördü şehit olmuş, davacı ...inde aralarında olduğu üç personel ise Sahil Güvenlik personeli de yaralanmıştır. Davacı vekili, ölümlü deniz kazasına sebep olan çatmanın ... gemisinin kusuruyla meydana geldiğini, gemiyi sevk ve idare edenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyerek çatmaya neden olduklarını, ... gemisinin Denizde Çatmayı Önleme Tüzüğünün 5,7,8,9 maddeleri ihlal edilerek yetişen geminin yetişilen gemiyi takip hususunda özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, boğazdaki yoğun trafiğe rağmen geçiş sırasında maksimum sürat uyguladığını, kaza öncesinde gemi çalışanları tarafından görsel ve işitsel gözcülüğün gereği gibi yapılmadığını, gemiyi idare eden bu kişiler çarpışmayı ancak olay olduktan sonra fark ettiklerini, çatmanın etkisiyle müvekkilinin içinde bulunduğu ... botunun alabora olarak içinde bulunan 4 sahil güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini, müvekkilinin olay sırasında yaşadığı boğulma tehlikesi, korku ve yakın çalışma arkadaşlarını kaybetmesi nedeniyle psikolojik olarak şok yaşadığını, olayın oluş şekli ve şiddeti ile ruhsal ve psikolojik rahatsızlık yaşadığını, bu nedenle maddi ve manevi zarar gördüğünü iddia ederek dava dilekçesinde, şimdilik 50.000TL maddi, 400.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden 17/08/2016 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettikten sonra, 25.10.2021 tarihinde maddi tazminat talebini 1.485.024, 07 TL'ye yükseltmiştir. Davalılar vekili ise ; ... Gemisinin kaptan ve personelinin meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, olayın meydana gelmemesi için üzerinlere düşen yükümlülükleri yerine getirdiklerini, ....Ağır Ceza Mahkemesinin .... sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda davacınında içinde olduğu ... botu mürettebatının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle müvekkillerinin dava konusu tazminattan sorumlu tutulamayacağını, davacının maddi ve manevi tazminata konu bir zararının olmadığını, üzücü ve acı bir kaza olması ruhsal sağlığın yitirilmesi için yeterli sayılamayacağını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Dava konusu olay nedeniyle İstanbul ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... dosyası başlatılan soruşturmaya mütakip ....Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/92 esas sayılı dosyasında kamu davası açılmıştır. Ceza mahkemesi dosyasında yapılan yargılama neticesinde; ... gemisi kaptanı olan Abdullah Hamadi hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet vermek suçundan dolayı TCK 85/2.maddesine göre yasada tayin edilen cezanın alt sınırından uzaklaşılarak mahkumiyet hükmü tesis edilmiş olup, sözkonusu karar İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Mahkememizin ... E sayılı dosyasında aynı deniz kazasından dolayı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile ... Gemisi donatanı ... ... LTD ve Klüp Sigortacısı ... tarafından karşılıklı olarak açılan tazminat davaları sonucunda, ... gemisinin %75 oranında,... botunun ise % 25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Sözkonusu dosya İstinafta olduğundan karar henüz kesinleşmemiştir. Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun 31.08.2018 tarihli raporunda, davacının yaşadığı Gemi kazasına bağlı olarak %44.2 Meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı sonucuna varılmış olup, davalılar vekilinin itirazı üzerine Adli tıp Kurumu Üst Kurulu tarafından düzenlenen 05.03.2021 tarihli 2.Raporda; “.... 25.04.1989 doğumlu ...'in 17.08.2016 tarihinde geçirmiş olduğu gemi kazasına bağlı gelişen Travma Sonrası Stres Bozukluğu arızası nedeniyle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup kabul olunarak: Grl I(IĞA. 45)A %49, E cetveline göre %44.2 (yüzdekirkdörtmoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı oy birliği ile kabul edilmiştir. Davacının kazadan sonra 07/07/2020 tarihinde maluliyetten emekliye ayrıldığı tespit edildiğinden, emeklilik aylığının 5510 sayılı yasanın rücuen tazminata yönelik 39.maddesi kapsamında olup olmadığı, ayrıca davacıya engelli maaşı bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmış ise 39.maddeye göre rücuya tabi olup olmadığı ve bu yönde açılan bir davanın bulunup bulunmadığı hususlarında bilgi verilmesi için SGK'ya müzekkere yazılmıştır. T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı'nın E-...