İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/780 E. 2025/333 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/780
Karar No
2025/333
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/780 Esas KARAR NO : 2025/333 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2024 KARAR TARİHİ : 14/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.03.2024 günü 07:20 sıralarında, davacıya ait olan davalı tarafça da ... poliçe no ile kasko sigortası yapılan ... plakalı araç, sürücü ... sevk ve idaresinde ve ... ilçesinde seyir halinde iken tek taraflı kaza yaptığını, bunun sonucunda da aracın hasarlı hale geldiğini, davacının aracının aslında başka bir araç tarafından sıkıştırılması söz konusu olsa da, doğrudan bir temasının olmadığını, sabah erkeninde olması ve dikkatsizlik sonucu kazanın meydana geldiğini, davacının sigortacısına danıştığında sigortaya başvuru yapılmasının yeterli olacağı belirtildiğinden, kazanın olduğu gün hiç gecikmeksizin davalıya başvuru yaptığını, bu başvuru ile aracın geçirmesi gerektiği tamiratların ve diğer zararların sigorta firması tarafından ödenmesi talep edilse de maalesef sebepsiz yere reddedildiğini, bu sebeple rücu edilmek kaydıyla aracın taraflarınca tamir edildiğini, zaten kaza sebebiyle davacının aracının TRAMER kaydında hasar kaydının da oluşturulduğunu, tek taraflı kazada kusur şoförde olup kasko sigorta poliçesi bu gibi zararları karşılamak zorunda olduğunu, Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, zararları açısından dava açma gereğinin doğduğunu belirterek araç kazasından ötürü yapmak zorunda kaldığı tamir masraflarına karşılık şimdilik 1.000 TL' nin, aracın tamir edilmesi sürecinde yoksun kalınan gün kazanç kaybı zararlarımızın karşılanması için şimdilik 1.000 TL' nin ve araçta meydana gelen değer kaybı zararının karşılanması için şimdilik 1.000 TL' nin davalıya başvuru yapılan ilk tarih olan (ayrıca kaza tarihidir) 30.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia edilen hasar hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, gerçek dışı ve kötü niyetli iddia ve taleplerin kabulü mümkün olmadığını, davacının her ne kadar eksik bilgi ve belge ile geçersiz bir başvurusu yapmışsa da davalı şirket tarafından hasar dosyası açılarak inceleme başlatıldığını, kesin ekspertiz raporu ve hasar araştırma raporunda yer alan tespitler ile davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini, iddia edilen hasarın poliçe özel ve genel şartları teminat kapsamı dışında olması nedenleriyle hukuka aykırı taleplerin reddedildiğini, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği belirtildiğinden davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağını, iddia edilen hasar poliçesinin teminatı kapsamında olmadığını, davacının dava ikame etmeden önce davalı şirkete usulüne uygun başvuru şartını yerine getirmediğini, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının belirsiz veya kısmi alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacının hasar talepleri yönünden bilirkişi incelemesi yapılması halinde şu hususların dikkate alınması gerektiğini, araç değer kaybı bedeli ve kazanç kaybı kasko poliçesi teminat kapsamında yer almadığını, faiz talebinin reddi, aksi halde haksız fiil hükümleri kapsamında yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1.maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 4/1.maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 Sayılı Kanunun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5.maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı kanunun 5/3.maddesi ile "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisi haline getirilmiştir. 28/11/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2.maddesinde kanunun kapsamı " Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "tanımlar" başlıklı 3.maddesinin (1) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder."biçiminde tanımlanmıştır. 6502 Sayılı TKHK'nın 73.maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 Sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımı verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketi ile sigortacısı olan davacı arasında ... plaka sayılı araç için Aracım... Poliçesi imzalanmıştır. Davalı tacir olmakla birlikte davacı gerçek kişi olup sigorta sözleşmesine konu araçta ticari vasıfta olmadığından açılan dava TTK'nın 4/1.maddesinde açıklandığı şekilde ticari dava niteliğinde değildir. Davacı gerçek kişiler, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3.maddesinin k bendi kapsamında tüketici olduğundan ihtilafın çözümünde Tüketici Mahkemesi görevlidir. Mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın görev yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal için bkz İst.BAM 9 HD... E ... K sayılı kararı, İst.BAM 8 HD ... E... K sayılı kararı). HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6502 sayılı TKH hakkındaki kanunun ve ilgili mevzuatın uygulanması ile ilgili ihtilaflara bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE 2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın İSTANBUL NÖB. TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına , 3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4-Yargılama, harç ve masrafların görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 14/04/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/780, K. 2025/333, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-780-e-2025-333-k-7e3068623f8e