-205.01.02-... sayılı ve 26.05.2021 tarihli cevabi yazısında özetle; “ 5510 5510 sayılı kanunun 39. Maddesi;sayılı kanunun üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malül veya vazife malülü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edileceği, ayrıca malüllük, veya ölüm hali, kamu görevlilerinin veya er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmesi halinde de bağlanan aylıkların rücü edilemeyeceği hüküm altına alınmış olup, ilgilinin Rus askeri gemisine boğaz geçişi esnasında refakat ederken, boğaza giriş yapmak üzere olan ticari geminin bulunduğu bota çarpması sonucu yaralandığı ve bugüne kadar geçirmiş olduğu kazada üçüncü kişilerin kastı olduğuna dair bildirimde bulunulmadığı gözönüne alındığında, bağlanan aylığın rücuya tabi olmadığının değerlendirildiği belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu raporunda belirlenen maluliyet oranına göre maddi tazminat hesabının yapıldığı 1. Bilirkişi raporunda özetle; davacının maddi tazminat talebi konusunda Sahil Güvenlik Komutanlığına ait Gemide Uzman Çavuş olarak çalışmakta iken dava konusu olaya maruz kalan davacı ... 17.08.2016 kaza tarihi itibariyle (27) yıl (3) ay (22) günlük olup (27) yaşında olduğu kabul edilerek, P.M.F.1931 işaretli yaşama tablosuna göree (27) yaşından itibaren (60) yaşına kadar zarar gördüğü bakiye Aktif Devresi (33) yıl, davacının (60-67) yaşları arası zarar gördüğü emeklilik ve Pasif Devresi (7) yıl olduğu, Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun 31.08.2018 tarihli raporuna davacının geçirmiş olduğu Gemi kazasına nedeniyle %44.2 oranında Meslekte kazanma gücünü kaybettiği, davacının temmuz 2016-ocak 2020 arası aylık maaş bordralarına göreAylık net ücretin 6.724,61 TL. 4(yıllık) İşlemiş Aktif Devrede Net Kazanç Tutarı Toplamı = 246.797,41 TL,Davacının İşleyecek Aktif devre başındaki Net Yıllık kazancının 6.724,61 TL. x 12 Ay = 80.695,32 TL olarak saptandığı,01.01.2020-den itibaren uygulanmaya başlanan (2.943,00) TL. Aylık Brüt Yasal asgari üretin yasal kesintilerinden sonra asgari geçim indirimine tabi tutulmayan Net Aylık tutarı (2.103,98) TL, buna göre (1) yıllık Emeklilik geliri (2.103,98 TL.x 12 Ay - 25.247,76) TL. yıllık emeklilik gelirinin her yıl asgari %10 artış kaydedeceği kabul edilerek, Pasif devre geliri (25.247,76 TL. x17.4494 = 440.558,26) TL.olarak tespit edildikten sonra, davacının %44.2 maluliyet durumu ile orantılı Nihai ve Gerçek Maddi zararı 1.221.553,63 TL olarak hesaplanmıştır. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14/01/2021 tarihli 2020/2598 esas 2021/34 karar sayılı kararında tazminat hesaplamalarında PMF Yaşam tablosu yerine TRH 2010 tablosunun uygulanmasına ve hesaplamaların buna göre yapılmasına karar verilmiş olduğundan, TRH 2010 yaşam tablosuna göre davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının saptanması konusunda aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda düzenlenen 27.12.2012 tarihli Ek Raporda, TRH 2010 yaşama tablosunun kullanılması sonucu Pasif devrenin 7 yıl daha artarak 14 yıla uzadığı,e) 25.04.1989 D.lu olan davacı ... 17.08.2016 kaza tarihi itibariyle (27) yıl (3) ay (22) günlük olup (27) yaşında olduğu kabul edilerek, TRH 2010 işaretli yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (47) yıl ve muhtemelen (74) yaşına kadar yaşayacağı, Davacının (60-74) yaşları arası zarar gördüğü emeklilik ve Pasif Devresi (14) yılolduğu, maluliyet oranı konusunda Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 40968900-101.01.02-2021/18675 sayılı ve 05.03.2021 tarihli yazısına ekli İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun raporu ek rapora esas teşkil edeceği, sözkonusu roporda belirlenen %44.2 oranındaki sürekli İşgücü kaybı ve Maluliyete göre Davacı ...'in indirime tabi tutulmayan Nihai ve Gerçek Maddi tararı - 1.485.024,07 TL. olarak tespit edilmiştir. Kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TBKnın 61. ve 62. maddelerinde birden çok zarar verenin zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları kabul edilmiştir. TTK'nın 1290.madesindede, kusurlu çatma sırasında gemilerde bulunan kişilerin çatma yüzünden ölümünden veya yaralanmasından yahut sağlığının bozulmasından doğan zararlardan, gemi donatanlarının müteselsilen sorumlu oldukları hükmü düzenlenmiştir. Müteselsil sorumluluk, zarar görene, diğer borç ilişkilerine oranla zarar verenler karşısında güçlü ve ayrıcalıklı bir durum sağlar. Buna göre, zarar gören tazminatın tamamını, dilediği takdirde zarar verenlerin tamamından talep edebileceği gibi, bir kısmından veya sadece birinden de talep edebilir. (Eren, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt I, 1998, s.811) Dolayısıyla zarar gören, tazminat alacağının tamamını zarar verenlerin birinden yada tamamından isteme hakkına sahiptir. Müteselsil sorumlulukta kusur oranları, zarar verenlerin kendi iç ilişkisi bakımından önemli olduğundan, çatmada zarar gören davacının açtığı iş bu davada, çatmaya karışan ... Gemisi ile TCSG- 25 Sahil güvenlik Botuna izafe edilecek kusur oranlarının tespit edilmesi cihetine gidilmemiştir. Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamına göre; Sahil Güvenlik Komutanlığında Uzman Çavş olarak görev yapan davacının, 17.08.2016 tarihinde Marmara Denizi'nden Karadeniz'e çıkmak için seyir halinde olan Rusya Federasyonu Deniz Kuvvetlerine ait ... isimli gemiye refakat eden Sahil Güvenlik Komutanlığı'na ait ... isimli Bot'da görevli olduğu sırada, ... isimli ticaret gemisinin Sahil Güvenlim Botuna çarptığı, çarpmanın etkisi ile botun alabora olarak ters döndüğü, davacının diğer çalışma arkadaşları ile birlikte 15 dakika kadar batık gemi içerisinde kaldığı, yanında bulunan dört arkadaşının kazada şehit olduğu, kendisininde boğulma ve ölüm tehlikesi geçirdiği, davacının olay sırasında yaşadığı ölüm korkusu, kazanın vehameti, dört arkadaşının gözü önünde şehit olmasının etkisiyle ruhsal ve psikolojik rahatsızlık yaşadığı, bu nedenle ... Devlet Hastanesi ve ... Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi psikiyatri polikliniklerinde tedaviler gördüğü, ... ve Araştırma Hastanesi tarafından yapılan muayene sonucunda, davacının yaşadığı travma sonrası stres bozukluğu tanısı ile Sahil Güvenlik Komutanlığında görev yapamayacağına dair rapor düzenlendiği, davacının çalıştığı kurumdan getirtilen özlük dosyası ile Sahil Güvenlik Komutanlığının 27.10.2020 tarihli cevabi yazısından, davacının 18.07.2016 tarihinde ... Komutanlığında Topçu Uzman Onbaşı olarak göreve başladığı, 17.08.2016 tarihinde meydana gelen çatma olayından sonra 04.11.2016 tarihinde ... Devlet Hastanesine sevk edildiği, Pskiyatri Polikliniğinde yapılan muayesin de ilaç tedavisi başlanarak hakkında "15 gün sonra kontrolü uygundur" durumunu bildirir sağlık raporunun düzenlendiği, yaşadığı kazaya bağlı olarak " Kronikleşmiş Travma Sonrası Stres Bozukluğu " gelişmesi nedeniyle ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliği tarafından hakkında " Sahil Güvenlik Komutanlığında Görev Yapamaz" tanısı ile 06.02.2020 tarihinde sağlık kurulu raporu düzenlendiği, sözkonusu rapor nedeniyle 06.03.2020 tarihinde Sahil Güvenlik Komutanlığından ilişiğinin kesildiği, vazife maluluğünün Sosyal Güvenlik Kurumunun 12.06.2020 tarihli 584 sayılı kararı ile kabul edilmesine mütakip 07.07.2020 tarihinde vazife malulü olarak emekliye sevk edildiği, davacının Sahil Güvenlik Komutanlığındaki görevine kabul edilmeden önce tarama,muayene ve psikolojik testlerden geçirildiği, bütün bunların sonucunda Genel Kurmay Başkanlığı ... Hastanesi Başhekimliği tarafından 13.05.2016 tarihli 7847 sayılı "sağlam" raporunun düzenlendiği dolayısıyla davacının 17.08.2016 tarihinde gerçekleşen kazadan önce herhangi bir psikolojik rahatsızlığının bulunmadığı, Adli Tıp Kurumu üst kurulunun düzenlenmiş olduğu 13.01.2021 tarihli raporda da, davacının 17.08.2016 tarihinde geçirmiş olduğu gemi kazasına bağlı gelişen travma sonrası stres bozukluğu arızası nedeniyle 11.10.2008 tarih 270121 sayılı resmi gazetede yayınlanan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının ilgili yönetmelik hükümlerine göre %44,2 oranında meslekte kazanma gücünün kayıp etmiş sayılacağına oy birliğiyle karar verildiği anlaşılmıştır. Buna göre davacının, ... Sahil Güvenlik Botu ile ... gemisinin çatışması ile gerçekleşen kazanın etkisiyle " Travma Sonrası Stress Bozukluğu Arızası "olarak tanımlanan psikolojik rahatsızlık yaşadığı, bu nedenle %44,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybederek, çalıştığı kurum ile ilişiği kesilip malulen emekliye sevk edildiği dosya kapsamına göre sabittir. 27.12.2021 tarihli aktuerya raporunda davacının TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmak suretiyle hesaplanan maddi zararı 1.485.024,07 TL olup, Sahil Güvenlik Komutanlığının dava dosyasında göndermiş olduğu 26.03.2021 tarihli yazıda davacıya kurum tarafından 23.12.2020 tarihinde 36.406,06 TL nakdi tazminat ödendiği bildirildiğinden, bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat tutarından, kurum tarafından yapılan 36.406,06 TL nakdi ödeme mahsup edildiğinde davacıya ödenmesi gereken maddi tazminat tutarı, 1.485.024,07 - 36.406,06 = 1.448.618,01 TL olarak saptanmıştır. Kazaya sebebiyet verenler TBK'nun 49,54 ve 56.maddelerinde ki genel hükümler ile TTK'nın 1290.maddesinde yer alan özel hüküm nedeniyle davacının maddi ve manevi zararlarından müteselsilen sorumludur.... gemisi kaptanının kazaya sebebiyet verdiği kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit hale gelmiş olup, dosyadan alınan rapor ve mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında tesis edilen hüküm ile de ... gemisinin kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle ... Gemisi kaptanı olan davalı Abdullah Hamadi, gemi donatanı davalı ... ... Ltd ile ...Sigortacısı olan davalı ..., TBK m. 49,61,62 ve TTK m. 1290/f.1 gereğince davacının 1.448.618,01 TL maddi zararından müteselsilen sorumludur. TBK'nın 56.maddesinde bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özellikleri göz önünde tutularak zarar görene uygun bir miktar manevi tazminat ödeneceği kabul edilmiştir. Davacının geçirdiği ölüm tehlikesi, dört arkadaşının gözü önünde şehit olmasından dolayı yaşadığı derin üzüntü, tüm yaşamı boyunca devam edecek maluliyet durumu ve işini kaybedip çalışamayacak hale gelmesi TBK 56. Maddesi gereğince manevi tazminatı gerektirdiğinden, davacı lehine takdiren 300.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyetli olacağı değerlendirilerek, tüm bunların sonucunda davacının davasının kısmen kabulüyle 1.448.618,01 TL maddi tazminat ile 300.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan Müştereken ve Müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 1.448.618,01 TL maddi tazminat ile 300.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan Müştereken ve Müteselsilen tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-TTK'nın 1320-1321.maddeleri gereğince hüküm altına alınan toplam 1.748.618,01 TL alacak ile TTK'nın 1322.maddesinde sayılan Fer'ileriyle sınırlı olmak üzere ... IMO numaralı ... gemisi üzerine davacı lehine kanuni rehin hakkı TESİS EDİLMESİNE, 3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 119.448,09 TL harçtan ıslah dahil 6.441,98 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 113.006,11 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 6.441,98 TL peşin harcın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 83.501,63 TL (maddi) ve 29.450,00 TL (manevi) vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 5- Davalılar vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.460,89 TL (maddi) ve 13.450,00 TL (manevi) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 150,00 TL başvurma harcı, 670,60 TL posta gideri, 6.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.820,60 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 6.327,04 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 7- Davalı ... gemisi kaptanı ... vekili tarafından yapılan yargılama gideri olan 50,00 TL posta giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 3,61 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2021 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır